İSLAM'DA ZİNA (M.S 627-628) Kuran'da gönüllü birliktelik zina olarak kabul edilirken, tek taraflı gönülsüz birliktelik zina sayılmamıştır. Gönüllü Birliktelik: Nur Suresi 2. ayete göre, evli olmayan ve birbirini seven iki kişinin rızaya dayalı birlikteliği Kur’an’a göre zinadır ve her ikisine de yüz sopa (had) cezası verilir. Evli kişiler için ise klasik yorumlarda recm (taşlama) cezası uygulanır. Kur’an’da recm cezası açıkça geçmemesine rağmen, Nur Suresi 2. ayetin tefsirinde evliler için recm görüşü yaygın olarak benimsenmiştir. Recm cezası, Âişe’nin “İfk Hadisesi”nden önce uygulanmıştı. Rivayete göre Âişe, recm ayetinin nesh edildiği (kaldırıldığı) tartışmalarında “keçi yedi” ifadesini kullanmıştır. Tek Taraflı Gönülsüz Birliktelik: Evli bir kadınla zorla cinsel birliktelik, normal şartlarda zina sayılması gerekirken, Nisa Suresi 24. ayette kocası hayatta olan savaş esiri kadınlarla rızaları aranmaksızın cinsel ilişki meşru yapılmıştır. Böylece evli bir kadınla zorla birlikte olmak, zina olarak değerlendirilmemiştir. Ayrıca bir erkeğin birden fazla kadınla cinsel birlikteliği genel olarak zina kabul edilirken, Nisa Suresi 3. ayette belirtilen çok eşlilik (poligami) uygulaması zina kapsamına alınmamıştır. Evli bir erkeğin bir başka kadınla birlikteliği zina sayılırken, evli bir erkeğin, cariyesi (sağ elinin altında bulunan kadın yani farklı inanç ve düşüncedeki insanların eşi, kızı, kızkardeşi) ile zorla birlikte olması da Kur’an’da zinadan sayılmamıştır; bu ilişki “mâ meleket eymânuküm” başlığı altında meşru kabul edilmiştir.
İnsanoğlu, hayvanlara karşı büyüklük taslama! Onlar günahsızdır, oysa sen azametinle üzerinde yaşadığın dünyayı kirletiyorsun ve senin kirli izlerin senden sonra da kalacaktır. Fyodor Dostoyevski Karamazov Kardeşler
Edebiyat
Reklam
Düşman Tanıma ve Savaşma
İslam’ın fıtri nizamında erkek, sadece fiziki bir gölge yahut kuru bir otorite değil; maiyetindeki canların sığınağı, muhafızı ve istikbal emniyetinin sarsılmaz kalesidir. Cenab-ı Hakk’ın kelam-ı ezelisinde, Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdır , yani kavvamıdır; çünkü Allah insanların kimini kiminden üstün kılmış ve erkekler mallarından harcamaktadırlar fermanıyla ilan buyurduğu kavvamiyet rütbesi, bir üstünlük taslama vasıtası değil, omuzlara yüklenmiş bir mesuliyet küfesidir. Aile sakinlerinde aranan fıtri sekineti ve güven hissini aşılamakla mükellef olan kavvam bir erkeğin attığı ilk ve en stratejik adım ise hane halkına yönelecek tehditleri, yani düşmanları net bir şekilde tanımlamaktır. Zira bilirim ki, güvenliğin olmadığı yerde sekinet hasıl olmaz; sekine ve emniyetin bulunmadığı bir iklimde ise istikbale emin adımlarla yürümek imkansızdır. Mümin bir erkek için emin olmak güvenin ön şartı, güven ise huzurun tesisi için her şeyi İslam boyasıyla sıbğatullah boyamanın yegane vesilesidir. Güvenlik hem içeride hem dışarıda sağlanmalıdır, hem ruhi hem maddi anlamda sağlanmalıdır. Kavvamiyetin ilk boyutu, maddi dünyadaki tehlikelere karşı teyakkuzda olmayı iktiza eder. Mühendis bir nazarla bakıldığında, bir evin fiziki güvenliği evvela o yapının temellerinin ve kolonlarının sağlamlığından başlar. Mümin bir erkek, çoluk çocuğunu barındırdığı meskenin maddi tehlikelerine karşı gözünü kapatamaz. Depreme, tazyike ve her türlü aşınmaya karşı hanenin rijitliğini korumak ne kadar elzemse, o hanenin emniyetine muhalif olan dış amilleri, hırsızları, tecavüzkâr unsurları ve çevresel tehditleri de birer düşman bilip erkenden bertaraf etmek o nispette mecburidir. Mümin, yaşadığı mekanın kolonundan kapı sürgüsüne kadar her detayı bir muhafız vakarıyla tahkim
Din
tanrının ağzından evrenin hikayesi, şeytanın günlüğü, ilahi komedya cehennem, rahel tanrıyla hesaplaşıyor. Bu bir klasör. Bunlar aynı klasöre koyduğum kitaplar. Evet ben bunları aynı klasöre koyuyorum. Bu kitaplarda geçen bazı cümleler ve onların hissiyatları zihnimde dolanıyor. Bir kelime arıyorum. Bir kelime arıyorum. Bulamıyorum. Kelimelerim kayıp. Elde olanlarla saçma sapan bir çorba yapabilirim belki de. Mutfakta malzeme olmayınca yapılan saçma yemekler misali. Tanrının ağzından evrenin hikayesi. Ne zaman okudum? Çok oldu, yıllar önceydi. Kaybolmuş bir tanrı. Bebek bir tanrı. Büyüyen bir tanrı. Kendine oyuncaklar yapan bir tanrı. Ve de daha birçok şey. Kimin aklına gelirdi ki tanrıyı bir bebek olarak yazabilmek? Hadi diyelim aklına geldi. Bunu yazmaya cesaret etmek? Tamam yazdın da! Bir de bu yazıyı bitirebilmek... Bunu yapan zihni neden merak etmedim? Bakmam gerekirdi, fotoğraflarına, hayatına, ne yaptığına ne yapmadığına. Dante'nin cehennemi :) Orgazm yaşatan bir fikir bu. Bir cehennem kurdu ve şekillendirdi. Yetmedi bizi orada yolculuğa çıkardı. İçerisindeki resimlerden de söz etmek bile istemiyorum. O cehennemde kaç kişi vardı, isimleri neydi? Ahh çoğu uçtu kafamdan. Ama Dante bizim coğrafyamızda yaşayan, bu çağda var olan biri olsaydı... Nasıl olurdu o zaman cehennemi? Kimler olurdu içinde? Tiktok fenomenleri olur muydu acaba ^^ Şaklabanlığın lüzumu yok. Herkesin kafasında oluşturduğu cehennem farklı, herkesin o cehenneme koyacağı eziyet seviyeleri farklı, herkesin o seviyelere layık olacağına karar verdiği cehennem zebanileri kolektifi ve cehennem ehli farklı. Eh çünküüüü... David Eagleman imdat! Evet çünkü: -''İnsanlarla yaptığınız günlük konuşmalardan kültür birikimimize kadar, yaşamınız boyunca kazandığınız bütün deneyimler, beyninizdeki mikroskobik
“ beyin yakan / gerçeklik büken / varoluş tokadı atan “filmler film önerisi değil, zihinsel deney öneriyorum . çünkü bu filmlerin çoğu bittiğinde hikâye sona ermiyor. asıl film, ekran karardıktan sonra kafanın içinde devam ediyor. `dark city` (1998) karanlık şehir bir adam cinayet suçlamasıyla uyanır ama asıl problem bu değildir. şehir her gece değişmektedir. insanların anıları değişmektedir. ve kimse bunun farkında değildir. matrix'ten önce gelen, matrix'in ilham kaynaklarından biri sayılan kült bilimkurgu. “eğer bütün anıların sahteyse sen kimsin?” sorusunu sorar. appraf.com/title/movie/-jd25 `open your eyes` (abre los ojos)(1997) aç gözünü yakışıklı, zengin ve başarılı bir adamın hayatı bir kazadan sonra parçalanır.
Taşlama:)
Sair değildi, şairdi ama sairlere şiir yazdı dair değildi..
Reklam
Reklam