Yunus Emre Hayatı ve Bütün Şiirleri
6/10
·568 syf.··
2026 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 00:00
Öncelikle bugüne kadar Yunus’u okumamış olmak benim için büyük bir eksiklikti, öğrendim ki onla ilgili temel hususları bile bilmiyormuşum, doğrusunu söylemek gerekirse iyice kafam karıştı. Taptuk Emre, yani Yunus’un mürşid-i kamili, Sarı Saltuk’un ikinci nesil talebesi, bilenler bilir Blagay Tekkesi’nde, Bosna Hersek’te cıvıl cıvıl huzurlu bir mekan, medfun kendisi. Kitap, Risalet-un Nushiyye ile başlıyor, ağır dili ve kitabın bu kısmında açıklamalar bölümü olmaması anlaşılmasını oldukça zorlaştırdı, İş Bankası’na teessüflerimi iletiyorum bu vesileyle. Neyse ki sonrasında her ne kadar aruz vezniyle devam etse de halkın diline dönülüyor ki, yer yer Arapça ve Farsça kelimeler ve mesele yer veriliyor ancak bu bölümde açıklamalar ve sözlükle takip mümkün, metne dahil olunabiliyor. Yunus Emre'yi bir halk şairi kalıbına sokmak, onun asıl misyonunu ve felsefi derinliğini eksik değerlendirmek olur. O, her şeyden önce bir mutasavvıf ve bir mürşittir. Ancak bazıları belki de cezbe halindeyken yazılan Hallac-ı Mansur tarzı beyitleri onun hak yolcusu mu yoksa bu yolda kaybolanlardan mı olduğunu anlamayı iyice zorlaştırıyor, hele ki kendimin bu konulardaki cahilliğimi düşününce. Tasavvuf yolculuğu, insanın kendi içine, hakikate ve varlığın özüne yaptığı derin bir seyirdir. Tıpkı A'mâk-ı Hayâl'de Raci'nin Aynalı Baba'nın rehberliğinde çıktığı o manevi ve sınır tanımaz serüvenler gibi, Yunus Emre'nin şiirleri de Anadolu insanı için bu derin içsel yolculuğa bir davettir. Yunus, şiiri sanat yapmak kaygısıyla yazmamıştır. Amacı; Tapduk Emre'nin dergâhında pişen tasavvuf felsefesini, ilahi aşkı, hiçlik makamını ve insan-ı kâmil olma yolculuğunu kitlelere aktarmaktır. Abdülbaki Gölpınarlı
Yunus Emre - Hayatı ve Bütün ŞiirleriAbdülbaki Gölpınarlı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,115 okunma
7/10
·92 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 22:14
Merhaba sevgili kitapseverler Bu Yunus Emre'nin hayatını ve felsefesini anlatan, çabucak okunabilecek, dili sade bir roman. Çocukluğundan başlayıp kırk yıl boyunca şeyhi Taptuk Emre'nin dergâhında odun taşıdığı zamana ve dergâhtan ayrılışına kadarki yıllar içinde yaşadığı olaylar, karşılaştığı insanlar kısa anekdotlarla anlatılmış. Ben severek okudum. Sizlere de öneririm.
Edebiyat
Ben YunusBeyazıt Akman · Kopernik Kitap · 2019557 okunma
Reklam
Puan vermedi·280 syf.··
2026 18. kitabı
Taptuk'un Yunus'u, Köroğlu'nun Ayvazı olup, kendinin Yunus Ayvaz diye bilinmesini isteyen bir adam dünyanın bütün çekişmelerinden kaçıp bir dergah misali Sarıldım Çiftliği'ne sığınır, sarılır. Adeta bir komün olan bu çiftlikte her şey herkesindir. İnsanın en yakınları ağaçlar, kayalar ve hayvanlardır. Bütün hisler, doğadaki karşılığı gibidir. Yunus Ayvaz sevgi gösterirken bile hayvanların birbirine gösterdiği gibi göstermek ister. Doğayı ön plana çıkaran bir ütopya gibi Sarıldım Çiftliği. Hikâyelerinden kaçan ama kaçarken hikâyelerini sırtında taşıyan, hayatın kazazedesi olan insanların en son noktada doğaya sığındığı ve doğada hesaplaştığı bir roman.
Sarıldım Çiftliği.Ahmet Güntan · Can Yayınları · 202625 okunma
Özet:
Puan vermedi·361 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 14:42
Kitap Molla Kasım'ın Yunus Emre'nin şiirlerini bulup onu aramaya başlamasıyla başlıyor. Daha sonra Molla Kasım Yunus Emre'nin hayat hikayesini yazmak ister. Yunus Emre başta kabul etmese de sonradan razı olur. Ve hikaye Yunus Emre'nin gözünden anlatılmaya başlar. İlk olarak Yunus Emre'nin oğlunu tekrar bulduğu zamana gidiyoruz. Ama oğlu yıllarca yanında olmayan babasına kin gütmektedir. Ve Allah'a karşı isyandadır. Fakat zamanla o da bu hatasından dönecektir. Hikayede bir sonraki durağımız Ucasar'dır. Bu yıllar öncesidir. Evlerine bir ateş düşmesiyle başlar. Köyleri Çekikgöz saldırıları yüzünden harap haldedir. Yunus eşi Sitare'yi ve küçük oğlu İsmail'i korumak için ahırın altındaki mahzene saklar. Kendisi büyük oğulları İbrahim'in yarasını tedavi ettirebilmek için Satı Nine'nin evine koşmaktadır ama iki Çekikgöz'ün ona saldırısı yüzünden bayılmıştır ve oğlu İbrahim orda vefat etmiştir. Ucasar halkı köylerinin harap olması üzerine Sarıcaköy'e gelir. Yunus oğlunu toprağa vermenin acısını yaşamaktadır. Ama eşi Sitare daha çok acı çekmektedir. Hiçbir şeye tepki vermemektedir. Ama herkes umutsuzluk içerisindeyken Sitare'nin bağırından kopan bir ağıt hem herkesi sevindirmiş hem de onu eski haline geri dönmüştür. Kuraklık yüzünden köylü iyice yoksullaşmış ve kimsenin elinde avucunda bir şey kalmamıştır. Kış kapıdadır ve insanların kalacak yerleri yoktur. Sonunda tek göz de olsa herkese kalacak bir yer yapmışlardır. Çekikgöz tehlikesi yine kendini göstermiştir. Köylüler korunmak için etrafa gözcüler koyup tuzaklar kurmuşlardı. Tuzaklar işe yaramıştır Çekikgözün yarısı ölmüştü ama köylülerden de ölenler vardı ve köy harap haldeydi. Yunus, Aslanlı Hünkâr'ın onu daveti üzerine köyden ayrıldı. Aynı zamanda köy için bir az buğday isteyebileceğini düşünüyordu. Aslanlı
Alıntı
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,9bin okunma
Niyet ettim bu yıl bütün kitapların incelemesini yapmaya:)
Puan vermedi·361 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 23:46
Roman, 13. yüzyıl Anadolu’sunda geçer. Moğol istilaları, kıtlıklar ve siyasi karışıklıklar içinde yaşayan bir toplum anlatılır. Yunus Emre, ilim sahibi bir gençtir; ancak bildiklerinin onu hakikate ulaştıramadığını fark eder. Bu iç sıkıntı, onu manevi bir yolculuğa çıkarır. Yunus’un yolu Taptuk Emre’nin dergâhına düşer ve nefsi terbiye süreci başlar. “Od (ateş)”, ilahi aşkın, arınmanın ve olgunlaşmanın sembolüdür. Yunus, bu çileden geçerek benliğini yakar, kalbini arındırır. Roman, Yunus Emre’nin şiirlerinin arka planındaki manevi dönüşümü edebî bir dille anlatır. Aynı zamanda eserde tasavvufî ve mecazî unsurların yer aldığı sembolik bir dil kullanılmıştır. Tavsiye ederim.
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,9bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2025 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 19:46
Emine Işınsu bu romanında Yunus Emre’nin Taptuk Emre dergâhındaki yıllarını, nefs terbiyesini, teslimiyet ve olgunlaşma sürecini merkeze alıyor. Kitap, tarihî bir biyografi gibi değil; Yunus Emre'nin iç dünyasını, gelgitlerini, kırılmalarını ve Taptuk Emre’nin ona sunduğu manevi rehberliği güzel bir üslupla aktarıyor. Dili sade ama dergâh atmosferini ve tasavvufun dinginliğini hissettiren bir anlatıma sahip. Eserde Yunus Emre'nin nefs eğitimi, alçakgönüllülüğe adım adım yaklaşması ve insanın kendi içindeki benlik perdesini kaldırma çabası anlatılıyor. Taptuk Emre ve Yunus Emre ilişkisi, bir mürşidin yol göstericiliği ile bir dervişin derin teslimiyet mücadelesi üzerinden okura aktarılıyor. Yunus’un yaşadığı iç hesaplaşmalar sayesinde bir arınma ve sadeleşmeyi de görmek mümkün eserde. Sonuç olarak "Hakka giden yol, kişinin önce kendi içindeki engelleri aşmasından geçer " ilkesini eser başından sonuna kadar hissettiriyor. Yunus Emre'nin hayatına ilgi duyanların okumasını öneririm güzel bir eser ben severek okudum.
Bir Ben Vardır Bende Benden İçeriEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 2012739 okunma
Reklam
Reklam