Tayfur Evsen

9/10
·280 syf.·
2022 56. kitabı
Eski toplumlarda da görüldüğü üzere, kimi zaman, kimi halklar, yaşantılarını idame ettirirken çocuklarına verdikleri eğitimi bir okul ortamından ziyade, kendi yaşantıları içerisindeki deneyimlerle ve pratik uygulamalarla vermektedirler. Yaparak-Yaşayarak Öğrenme modelinin aktif olarak kullanıldığı ve pratikte okuldan uzak ama teoride okulla benzer özelliklerin barındığı bir eğitim anlayışı içerisine girilmektedir. Bazen imkanların yeterli olmayışı bazen de okula ve eğitimcilere olan bakış açıları, toplumları ve bireyleri bu tarz eğitim anlayışlarına yönlendirebilmektedir. Küçük Ağaç’ın Eğitimi adlı kitapta, böylesi bir ortamda yapılan ve yapılabilecek bir eğitimin bireyler üzerinde ne gibi faydaları olabileceği üzerinden olaylara dayalı bir hikâye anlatımı yapılmıştır. Yaparak-yaşayarak öğrenmenin ne gibi etkileri olabilir? Bu tarz bir eğitimin akılda kalıcılığı olabilir mi? Öğrenme/öğretme aşamasındaki uygulanabilirliği ne düzeydedir? Tüm bu sorular yerli halkın, Çerokiler’in, bir bireyi olan Küçük Ağaç üzerinden okuyucuya aktarılmış ve cevaplar olayların akışı içerisinde okuyucuya sunulmuştur. Küçük Ağaç, önce babasını daha sonrasında ise annesini kaybetmiş olan 4 yaşındaki bir Çeroki’dir. Yerli halk tarafından nereye gönderileceğine karar verileceği sırada, Büyükbaba Wales ve Büyükanne Bonnie Bee tarafından yetiştirilmek üzere doğayla iç içe olacağı bir kulübeye götürülür. Bu andan itibaren, Küçük Ağaç’ın eğitimi başlamıştır. Yaşantısını sürdürmek için bitkilere ve doğaya dair öğrenecek çok şeyi vardır. Okuma-yazma konusunda bir becerisi ve bilgisi olmayan Büyükbaba, teorik eğitimden ziyade, pratik eğitim konusunda Küçük Ağaç’a rehberlik etmektedir. Günümüz şartları içerisinde kabul edilemeyecek olarak görülse de bahsi geçen zaman ve mevcut şartlar içerisinde normal
Eğitim
Küçük Ağaç'ın EğitimiForrest Carter · Say Yayınları · 202110,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·464 syf.·
2022 2. kitabı
·
Yüzyıllık bir yalnızlığın ensest ilişkiler batağına saplandığı ve sonunda korkulanın gerçekleşerek domuz kuyruklu bir çocuğun dünyaya geldiği Buendia ailesinin trajik öyküsünde, büyülü gerçekçi anlayışın baskın etkisi hissedilmektedir. Yer yer siyasi olmakla birlikte Latin Amerika’nın aile içi sorunlarına da değinilmiş, karakterler üzerinden bu sorunlara yüzeysellikten uzak bir eleştiri getirilmiştir. Büyünün ve gerçekliğin harmanlandığı Yüzyıllık Yalnızlık’ta, doğaüstü olaylara yer verilmiş fakat doğaüstü olanın normalleştirilmesi neticesinde okuyucunun zihnindeki gerçeklik algısı genişletilmiştir. Gabriel García Márquez, Buendilar’ın yaşantısını kibir, oburluk, öfke, kıskançlık, aç gözlülük ve tembellik gibi ölümcül günahlara dayandırmıştır. Sonuç olarak doğaüstü olayların, yıkıcı eleştirilerin, siyasi çatışmaların ve yozlaşmış aile içi ilişkilerinin bir yansıması kalmış, bu yansıma da soyun tükenmesiyle çabucak unutulmuştur. Detaylı İnceleme: kisa.link/Qeuh
Edebiyat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Puan vermedi·235 syf.·
2022 1. kitabı
Yalnızlık Dolambacı, kültürel antropolojik bir bakış açısıyla Meksika kültürünün bir portresini çizmiş, Meksika’nın ve Meksika insanının dramatik yalnızlığıyla birlikte çeşitli sorunları üzerinde durmuştur. Bunun neticesinde de her iki toplumun da benzer kültürel özellikleri taşıdıkları saptanmıştır. Tarihsel oluşum süreçleri ve toplum yapısı, birbirinden çok uzaklarda yaşayan ve yaşamış olan iki milletin ilginç benzerliklerini gözler önüne sermiştir. Detaylı İnceleme: kisa.link/Qeul
Antropoloji
Yalnızlık DolambacıOctavio Paz · Sabah Gazetesi Yayınları · 1997261 okunma
10/10
·464 syf.·
2020 18. kitabı
Hüsn ü Aşk, Aşk’ın yani dervişin Allah’a ulaşmak için verdiği mücadeleleri, çektiği ve çekmesi gereken çileleri, tarikat usulünü vb. birçok olay ve durumu anlatan bir mesnevi olarak karşımıza çıkmaktadır. Görünüş olarak beşeri aşkın anlatıldığı bu mesnevide, genel itibarıyla ruhani yürüyüş, kendi benliğini arama ve ilahi aşk konu edinmiştir. Olayların anlatımında sembolik ve Spiritüal anlatım tarzı hakim olmuştur. Anlatılan olaylarda, geçmişteki birçok dini hadise anımsatılmıştır. (Yusuf’un kuyuya atılması, İsa’nın çarmıha gerilmesi vs.) Hüsn, Allah’a ulaşma; Aşk, derviş, Kalb Ülkesi de Aşk’ın ulaşmaya çalıştığı gönül olarak sembolize edilmiştir. Detaylı inceleme: kisa.link/Qeum
Edebiyat
Hüsn ü AşkŞeyh Galip · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,680 okunma
Puan vermedi·238 syf.·
2020 16. kitabı
Günümüz aşiretlerinin ve söz meclislerinin Oğuzlara kadar dayandığını söyleyebiliriz. Ev kurma işinin büyük kısmı artık erkeğin omuzlarındadır. ‘’Yuvayı dişi kuş yapar’’ atasözü büyük ölçüde önemini kaybetmiştir. Başlık parası, yani ‘’kalın’’ diye adlandırılan ve erkek tarafının, kız tarafına nakit olarak ya da mal karşılığı ödeme yaptığı durum ise günümüzde hâlâ yer yer görülmeye devam eder. Büyük ölçüde değişim gösteren bu durum, altının veya başka bir malın sadece geline bırakılması şeklinde de görülmektedir. Bir bakıma gelinin rahatça yaşayabileceğinin, darda kalma durumlarında kullanabileceği bir teminattır. Beşik kertmesi geleneği neredeyse yok denecek kadar azdır ve yok olmaya yüz tutmuştur. İsim koyma geleneği sadece ismin manası düşünülerek ya da popülaritesi göz önünde bulundurularak verilmeye başlanmış, eski önemini ve titizliğini kaybetmiştir. Aile yapısında değişmeler tabi olarak görülmektedir. Kadına olan değer azalmaya başlamış ve kadın, günümüzde de hâlâ hak ettiği değeri bulamamıştır. Erkek evlat popülaritesi aşiret ailelerinde ve çevrelerinde devam etmektedir. Fakat modern aileler dediğimiz yapı içerisinde kadın ve erkek değeri birbirine eş tutulmaya çalışılır. Adak ve kurban geleneği İslami çerçevede devam etmektedir. Eski bir gelenek olmasına karşın, günümüzde kara giyinme de İslami bir durum olarak görülür. Cenazede yas tutmanın göstergesi olan kara giyinme, günümüzde İslami bir farz olarak lanse edilmektedir ve sadece yasları değil, hayatın genelini kapsamaktadır. Armağan verme geleneği ise çoğu zaman havadis adı altında devam etmekte ve iyi haber veren kişiye çeşitli armağanlar sunulmaktadır. Ayrıca mevlit vb. yemekler de armağan kapsamındadır. Detaylı inceleme: kisa.link/Qeun
Dede Korkut KitabıMuharrem Ergin · Boğaziçi Yayınevi · 20172,058 okunma
Reklam