8/10
·263 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. Doc, dönmüştür ama Monterey ve Sardalye Sokağı artık eskisi gibi değildir. Savaş sonrasında Lee dükkanı Charles and Mary adlı bir Meksikalıya devretmiş, Dora öldükten sonra ablası Fiona yani Fauna gelip idareyi ele almıştır. Mack ve ekibi ise aynı şekilde yaşamaya devam eder. Suzy adında bir kız gelir ve geneleve girer. Pek hanımefendi değildir ama bu şehirde kalıcı gibidir. Doc içi boşalmış bir kabul gibidir. Hayattan zevk almaz ve çoğu araştırmasını zevk almadan yapmaya başlar. Suzy ise onunla sürekli kavga eder. Fauna falında Hazel'ın ABD başkanı olduğunu görmüş zmack de Doc'un doğum günü temmuz dediği için Suzy ve Doc evlenecek diye görmüştür. Onları yemeğe gitmeye ikna eder. Mack de yaşadığı evi piyango ile satıp 400 dolara Doc'un istediği mikroskopu almak ister. Büyük bir şenlik düzenlenir. Ama yanlışlıkla teleskop alırlar. Ayrıca Suzy gelim gibi giyinse de evlenmeyi kabul etmez. Bir büyük boru içinde yaşamaya başlar. Genelevden ayrılır ve lokantada çalışmaya başlar. Hazel da araları düzelsin diye Doc'un kolunu kırar. Suzy ona yardım etmeyi kabul eder. Ahtapot makalesini yazması ve uzaklarda inceleme yapması için. Bundan sonra neler olacaktır? Keyifle soluksuz okunan bir roman.
Tatlı PerşembeJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20211,803 okunma
8/10
·191 syf.·
2026 18. kitabı
Steinbeck okumayı her zaman çok seviyorum ama bunun asıl nedeni, onun yarattığı karakterlerle kurduğum o eşsiz bağ. "Sardalye Sokağı"nda; "İnci", "Fareler ve İnsanlar" veya "Gazap Üzümleri"ndeki gibi keskin bir olay örgüsünden ziyade, o sokakta yaşayan insanların gündelik hayatlarına tanıklık ediyoruz. Dönemin zorlu ekonomik şartları altında, kendi hallerinde yaşayan bu insanların birbirlerinin hayatlarına dokunuşlarını izlemek yer yer buruk, yer yer çok tatlıydı. ​Karakterler arası diyaloglar ve aralarındaki arkadaşlık bağı o kadar içten, samimi ve gerçek dünyaya ait ki... Okurken kendimi o sokağın bir parçasıymışım gibi hissettim. Karakterler sanki birer kitap kahramanı değil de kapı komşum ya da çok yakından tanıdığım arkadaşlarımmış gibi hayatın içindenler. Ayrıca Steinbeck'in anlatımına eşlik eden müzik ayrıntıları, özellikle Doc'un karakterini tamamlayan o klasik müzik tınıları, kitabın dinlendirici atmosferini daha da güçlendirmiş. Daha önce "Tatlı Perşembe"yi okumuştum; meğer bu iki kitap, "Yukarı Mahalle" ile başlayan bir üçlemenin parçalarıymış. Her ne kadar okuma sıram biraz ters olsa da kitaplar konu bakımından bağımsız oldukları için bu durum aldığım keyfi hiç azaltmadı. Hatta "Sardalye Sokağı"nda karakterleri bu kadar samimi tanıdıktan sonra, şimdi "Yukarı Mahalle" ile onların köklerine inmek benim için farklı bir deneyim olacak. Steinbeck’in o sahiciliği, genel olarak çok keyifli ve huzur veren bir okuma deneyimi sunuyor.
Sardalye SokağıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20174,151 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2022 35. kitabı
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen ne yeri yarabilir ne de boyca dağlara ulaşabilirsin." Mevki sahibi olduğunda yürüyüşü değişen, böbürlenenleri Allah sevmez. Dünya, bütün insanlar seni seviyor, Allah seni sevmiyor ya da bütün dünya sana karşı ama Rabbin seni seviyor. Bu ikisi arasındaki ayrım çok önemlidir. Şirk koşmak çok büyük bir zulümdür. Zulüm nedir? Zulüm; adaletsizce davranmak, bir şeyi hakkından mahrum etmek, vazifeyi ehil olmayana vermektir. Yani Allah’a ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür. Lokman (as), oğluna Allah’ı tanıtmaya çalışarak şöyle buyuruyor: “Oğulcuğum, yapılan iyi veya kötü bir iş, hardal tanesi ağırlığınca da olsa, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu mutlaka çıkarır. Şüphesiz ki Allah latiftir, her şeyden haberdardır.” Bu bilgi ve iman insan hayatını düzene sokar. İç ve dış dünyasını tanzim ettirir. "Bedir Savaşı'nda Allah'a yemin olsun ki ecir ve sevap ümidiyle savaşan ve arkasına dönmeden ilerlerken şehit düşen herkes cennetliktir." ​Her ne olursa olsun umudunuzu kaybetmediyseniz, umut ışığınız hâlâ yüreğinizin içinde yanıyorsa, yeryüzündeki diğer bütün mumlar sönse bile, o yaktığınız tek umut ışığıyla bütün hepsini tekrar alevlendirirsiniz. Bir gencin bu kadar heyecansız, azimsiz olması, cesaretini, ideallerini kaybetmesi ancak yüreksizlikle ifade edilebilir. Riski göze alma cesaretini gösteremeyenlerin risk olmadan rızık olmayacağını bilmeleri gerekir. Umudunuzu, heyecanınızı, coşkunuzu kaybettiğinizde artık sizin işiniz bitmiştir. Siz gönlünüzdeki umut fenerini söndürmezseniz, belki bugün değil ama yarın mutlaka yolunuz aydınlanacaktır. İçinde bulunduğun toplumun âdet ve geleneklerine saygılı ol. ​Ahirette seni rüsvay edecek çirkin âdet ve geleneklerden sakın. Benzi sarı, zayıf
Geleceğe GülümseSıtkı Aslanhan · Çınaraltı Yayınları · 2016467 okunma
bir yemek nasıl yapılmaz? bir kitap nasıl yazılmaz?
1/10
·176 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 19:50
Mustafa Kemal'in en sevdiği yemeklerden birini kendisi hakkında okumalar yapan muhtemelen çoğu kişi bilir.. bu yemek, etsiz kuru fasulye; kendisinin ifadesiyle, yağlı fasulyedir.. peki bu yemek nasıl yapılır? şöyle; kuru fasulye, sıvı yağ, kuru soğan, salça, su, tuz gerekli miktarda temin edilir.. tencerenin içerisine önce eldeki sıvı yağ dökülür.. üzerine önceden doğranmış soğan eklenir.. soğanlar yağ içerisinde pembeleşinceye kadar kavrulur.. yağda kavrulan soğanın üzerine salça eklenir.. kısa süreliğine salça ve soğan bir arada karıştırılarak kavrulur.. devamında kavrulmuş salça ve soğanın üzerine kuru fasulye eklenir.. tencerenin içerisinde yer alan fasulyenin üzerine de miktarınca su ilave edilir.. bir süre sonra suda yumuşayan tencere içerisindeki kuru fasulyenin üzerine de gerekli oranda tuz ilave edilir.. ortalama yarım saat ocak üzerinde pişirilir.. evet, etsiz kuru fasulye ya da yağlı fasulye servise hazır.. ek: pişirilecek olan kuru fasulye pişirilmeden bir gün önce suya yatırılır, suda bekletilir.. yukarıdaki kuru fasulye yemeği tarifinin sıralaması yemeği yapan kişi tarafından değiştirilirse, ek olarak; fasulyeler bir gün önceden suda bekletilmezse, kuru fasulye ya yenilecek halden çıkar ya da tatsız tuzsuz, ne idüğü belli olmayan yavan bir yemeğe döner.. elbette bu tarifte malzemeler arası miktarın birbiri ile uyumu da önemlidir.. malzemeler arasındaki uyum oranı bozulunca da kuru fasulye yemeği, kuru fasulye yemeği olmaktan çıkar.. örneğin; bir gece suda bekletilmemiş kuru fasulyeleri, suyu malzemeye kıyasla bol yaparsanız, üzerine de tencereye önce fasulyeleri, sonra suyu, sonra soğanı, sonra yağı, en sonda da salçayı koyarak yaparsanız süreç sonunda tencere içerisinde göreceğiniz görünüşü bakımından büyük bir hayal kırıklığına uğratır sizi, damak
Mustafa Kemal Atatürk
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,432 okunma
9/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2025 66. kitabı
Emeklilik sakinlik demek sanıyorsanız, bu kitap güzel bir tokat gibi geliyor. Dört “tatlı ama tehlikeli” karakter, mizah ve zekayla örülmüş bir cinayet ağını öyle keyifli çözüyor ki sayfalar akıyor resmen. Başlarda karakter kalabalığı biraz yoruyor oturtmak zaman alıyor ama sonra: ters köşeler, sürpriz cinayetler ve çok tatmin edici bir final. Hem gülümseten hem dikkat isteyen, çok eğlenceli bir polisiye. Dil çok sevimli ve içten
Perşembe Günü Cinayet KulübüRichard Osman · Bilgi Yayınevi · 2021321 okunma
Puan vermedi·263 syf.··
2025 73. kitabı
Öyle çarpıcı bir hikaye değil. Ama yanında sakince yürüdüğüm, güldüğüm, utandığım ve sinirlendiğim anları içinde barındırdığı için yumuşak bir hikaye demek istiyorum. Birbirlerinin kusurlarıyla bir arada böyle gerçek hayatın hissini vererek yaşatması en sevdiğim şey. Sonunda içim sıcak, yüzüm güleçti. Tatlı Perşembe gerçekten :).
1000Kitap
Tatlı PerşembeJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20211,803 okunma