Bugün sosyal medyanın ve modern yaşamın bize dayattığı "toksik pozitiflik" (her an mutlu görünme, sürekli başarma ve eğlenme zorunluluğu) dalgası düşünüldüğünde, bu kitap bir çölde vaha gibidir. Teber bize şunu hatırlatır: Hüzünlenmek, durup düşünmek, dünyanın gidişatından dertlenmek ve acı çekmek anormal bir durum değildir; aksine bu kadar deliliğin içinde insan kalabilmenin en normal yoludur.
MelankoliSerol Teber · Okuyan Us Yayınları · 2022205 okunma
Dostoyevski ; çocukluğunu ayyaş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirmiş olmasaydı, on altı yaşındayken annesini veremden kaybetmeseydi, babasına karşı ölüm haberini aldığında mutlu olabilecek derecede büyük bir kin duymasaydı, yirmi sekiz yaşında altı ay hapiste yattıktan sonra tam idam edilecekken bir rus çarı tarafından son anda affedilmeseydi, tıpkı annesi gibi veremli bir kadınla evlenip, akabinde onu da erken kaybetmemiş olsaydı, kumar borçlarını ödeyebilme uğruna normal bir insanın bir haftada okuyacağı kitabı üç günde yazmak zorunda kalmasaydı, belki de en önemlisi epilepsi hastası olmayıp, her an bir sara krizi geçirme ihtimalinin sırtına yüklediği yükten doğan stresle yaşamak zorunda kalmasaydı, ne o yazdığı şeyleri yazabilecekti, ne de biz yazdığı şeyleri okuyabilecektik. Belki de sayısız insan şu an olduğu gibi biri olamayacaktı onun yokluğunda. En azından ben aynı ben olamayabilirdim, bunu biliyorum. Acı bazı insanları güçlendiriyor, buna inanıyorum.
Bir Yıl, genç bir kadının “anımsamadığı” bir olay sonrası aniden, hesapsızca yaşadığı şehri bırakarak “gitme”siyle başlıyor. Girişte yazdığım gibi, biz her zaman “gitmek” isteriz ya, kitabın ilk sayfalarında bunun ne kadar basit olduğunu okuyorsunuz Victoire’da, haritayı eline alıp rastgele bir tren seçerek, cepte biraz parayla… Sayfalar ilerledikçe aslında bunun gitmek değil de “kaçmak,” hatta “kaybolmak” olduğunu anlıyorsunuz. Victoire kayboldukça, okuru da içine çekiyor, bir yandan da aslında hiçbir şeyin basit olmadığını görüyorsunuz.
Bazen cesaretiniz sizlerin kurtuluşu olabilir …SON
İnsanlar endişeleri korkuları ile yaşar kimi zaman pes etmek ister ama kimi zaman sevdikleri için hayata tutunmak zorundadır . Ama Güçlü olmak insanı her zaman olgunlaştırır . Küçük olabilirsiniz ama kocaman yüreğiniz varsa siz zaten erken büyümüşsünüz demektir . Her zaman CESARETLİ OLUN….
Bir bakıma kişisel gelişim kitabı gibi olmuş. ama motive etme adına akıcı bir kitap . Böğürtlen lekesinin böğürtlen yaprağı ile çıkarıldığını da öğrenmiş olduk . derdi yine derdin kendisinde aramak gibi....