Tarık Erdem Kaynar

Birinci Şule Birici Şua
Iste böyle bir zamanda, belâgat en revaçta olduğu bir anda Kur'an-ı Mucizül-Beyan nüzul etti. Nasil ki zaman-ı Musa aleyhisselâmda sihir ve zaman-ı Isa aleyhisselâmda tip revaçta idi. Mu'cizelerinin mühimmi o cinsten geldi. Iste o vakit bülega-yı Arabi, en kisa bir suresine mukabeleye davet etti
Sayfa 409
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
23.Söz 1.Mebhas 4.Nokta
İman, insanı insan eder. Belki insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi, iman ve duadır. Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder. İman ve Küfür Muvazeneleri - Yirmi Üçüncü Söz » Birinci Mebhas » Dördüncü Nokta
Sayfa 97·Kitabı okuyor
O yıllarda kredileri Odalar Birliği paylaştırıyordu. Kredilerin hemen hemen tamamına yakın İstanbul'daki büyük ithalatçılara veriyordu. Örneğin 20 milyon dolarlık yatırımın kotasının 19 milyon doları İstanbul'daki ithalatçılara giderken sadece 1 milyon doları Anadolu ya kalıyordu. Anadolu'daki müteşebbisler ciddi dövüş sıkıntısı yaşıyor ve kalkınma hamlelerini gerçekleştiremiyorlardı. Mücadelenin Odalar Birliği de yürütülmesi gerekiyordu. O amaçla 1966 yılında önce Odalar Birliği Sanayi Dairesi başkanlığı ardından genel sekreteri olduk. Döviz ve kredi tahsisatlarını Anadolu'ya yönelince o güne kadar kredileri istediği gibi kullanan kesimler bundan rahatsız oldu. Anadolu girişimcisi ise bu mücadelede bizim yanımızda yer aldı. Yapılan seçimde TOBB başkanı olduk. Bundan iç ve dış sermaye çevrelerinin yanı sıra iktidar da rahatsız oldu. Siyasi mülahaza ve müdahalelerle çalışmalarımız engellemeye çalışıldı. O zamana kadar odalar birliğinin ukdesinde bulunan kredi kotaları yetkisi siyasi bir kararla aniden Odalar Birliği'nden alınarak Sanayi Bakanlığına verildi. Ancak biz milletimize hizmetten geri durmadık. "Madem siyasi bir kararla yetki bizden alınıyor, biz de o zaman siyasete girer mücadelemizi orada veririz." dedik.
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Bilirsiniz film ya da sinevizyon gösterilirken, ekran daha iyi görünsün diye salondaki elektrikler söndürülür. Biz de konferansın yapıldığı salonda ışıkları kapatmıştık. Konferans bitip elektrikler açıldığında bir de baktım ki generallerin hepsi ağlıyor. Gözleri yaşlı. . . Biz ordunun özünde böylesine yüksek milli hissiyata sahip insanlar olduğunu orada gözümüzle gördük.
Sayfa 13·Kitabı okuyor
Ben iç dünyama dönüyorum orada hayal kırıklığına yer yok