10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
​"Mükemmel Çift" diye bir şey gerçekten var mı, yoksa sadece iyi oynanmış bir rol mü? ​Ruth Ware’in kaleme aldığı Mükemmel Çift ile soluk soluğa bir serüvene daldım! Hikayemiz, akademik kariyerinde tıkanmış ve ilişkisi çatırdamakta olan Lyla’nın, erkek arkadaşı Nico ile birlikte büyük ödüllü bir reality şov için egzotik bir adaya gitmesiyle başlıyor. Her şey bir tatil rüyası gibi başlasa da, şiddetli bir fırtınanın adayı dünyadan koparmasıyla ortam bir anda kâbusa dönüşüyor. ​İletişim yok, sınırlı kaynaklar ve hayatta kalma mücadelesi... İnsanlar bir araya gelince sırlar da yavaş yavaş dökülmeye başlıyor. Lyla, bu yarışmanın artık sadece bir büyük ödül meselesi olmadığını, aslında bir "ölüm-kalım oyunu" olduğunu fark ettiğinde iş işten çoktan geçmiş oluyor. ​Agatha Christie'nin o meşhur "On Kişiydiler" klasiğini modern bir reality şov atmosferinde yeniden okumak gibi! Tempocu hiç düşmeyen, ters köşe dolu, psikolojik gerilimi iliklerinize kadar hissettiren bir kurgu olmuş. Gerilim sevenler listenize mutlaka ekleyin! ​Sizce bir adada hayatta kalmaya çalışırken kime ne kadar güvenebiliriz? Yorumlarda buluşalım!
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202681 okunma
Bir Palto,Bir Hayat
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Kısa bir tatil sırasında kaldığım otelin odasında tesadüfen Palto ile karşılaştım. Vaktim oldukça kısıtlıydı ama kitap okumadan da dönmek istemedim. Yaklaşık yetmiş sayfalık bu kısa eser, aynı zamanda okuduğum ilk Nikolay Gogol kitabı oldu. Hikâyenin merkezinde Akaki Akakiyeviç var. Hayatını zar zor sürdüren, kimseye yük olmayan, sessiz ve içine kapanık bir devlet memuru. Bizim günlük hayatta “Allah’lık” dediğimiz insanlardan biri. Ne büyük hayalleri var ne de büyük beklentileri. Onun tek arzusu, eskimiş paltosunun yerine yeni bir palto alabilmek.İlk bakışta oldukça basit görünen bu hikâye, aslında insan doğasına dair güçlü mesajlar veriyor.Benim bu kitaptan çıkardığım en önemli ders, sahip olduklarımızın değerini bilmek oldu. Çoğu zaman elimizdekileri sıradanlaştırıyor, hep daha fazlasını istiyoruz. Oysa bazı insanlar için bizim sıradan gördüğümüz şeyler, hayatlarının en büyük hayali olabiliyor. Sürekli daha fazlasını kovalamak, elimizdekilerin kıymetini unutmamıza ve bizi mutsuzluğa sürüklemesine neden olabiliyor. Kitabın bana düşündürdüğü ikinci konu ise insanların umudunu kırmamak oldu. Kimsenin hangi yükü taşıdığını, hangi mücadeleyi verdiğini tam olarak bilemeyiz. Bazen küçümsediğimiz bir hayal ya da basit gördüğümüz bir istek, o insanın hayata tutunmasını sağlayan tek şey olabilir. Akaki Akakiyeviç’in yaşadığı dram da tam olarak bunu gösteriyor.Belki de Gogol’un bize söylediği en önemli şey şu: İnsanları dışarıdan gördüğümüz hayatlarıyla değil, görünmeyen mücadeleleriyle değerlendirmeliyiz. Çünkü bazen bir insanın sahip olduğu tek şey umududur. Ve o umut elinden alındığında, geriye çok az şey kalır. Kısa olmasına rağmen etkisi uzun süren, sade anlatımıyla güçlü mesajlar veren bir klasik.
PaltoNikolay Gogol · Tutku Yayınevi · 201746,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·248 syf.··
2026 7. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:57
Bir solukta okunacak, su gibi akan bir kitap. Pırıl pırıl tertemiz bir anlatım. Nasıl başladım nasıl bitti hiç anlamadım bile.. Yer yer güldüren, yer yer gözlerimi nemlendiren, çok güzel bir romandı. *Spoiler uyarısı, kitabı okumayanlar devam etmesin :) Aşağıda çok spoiler var, okumayın bak. Günah benden gitti, ben uyarımı yaptım. Okuyan okusun gari ben karışmam. *Spoiler* Küçük Meltem'e, o yapayalnız kırgın çocuğa böyle sıkı sıkı sarılsam diye o kadar çok istedim ki... Yaralı ve suskun çocuklara paramparça oluyor kalbim. Başına gelen her talihsizlikten kendini suçlayıp, kendi masumiyetini cezalandırmayı, ancak bir çocuk kalbi yapabilir. Ama büyük Meltem bir yolunu bulur, ona inanıyorum. O mutlu olur. Fırat çok tatlı bir yerden dokundu ona. Selime teyzenin de mutlu sonunu okusaydık keşke, merak ediyorum, şimdi nasıldır acaba? Hem neden geri dönmemek üzere gitmiş. Telefonu Hasan'da bırakmasaydı keşke. Çocuklarıyla güzelce bir barışıp sonra köydeki huzurlu hayatına dönseydi de çocukları, onu orada ziyaret edip tatil yapsaydı Kaz Dağları'nda... Huzurevindeki teyzeye de çok içim acıdı zaten. Kadın elden ayaktan düşmemiş, yatalak değil, kimsenin üstünde yük değil, ne demeye bozdular güzelim düzenini, aldılar elinden sedirinden izlediği dağ manzarasını? Neyse belki Selime teyze Kastamonu'da kendi köyüne yerleşmiştir, Mustafa'sıyla yaşlılık hayaliydi sonuçta. Hem bizim köyün buradan kalır yanı yok dememiş miydi? Kendi köyünde kurmuştur o huzurlu hayatı. Huzurevindeki teyzeyi zaman zaman yoklar, halini hatırını sorar belki. Sonra çocukları gider Selime teyzeyi kendi köylerinde ziyaret ederler. Belli mi olur? Selime teyze ben Meltem'in çocukluğuna paramparça oldum evet, ama senin akıbetini de çok merak ediyorum doğrusu. İnşallah kalan ömründe çok mutlusundur. Edit: Acaba
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
8/10
·293 syf.·
2026 59. kitabı
Tatlı hafif bir romcomda olması gereken her şey var. Eden gençliğinden beridir hayalini kurduğu Barbados tatilini üniversite yıllarından 28 yaşına dek sevgili olduğu lise arkadaşı Caleb'la balayı tatili olarak ayarlamıştır. Tabi Caleb'ın kendisini yine liseden beridir arkadaş oldukları Cindy ile aldattığını düğünlerine 3 ay kala öğrenir ve girdiği depresyonun ardından tatilini tek başına geçirmeye karar verir. İlk gün restoranda kalan tek masada tek başına akşam yemeğini yiyecekken bir anda Philip onunlaymış gibi yaparak masayı paylaşmak ister. Eden'ın gözüyle okuyoruz o yüzden Philip'i tanımamız neden onun da tek başına bu balayı mekanında olduğunu anlamamız zaman alıyor. Daha önceki eleştirilerimde ara ara karakterlerin birbirlerine aşık olmalarını duygularını mantıksız bulup bana geçmedi gibi yorumlar yapmıştım. Bunun nedeni hiç bir anıyı paylaşmamaları birlikte bir vakit geçirmemeleri diye de yazmıştım. İşte tam olarak bu kitap benim istediğim gibi birbirlerini tanıyıp sevmeleri için gerekli olan zamanı ve anları veriyordu. İki haftalık tatillerinde detaya boğmadan sıkmadan birlikte geçirdikleri kaliteli vakti yazar o kadar güzel aktarmış ki onlarla birlikte gezdim o tatili yaptım kimi zaman ise sadece plajda güneşlendim ve Edenle birlikte kitabımı okudum gibi hissettim. İki karakter ilişkilerinde haketmedikleri tatsız durumlar yaşamış ve tatilde artık bunları geride bırakmaya çalışıyorlar ve birbirlerine önce iyi birer arkadaş oluyorlar tatilin sonlarına doğru kıvılcımlar başlıyor. Sonra malesef tatil bitiyor ve her rom com klişesi gibi o kadar süreyi birlikte geçirmelerine rağmen birbirlerine telefonlarını hiç vermemişler meğer. Eden numarasını vermek için tam geri dönüyorken Philip'in telefon konuşmasını duyuyor ve yanlış anlıyor. İkisi de farklı eyalette
Tek Başına Balayı RehberiOlivia Hayle · Beta Byou Yayınları · 2024239 okunma
8/10
·312 syf.··
2026 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:00
Taş-Kağıt-Makas - Alice Feeney İlk Yayın Tarihi 2023 - 312 sayfa #okudumbitti #kitapyorumu #kitapkolik Kısaca konusundan bahsedecek olursak; Amelia ve Adam Wright çiftinin evlilikleri birbirlerinden sakladıkları sırlarla ve söylenen yalanlarla, uzun zamandır çıkmaz bir sokağa girmiştir. Kısa bir tatil için gittikleri tarihi şapelde esrarengiz olayların başlamasıyla tesadüfen kazandıkları bu gezinin asıl amacının ne olduğunu bilmediklerini fark ederler ve olaylar gelişir. Duyulan fısıltılar, kesilen elektrikler, duvardaki tablolar, karanlık mahzen, cadı hikayeleri... Çiftimiz her evlilik yıldönümünde birbirine geleneksel hediyeler (kâğıt, bakır, teneke) verirken kadın, kocasına asla okutmayacağı mektuplar yazar. Bu mektuplar evliliklerinin tüm çatlaklarını ve sırlarını saklayan gizli bir günlük gibidir. Adam kendi kitabını yazarken aynı zamanda kitapları uyarlayarak senaryo yazan bir yazar, Amelia ise bir barınakta çalışan ve işini seven bir kadın. İlk defa yüz körlüğü diye bir hastalık (Adam Wright'ın sahip olduğu) ile karşılaştım bu kitapta. Yazarın nasıl bir psikoloji ve düşünce yapısına sahip olduğunu düşünmeden edemiyorsunuz kitabı okurken. Kitap oldukça akıcı ancak çoğu yerde yazılanlar üzerine durup düşünülmesi gereken bir kitap. Evlilikte ve ilişkilerde yalan, paylaşılmayan ve paylaşılanlar gibi. Evliliğini kurtarmaya çalışan Adam ve Amelie çifti kara kışın ortasında kuş uçmaz kervan geçmez bir şapelde bedava tatile çıkmasıyla başlayan kitapta, hikayeler birbirini kovalıyor. klişe bir başlangıç olsa da hikayenin ilerleyişi ve ummadık yerlerde yapılan ters köşeler güzeldi. İskoçya’nın o kasvetli havasını her sayfada hissettiren, ters köşelerle dolu, beklenmedik bir finalle biten, etkileyici bir roman okudum diyebilirim. Küçük bir ipucu: Bu kitapta hiçbir
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,7bin okunma
9/10
·314 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
Merhaba. Çok güzel bir kitaptı. Çok akıcı, başını şöyle bir açıp bakmayagörün elinizden bırakamıyorsunuz. İlk kitabı evde durup duruyordu elime bir kere alıverince bu şekilde okudum. Çok farklı bir atmosferi var. Zaten bildiğiniz üzere konusundaki ana unsuru (büyü müyü okulu) sadece fantastik malzeme olarak kullanıyor. Kitap gerçekten sizi içine çekiyor. Bu kısmında o gizemi o kadar iyi hissettirmiş ki... Öğrenmeden duramıyorsunuz zaten. SPOİLER Şahsen Ginny'yi tahmin etmiştim ama oradan da Voldemort'un fırlaması çok sürpriz oldu. Tahmin edemezdim. Kitapta birkaç çatlak ya da açıklanmayan yer vardı(sanırım), örneğin Crabbe ve Goyle, tıkıldıkları dolaptan çıktıktan sonra kimseye hiçbir şey söylemiyorlar mı ya da Basilisk o yerde yüzyıllarca nereden yiyecek buldu? Sırlar odası yapıldığından beri sadece iki kez açılıp sadece bir kişiyi öldürdüyse oradaki kemikler nereden geldi?(Belki bu önceki sorunun cevabıdır gerçi) Ama bunlar önemli değil zaten asıl hikayeye pek bir etkileri de yok. Spoiler bitti. Şu sıralar malum tatil geldi sürükleyici bir kitap okumak istiyordum bağımlılık yaptı. Bu kitap birincisinden daha iyiydi gibi geldi, güzeldi ama Harry Potter'ı hala Yüzüklerin Efendisi'yle karşılaştıramam onun çok ayrı bir yeri var. Stephen King'in dediği gibi bunlar tamamen eğlencelik. Bir puanı büyük ölçüde çeviriden kırdım. Eğer çevirmen iyi olmasaydı bu serinin birkaç kitabını ona çevirttirmezlerdi biliyorum, kitabın çoğu yerinin çevirisi de iyiydi belki de yazarın dilinden dolayıdır. Genel olarak yalın ve basit bir dili var kolay okunuyor. Ama bazı cümlelerin ne demek istediğini hiç anlamadım, bir garipti, hatam varsa özür dilerim ama çeviriden kaynaklandığını düşünüyorum. Yanlış düsünuyorsam çevirmen beni affetsin.
Harry Potter ve Sırlar OdasıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201949,1bin okunma