Fırat

Selçuklu döneminde Konya’da hükümdara yakın okumuş zümre, Mevlevîliğe mensub oldukları halde, Kırşehir bir Türkmen merkezi olarak Yesevî halk tarikatlarının, özellikle Babaî geleneğinin merkeziydi. İlhanlı idaresi, Moğol valisi Cacaoğlu Nureddîn’i göndererek bu Türkmen ocağını kıyımla söndürdü, Abdal babaların tekke-zâviyeleri her büyük şehirde Mevlevîlere verildi. Babaîler, Danişmendli Türkmen yurdu Çorum-Tokat bölgesine sığındı. Oradan, Uc gazâ bölgesine halifelerini gönderdiler. Ede-Balı bunlardan biridir.
Alıntı
Fırat isimli okura yanıt verildi
Fırat
Niçeda Kesinlikle öyle ne yazık ki. Tarih bazen -hatta çoğu zaman- bugünün sentezini yapmak için kullanılmak yerine bugünü haklı çıkarmak için pastel boyalı safsatalarla örülüyor ve insanların bilmekten çok bir şeylere körü körüne inanmayı tercih ettiği bu topraklarda alıcısını bir şekilde buluyor. Sonra katlediliyorsun, sonra yakılıyorsun.. Sonra Tv başında ellerinde kılıçla dirilişler, kuruluşlar ve akan her kandan sonra çayını zevkle yudumlamalar falan filanlar gelip sana bilgiçlik taslıyor işte. Ne denir ki buna.. Umarım günün birinde, örselenmiş, öteki ilân edilmiş ve hâlâ bir çok yerde yok sayılmaya devam edilen bu kimliğin, bu toprakların tek yerlisi olduğu anlaşılır, anlatılır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Selçuklu döneminde Konya’da hükümdara yakın okumuş zümre, Mevlevîliğe mensub oldukları halde, Kırşehir bir Türkmen merkezi olarak Yesevî halk tarikatlarının, özellikle Babaî geleneğinin merkeziydi. İlhanlı idaresi, Moğol valisi Cacaoğlu Nureddîn’i göndererek bu Türkmen ocağını kıyımla söndürdü, Abdal babaların tekke-zâviyeleri her büyük şehirde Mevlevîlere verildi. Babaîler, Danişmendli Türkmen yurdu Çorum-Tokat bölgesine sığındı. Oradan, Uc gazâ bölgesine halifelerini gönderdiler. Ede-Balı bunlardan biridir.
Alıntı
Fırat
Esasında Babai İsyanı ile başlayan süreçten beri heterodoks Türkmenler, hem Selçuklu yönetiminin hem de onları Konya merkezdeki kukla bir sultan üzerinden yöneten Moğolların göz hapsindeydi ve potansiyel isyan kaynağı olarak görülen bu teşkilat yerine, daha şehirli, devlet otoritesine karşı isyan geleneği taşımayan, siyasi iktidarla uyumlu, ne olursan ol gelllllllerle bezenmiş bol ikramlı Mevlevilik desteklendi. Fakat bu durum tam da alıntıda belirtildiği gibi büyük kıyımla uçlara çekilen Babailerin ve diğer Türkmen dervişlerin erken Osmanlı’nın kuruluşunda kolonizatör görevi görmesini sağladı :) Yazdıkları makale ya da kitaplarda ısrarla Osmanlı’yı başından beri şehirli Sunni medrese İslamı çizgisine oturtmak isteyen yazarlar utanır mı bilmem ama bu hususta beslendikleri kaynakların başında yer alan Aşıkpaşazade’nin Baba İlyas’ın soyundan gelen büyük bir Babai dervişi olduğunu ve sapına kadar da Abdal geleneğini benimsediğini belirtmekte fayda var :))
Ben bu iddiayı güçlü buldum. :)
Yarım yüzyıl aşkın bir süredir akademisyenlerin bir kısmı bazen “ekmekten önce bira” hipotezi olarak ifade edilen tahılların temel geçimi sağlamaklamaktan ziyade “bira üretmek amacıyla evcilleştirdiği” yönündeki iddiasını ortaya atmışlardır.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Fırat
İnsanlık tarihini salt, ilerleme=tarım=devlet=uygarlık şeklinde doğrusal bir hikaye üzerinden yorumlamak kadar saçma bir tez yoktur herhalde. Bu tez üzerinde yıllarca tepinip durdu insanlar ve tahılın evcilleştirilmesi sadece ‘ekmek üretme zorunluluğu’ ile falan açıklandı. Neyseki şimdilerde, tarih öncesine öyle British Museum’da Mısır heykelini ağızlarındaki piponun izin verdiği ölçüde inceler gibi bakmayan, Tüfekli Mikroplu ve Çelikli kitaplardan sıyrılma cüreti gösteren yazarlar var artık, nihayet var. İnsanlar tarımı sırf bira yapmak için icat etti demek belki fazla iddialı olabilir ama insan davranışlarını sadece kalori hesabıyla açıklayan tezlerden çok daha mantıklı sanki. Kaldı ki bira, yüksek kalorili olmasının yanı sıra toplumsal birliktelik yaratan bir içecek. Belki kadeh tokuşturmuyorlardı ama büyük şölenler düzenlemek isteyen bir toplum için, içeceğin hammaddesini güvence altına almak ve tam da bu yüzden tahıl üretmek nereden bakarsan bak kral hareket :)
Ağlayıştan sonra gelen rahatlayış. Midedeki körükler de söner artık. Erimiş bal gibi duru bir tatlılık yerleşir göğüse. Yalnızca damakta acı bir tat vardır hâlâ. Açıklanamayan neden açıklanmaz bir biçimde kaybolmuştur..
Edebiyat
öylee isimli okura yanıt verildi
Fırat
öylee Sen çok yaşa ya Büşra. İçindekileri böylesine filtresiz yazıya döken birini daha tanımıyorum :)) Bu pollyannacılıktan da öte bir şey :)