Burada artık bir yüzey değil de bir hacim söz konusu olduğuna göre, yayılım bütünün hesaplanmasıyla oluşur. Bu hesapta yer alan iki seçime bağlı değişmez iki koordone ekseninin seçimine bağlı olarak belirlenebilirler. Böylece üçüncü eksen de belirlenmiş olur. Zira bu eksen diğer ikisinin planlarına dikey olan ve merkezden geçendir. Yine belirtmemiz gerekir ki, bu küremsinin açılımı, sonuçta, yalnızca bir yatay planda değil, fakat (bu hareketin çıkış noktasının merkezini oluşturduğu kabul edilebilecek olan) üç boyutlu yayılımın bütününde titreşimsel (ya da ondüle biçimli) bir hareketin sınırı belirsizce yayılımından başka bir şey değildir. Şayet, bu yayılım bütünsel Imkân'ın (Possibilite totale) bir geometrik, yani uzaysal sembolü olarak kabul edilirse (ki, simgeler, doğaları itibariyle sınırlı olmaları nedeniyle, kaçınılmaz olarak yetersiz kalırlar), bu şekilde oluşturacağımız temsil her şeyin tahakkukunun kendisinden sadır olduğu ve Uzakdoğu metafizik tradisyonunda Tao, yani "Yol" olarak adlandırılan evrensel küremsi sarmalı, mümkün olabildiğince, ifade edecektir.
Hayat öyle bir bilmece ki, onun hakkında ne kadar çok şey bilirseniz-yeni olguları dahil edebilmek için-o kadar çok varsayım oluşturmak zorunda kalırsınız. Hiçbir şey mutlak doğru değildir, hiçbir şey mutlak yanlış değildir. Hepsi tahmindir, hepsi tahmin.
"Elinde olanı kendine yeter saymayan kişiyi koca dünyanın efendisi yapsan da mutsuzdur," demiş Epikür. "Az şeye sahip olan değil, daha çok için çırpınan fakirdir," demiş Seneca. "Züht," demiş Hazreti Ali, "hiçbir şeye sahip olmaman değildir. Hiçbir şey tarafından sahip olunmamandır." "Kafi nedir bilen kişi zengindir," demiş Tao Te Ching.