Rıhtıma çıktığı sırada, bu İslâm payitahtının yerden bir avuç toprağını aldı. Ahdetmişti. Öptü. Yüzüne, gözüne sürdü. Gümrükten çıktı. Bir arabaya bineceği sırada rıhtımda boylu boyuna kahvelerdeki, meyhanelerdeki şapkalı palikaryaları gördü. Şaşaladı. Utanmasaydı: "Yanlış olmasın, burası Dersaadet midir? Burası merkez-i Hilafet midir? Burası Türk payitahtı mıdır?..." diye arabacıya soracaktı. "
Sayfa 84 - Milli Eğitim Yayınları 1971 Baskısı·Kitabı okudu