Önünde yepyeni, bilinmeyenlerle dolu bir yaşama doğru giden uzun bir yol vardı. Yarınların neler getireceğinden habersiz, umutla dolu o gencecik yüzünde tatlı bir gülümsemeyle, uyuyordu Nüveyre.
Geriye dönüp baktığımızda yeni bir çağın doğduğu ânı, "İşte o sırada başladı her şey, " diye gösterebilirsiniz. Hâlbuki o ânı yaşarken birbiri ardına gelip geçen alelade günlerden biri gibidir.
Aslında istediğim yeniden başlamaktı. Olmamış hayatımı oldurmak, herkes gibi bir hayata sahip olmak istiyordum. Ama hiçbir şeye yeniden başlayamazdım. Yeniden başlamam için yeniden doğmam lazımdı.
Böyle bir başlangıç, hiç de iyi bir son umdurmuyordu insana. Fakat yine de koyuvermedim kendimi. Umutsuzluğa kapılmadım. Bütün acı çekenlerin o biricik avuntusuna sığındım: Temiz, fakat parça parça olmuş bir yürekten taşan duanın tatlı lezzetini ilk kez tadarak, gelecek konusunda kaygılanmayı bir yana bırakıp derin bir uykuya daldım.
Yüzbaşının Kızı, Aleksandr Puşkin