Tuğçe Görmüşer

Allah hepimizi korusun albayım, korkulardan kurtarsın, amin.
Sayfa 323 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum, ben Van Gogh’un resmi değilim, öldükten sonra beni müzeye koyamazsınız, beni tanımalısınız; ki benden bahsedin, çocuklarınıza beni örnek gösterin.
Sayfa 318 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
meşakkat.
Zahmet. Sıkıntı. Güçlük. Dilimize Arapçadan geçmiştir. İkiye bölünmüş şeyin her bir parçası mânâsına gelen şıkk kelimesinden türetildiği rivâyet edilmektedir.
Sayfa 28 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
nâmütenâhi.
Nihâyeti olmayan. Sonsuz. Uçsuz bucaksız. Nâmütenâhî olarak dilimize Farsçadan geçmiştir. Fakat nihâyet kelimesinden türetilen ve sonlu mânâsına gelen mütenâhî kelimesi, aslen Arapçadır.
Sayfa 26 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Başkalarını mühim bulmayanlar, bir gün kendilerini de mühim bulmayanlarla karşılaşacaklardır; fakat bu hakikat, onların mühim bulmamış olduklarının mühim olduğu manasına da gelmez.
Sayfa 295 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam