Yunus Suresi
اَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَباً اَنْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى رَجُلٍ مِنْهُمْ اَنْ اَنْذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ قَالَ الْكَافِرُونَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ مُب۪ينٌ İnsanları uyarman ve iman edenleri Rableri katında değerli bir konumda olmakla müjdelemen için, içlerinden bir adama vahyedişimiz insanlara tuhaf mı geldi? Kâfirler dediler ki: “Şüphesiz ki bu, apaçık bir sihirbazdır.” Yûnus 2 اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ مَا مِنْ شَف۪يعٍ اِلَّا مِنْ بَعْدِ اِذْنِه۪ۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden, işleri yöneten/çekip çeviren Allah’tır. O’nun izni olmaksızın hiç kimse şefaat edemez. İşte, Rabbiniz olan Allah budur. (Öyleyse) O’na ibadet edin. Öğüt almaz mısınız? 3 هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَٓاءً وَالْقَمَرَ نُوراً وَقَدَّرَهُ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّن۪ينَ وَالْحِسَابَۜ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ذٰلِكَ اِلَّا بِالْحَقِّۜ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ Güneş’i aydınlatıcı, Ay’ı ise aydınlık kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için Ay’a duraklar belirleyen O’dur. Allah bunu (varlığına, birliğine ve kudretine alamet olsun diye) hak ile yaratmıştır. Bilen bir topluluk için ayetlerini detaylı bir şekilde açıklar. 5 اِنَّ فِي اخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَّقُونَ Şüphesiz ki gecenin ve gündüzün peşi sıra gelmesinde, Allah’ın göklerde ve yerde yarattıklarında korkup sakınan bir topluluk için (Allah’ın azamet ve gücüne delalet eden) ayetler vardır. 6 دَعْوٰيهُمْ ف۪يهَا سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ
Örnek Kadın …
(s.60) “Adam, özenle taranmış temiz ve tazelik taşan saçların süslediği yüze baktı. Güzel yüze... Denizin rengini taşıyan gözlere; renk ve arzunun yarıştığı dudaklara... Fakat adamın gönlü bu kez aşka aralanmadı.(.....)Yanındaki kızın, beynine uzanmak, oradaki değer yargılarını öğrenmek istiyordu. “ (s.70) “Adam güzel giysili sevgilisini hatırladı. Ve böylece ona göre ÖRNEK KADIN yaratılmıştı: Düşünen kadın. Güzel giysilerine sığınmadan yaşayan kadın... Yatakta her zaman dolu olan kadın. Sevgilisinin, Lala’nın kafasına ihtiyacı vardı. Fakat Lala’nın güzel giysilere ihtiyacı yoktu. Lala hem denizde hem karada yaşayabilen bir yaratıktı. Ama sevgilisi sudan çıkınca, yani giysilerinden sıyrılınca ölen bir yaratıktı.”
Sayfa 60 - Cem Yayınevi, 19.Basım, Ağustos 2000·Kitabı okudu
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
... meselâ meşhur eshâptan ve vahy-kâtiplerinden olan ilk Emevî halifesi Muâviye'nin böyle bir muamelesini İbni Zi-l-Kela şöyle anlatmıştır: «Bir gün Muâviye'nin yanındaydım: Ermîniyye vilâyeti valisinden kendisine posta geldi; Muâviye vâlinin mektubunu okudu; hid. detlendi; sonra kâtiplerinden birini çağırdı ve ona "vâlinin tahrirâtı-na şöyle cevap yaz" dedi: - İdarendeki arâziye Türklerin akın ve yağma ettiklerinden, bunun üzerine arkalarından takip kuvvetleri sevkettiğinden ve bu tâkipçilerin yağma edilen şeyleri onlardan istirdâd etmiş olduklarından bahsediyorsun: Anan sana mâtem tutsun! Sakın bir daha öyle bir harekette bulunma, Türkleri kışkırtma ve onlardan hiçbir şey istirdâd etme! Çünki ben Resûl-Ullah Sall-Allâhu aleyhi ve Sellem'den işittim, buyurdular ki: "Türkler, Yavşan otu biten yerlere - yâni Avrupa'ya - kadar ilerliyeceklerdir."»
Sayfa 150 - Ötüken Neşriyat (7.Basım -2020)
Hemd
Hemdê bêhed ji bo wî Xwedayî re be ku me wek însan afi- randiye û ji bo em heq û batil ji hev nas bikin Qur’ana Pîroz û Resûlê xwe Muhammed ji me re şandiye.
Sayfa 7 - Ronya·Kitabı okudu
Dünyada kendisine sevdirilenler arasında güzel kokuyu da sayan Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem), insanların toplu olarak yaşadıkları yerlerin güzel kokmasını arzu ederdi. Buna karşılık çiğ soğan, sarımsak yiyen kimselerin camiye gelip halkı rahatsız etmemesini istemiş, mescidlerin yanında evlerin de günlük, mür, sa'ter (kekik) ve yavşan otu gibi güzel koku veren otlarla buhurlanmasını tavsiye etmiştir. Kendisi de insanların içine çıkacağı zaman, cuma günleri, elçileri karşılarken güzel koku sürünürdü. Saçlarında bulunan yirmi kadar beyaz tel, kullandığı kokuların etkisiyle kırmızı bir renk almıştı. Kendisine sunulan güzel kokuyu reddetmez, kokuların en güzelinin misk olduğunu söylerdi.
Sayfa 102
Ebû Hüreyre radiyallahu anh’den, Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem: “Yedi sınıf var ki Allahu Teâlâ kendi gölgesinden başka gölge olmayan bir günde onları kendi gölgesinde barındırır: Adil devlet reisi, Allah’a ibadet ederek yetişen delikanlı, gönlü mescitlere bağlı kimse, Allah rızası için birbirlerine seven ve bunun üzerine toplanan ve ayrılan kimse, şeref ve mevki sahibi güzel bir kadın kendisine arz-ı nefs ettiği halde “Allah’tan korkarım.” diye bu teklifi reddeden kimse, sağ elinin verdiğini sol eli duymayacak surette gizli sadaka veren kimse, kimsenin bulunmadığı yerde Allah’ı hatırlayıp da gözleri yaşla dolup taşan kimse” buyurmuştur. Buhârî ve Müslim