Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet (Seçme Eserleri 9)

·
Okunma
·
Beğeni
·
482
Gösterim
Adı:
Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet
Alt başlık:
Seçme Eserleri 9
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053327868
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
İslâmiyetle 9. yüzyılda tanışan Türkler, kendi devlet anlayışlarını İslam dünyasına taşıdı. Böylece devlet ve hukuk kavramlarında, bağımsız sivil otorite ve onun kanun koyucu gücü lehine büyük bir değişiklik ortaya çıktı. Şerîat ile yan yana bir sivil hukuk alanı gelişti. 11. yüzyılda El-Mâverdî ve Ebu Mansur el-Bağdadî başta, büyük fakihler İslâm toplumlarında bu ayrımın gerekliliği üzerine yazdılar, tartıştılar.

Osmanlı Devleti bu geleneğin bir parçasıydı. Yaygın popüler kanının aksine, her devlet gibi başlangıçta belli bir kalıpla kurulmuş, çöküşüne dek de bu kalıba harfiyen uymuş değildi. Halil İnalcık, Osmanlı tarihinin geçmişe uzanan köklerini de göz ardı etmeden, 600 yıl boyunca devlet ve İslamiyet arasındaki değişken ilişkinin bir dökümünü bu kitapta sunuyor. Kutadgu Bilig'deki devlet anlayışından başlayarak, Uc'larda bir yanda gâzî beylerle, bir yanda dervişlerle başlayan kuruluş öyküsünü anlatıyor. Devlet kurumsallaştıkça Uc'ların, gâzîlerin ve dervişlerin önemlerini kaybedişini, bu arada yeni kurumların ve anlayışların yükselişini gözler önüne seriyor. Fatih Kanûnnamesi'yle örfün hukuk alanına resmen girişinin, ulemanın devlet yapısındaki diğer unsurlardan giderek ayrışmasının uzun zamana yayılmış öyküsünü ayrıntılarıyla sunuyor. 17. Yüzyılda Avrupa'daki tasfiyeci akımlarla aynı sıralarda ortaya çıkan selefî Kadızâdelilerin hem toplum hem de devlet ve İslâmiyet üzerindeki etkilerini mercek altına alıyor.18. yüzyılda başlayan Batılılaşma eksenli modernleşme hareketinin Cumhuriyet'in kuruluşuna dek uzanan seyrini takip ediyor. Osmanlıların kuruluş yıllarından beri süren Hıristiyanlık İslâm tartışmalarını da bu çerçevede ele alıyor. Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet kadim bir meseleyi, usta bir Osmanlı tarihçisinin kaleminden okumak isteyenler için.
256 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Halil İnalcık hocadan Osmanlı'da İslamiyet'in yayılması süreci ve devlet teşkilatında İslamiyetin esasları ekseninde yönetim biçimini ele alan kıymetli bir eser. Özellikle Papa-Fatih arasındaki mektuplaşmalar kısmı ilginç.
256 syf.
·9 günde·6/10
Aradıgımı bulamadım... Daha cok akademik ve net bilgiler icermekte. Bilgi deposu evet, fakat icerisine alacak betimleyici ve islamiyeti yasayan osmanlıyı degil; şeri hukuk; şeriat; örf gibi esasların devlet üzerine bilgilerini bulabilirsiniz. Akademik bilgi istiyorsanız evet, fakat ben daha cok o atmosferi

yasamak istedigim icin maalesef....
256 syf.
·10/10
Halil Hoca'nın bu eseri akademik bir dil ile yazılmıştır. Osmanlı Tarihinde ki İslamiyet anlayışını anlamak isteyenlere ağır gelir. Doğrudan zaten islamiyeti anlatmıyor,belli başlı başlıklar altında temel islami kavramlar yorumlanıyor. Bu eser'de en çok dikkat çekilen noktalardan biri,Osmanlı'nın sadece şeriat ile yönetilen bir devlet olmayışıdır. Padişah'ın da koyduğu kanunlar vardır,bunlara örfi kanunlar altında yer verilir. Tarih öğrencilerine tavsiye ederim.
Papa İskit neslinden geldiklerine inandığı Türkleri, öteki Müslüman kavimlerden cesaret ve yiğitlikte üstün gördüğünü belirtir ve Fatih kendi kavmiyle beraber Hıristiyanlığı kabul ederse, imparatorluğa namzeddir, diye mektubu bitirir.
Hakimiyet adalete sıkı sıkıya bağlı bir kavram olarak meydana çıkar. Başka deyişle, iyi bir siyaset hükümdarın şahsi ahlaki meziyetlerine gelir dayanır.
İstanbul'un fethinden sonra Akşemseddin, fethin evliyanın eseri olduğunu söylediği zaman Fatih, "Bu şehir kılıcımla alınmıştır." yanıtını vermiştir.
“Sâsânilerde her ayın ilk haftasında reayadan herhangi bir kimse divana gelmek ve doğrudan doğruya hükümdara şikayetini okumak hakkına sahipti.”

“Bütün İslam devletlerinde, Sasanilerde olduğu gibi, bu müesseseye birince derecede ehemmiyet verilmiştir.”
"Hükümdarın gücü askerî güce, askerî güç hazineye, hazine reayanın ödediği vergilere, vergilerin artışı adalete bağlıdır. Bu nedenle akıllı hükümdar, kendi egemenliğini korumak ve gücünü arttırmak istiyorsa, reayaya adaletle muamele etmeli, zulümden kaçınmalıdır."
Son araştırmalar ortaya koymuştur ki, II. Abdülhamid dönemi (1876-1909), siyasette Batı fikirlerine karşı olmakla beraber, kültür ve eğitim alanında büyük atılımların gerçekleştiği bir dönemdir. Sivil Batıcı eğitimin genelleşmesi, mektebin, kitabın ve gazetenin etkisi altında aynı ilkeleri paylaşan bir kamuoyunun ortaya çıkması, Batılı zihniyette bir seçkin sınıfın oluşması, Mustafa Kemal kuşağını ve onun düşüncelerini anlamak bakımından önemlidir.
Atatürkçülük, Türk tarihinin doğal gelişiminin kesin, vazgeçilmez bir sonucu olarak görünmektedir. Bugün Türkiye demokrasisinde bu tarihi süreci geriye çevirme çabası,tarihin akışına ters düşer.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet
Alt başlık:
Seçme Eserleri 9
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053327868
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
İslâmiyetle 9. yüzyılda tanışan Türkler, kendi devlet anlayışlarını İslam dünyasına taşıdı. Böylece devlet ve hukuk kavramlarında, bağımsız sivil otorite ve onun kanun koyucu gücü lehine büyük bir değişiklik ortaya çıktı. Şerîat ile yan yana bir sivil hukuk alanı gelişti. 11. yüzyılda El-Mâverdî ve Ebu Mansur el-Bağdadî başta, büyük fakihler İslâm toplumlarında bu ayrımın gerekliliği üzerine yazdılar, tartıştılar.

Osmanlı Devleti bu geleneğin bir parçasıydı. Yaygın popüler kanının aksine, her devlet gibi başlangıçta belli bir kalıpla kurulmuş, çöküşüne dek de bu kalıba harfiyen uymuş değildi. Halil İnalcık, Osmanlı tarihinin geçmişe uzanan köklerini de göz ardı etmeden, 600 yıl boyunca devlet ve İslamiyet arasındaki değişken ilişkinin bir dökümünü bu kitapta sunuyor. Kutadgu Bilig'deki devlet anlayışından başlayarak, Uc'larda bir yanda gâzî beylerle, bir yanda dervişlerle başlayan kuruluş öyküsünü anlatıyor. Devlet kurumsallaştıkça Uc'ların, gâzîlerin ve dervişlerin önemlerini kaybedişini, bu arada yeni kurumların ve anlayışların yükselişini gözler önüne seriyor. Fatih Kanûnnamesi'yle örfün hukuk alanına resmen girişinin, ulemanın devlet yapısındaki diğer unsurlardan giderek ayrışmasının uzun zamana yayılmış öyküsünü ayrıntılarıyla sunuyor. 17. Yüzyılda Avrupa'daki tasfiyeci akımlarla aynı sıralarda ortaya çıkan selefî Kadızâdelilerin hem toplum hem de devlet ve İslâmiyet üzerindeki etkilerini mercek altına alıyor.18. yüzyılda başlayan Batılılaşma eksenli modernleşme hareketinin Cumhuriyet'in kuruluşuna dek uzanan seyrini takip ediyor. Osmanlıların kuruluş yıllarından beri süren Hıristiyanlık İslâm tartışmalarını da bu çerçevede ele alıyor. Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet kadim bir meseleyi, usta bir Osmanlı tarihçisinin kaleminden okumak isteyenler için.

Kitabı okuyanlar 59 okur

  • Ömür Berat ÇALIK
  • Aleyna SELÇUK
  • Salih öztürk
  • Halit
  • Amar Ademi
  • f_d
  • Mahşah
  • Sümeyra Çavdar
  • Fatih Guney
  • Hilâl Yılmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.9 (12)
9
%17.9 (5)
8
%28.6 (8)
7
%7.1 (2)
6
%3.6 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0