Bu yazarın bana göre olmadığını 3. Kitabında anlamış oldum. İlk okuduğum kitap taş kağıt makastı ve atmosfer gerilimi çok güzel aktarılmıştı, ters köşe yeterliydi. İkinci kitap daisy darkerdı ve nefret ettim. Bu kitapta yine gereksiz tasvirler, gereksiz geçmişe dönüşler fazlaydı o yüzden sıkıldım açıkçası.. ters köşesi ters köşe olsun diye yazılmıştı sanki pek mantıklı değildi. Çok fazla tetikleyici unsur var toplu tecavüz, reşit olmayan kızlara tecavüz, hayvan istismarı var sanırım anlayınca atladım okumadım o yüzden çok emin değilim. Bu kadar tetikleyici unsuru ayrıntıyla gözümüze sokmasına değecek bi kitap değildi. Bu yazarı bir daha okumayı düşünmüyorum her kitabında çirkin ve toksik hikayeler var ve ters köşeleri, gerilimi yeterli değil.
Sosyal medyada görmemle meraklanıp aldığım, fazla bir beklentim olmasa da bayıldığım bir kitap oldu Kan Su Boya. Kitabımız kadın bir ressam olan Artemisia Gentileschi'nin hayatını şiir formatında bir olay örgüsü ile anlatıyor. Dili oldukça farklı ancak çok hoşuma gittiğini söylemek isterim.
Artemisia döneminin koşullarından, kadınların durmaksızın hor görülmesinden kaynaklı olarak bir sürü zorlukla karşı karşıya geliyor ve kitap boyunca biz babasının atölyesinde ressamlığa başlayan Artemisia'nın hayatının ilerleyişini, kendi eserleriyle var olmaya çalışma çabasını okuyoruz. Sürekli kendini geliştirmeye olan isteği, üretmeye olan arzusu ve kararlı yapısı o kadar etkileyiciydi ki Artemisia'nın karakterine imrenmemek mümkün değil diye düşünüyorum.
Bir uyarı geçmek isterim: Artemisia'nın başına gelenler oldukça ağır ve bazı okurları etkileyebilecek, tetikleyebilecek şeyler. Bu sebeple okumadan önce kısa bir araştırma yaparak okuyup okumama konusunda karar vermenizi öneririm çünkü travmatik şeyler geçiyor başından. Ayrıca küçük yaştaki okurların okumaması taraftarı olduğumu da belirtmek isterim.
Ufak bir not: Daha sonrasında ressamın hayatını daha detaylı öğrenebilmek için bazı podcastler dinledim ve kitapta bazı noktaların kurgusallaştırılmış olduğunu fark ettim. Dolayısıyla bitirdikten sonra başka kaynaklardan da Artemisia Gentileschi hakkında bilgileri araştırmanızı, ve en önemlisi de eserlerini inceleyen videoları izlemenizi kesinlikle öneriyorum. Bambaşka bakış açıları, farklı farklı detaylarla resmetmiş eserlerini.
Kan Su BoyaJoy McCullough · Yabancı Yayınları · 2023147 okunma
Yayınevine roman için “Bu kitapta basım hatası var” şikayeti iletilmiş pek çok kez. Nasıl okunacağını bilmiyorsanız evet basım hatası olduğunu düşünebilirsiniz. Kitapta iki ayrı kişiye ait günlük var. Soldaki sayfalar tamamen erkek kişiye ait, sağdaki sayfalar ise tamamen kadın kişisine ait. İki okuma şekli var. İsterseniz sadece soldaki sayfaları okuyarak kitabı bitirip, tekrar baştan sağdaki sayfaları okuyarak tekrar bitebilirsiniz. Ya da zaten eşzamanlı gidiyor. Önce aynı günü erkeğin gözünden sol sayfayı okuyarak, sonra aynı günü kadının gözünden sağ sayfayı okuyarak ilerleyebilirsiniz. Ben bu ikincisini yaptım.
Gerçek kişilere ait günlük olmasa da günlük okumak gerçekten çok keyifliymiş. Günlük türünde olan başka kitaplar bulup okuyabilirim aslında. Yazım dilini ve hikayeleri çok beğendim. Aynı olayları iki farklı insanın gözünden okuyunca bu kadar farklı olmasını beklemiyorsun aslında. Gerçek hayatta da bunun olabileceğini düşünmek insana biraz farklı hissettiriyor.
Benim romanda sanırım en çok takıldığım kısım kadın karakterinin abisine karşı olan fazla saplantısı demek istiyorum ben. Gerçek hayatta da insanların aile bireylerine bu kadar saplantılı olması hep tuhaf gelmiştir. Bu karakter belki gerçek hayattakilerden biraz fazla olabilir. Okurken çok sinirlendim çok gerildim.
Neyse ki bu bir kitaptı ve bitti. Sakince uyuyabilirim.
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
Kings of Anarchy MC: New Mexico serisinin ikinci kitabı ve yine oldukça aklı başında bir kadın karakter okudum ya :D
Baffle kulübün başkan yardımcısı 33 yaşında onun hikayesi ilk kitap çiftinin tam evlendiği sırada başlıyor . Adamın aile geçmişi dram dolu birde kulüpte asla istememesine rağmen üyelerden birinin kızı adama kitlenmiş . Ve tonla insan konu ile ilgili baskı yapıyor adama ona kitlenen kız zaten aşırı sinirimi bozdu . Neyse bunlar Başkanın düğünü için Vegas'ta otelde Nell'i neredeyse tecavüz edilecekken kurtarıyor . Bunlar karşılıklı konuşup birbirlerinin işi görülsün diye faydasal bir evlilik yapıyorlar . Sonra kulübe dönülüyor ve adam göz koyan kız ve onu destekleyenlerin olayları var tabi . Fakat bizim çift oldukça sakin kızın aile geçmişi ayrı nahoş ve kızın mesleği metal işçiliği çokta başarılı zengin bir hatun çıkıyor . Bu şekil bazı olaylar var yine ama sonda burada bir miktar aksiyon olsa bile ilk kitap ayarında aktı gitti .
Selamlar. Bu kitabı sevdim mi sevemedim mi bilmiyorum. Okurken keyif aldım, kitap akıcıydı ama diğer yandan bazı şeyler önceki kitaplara nazaran çok hızlı işlenmiş gibi geldi bana.
Ben önceki kitapları dark romance’ten çok psikolojik gerilim olarak nitelendirmenin daha doğru olduğunu çünkü bu kitaptaki karakterlerin de olayların da romantize edilmemesi gerektiğini düşünüyordum. Bu kitapta ise olaylar tamamen romantizme dönüyor. İki kitap arasındaki bu değişimin böyle birden olmasını ben pek sevemedim
Elder ve Pim’in ilişkisinin gelen olarak ne kadar tartışmaya açık olduğu hepimizin malumu. Bir önceki kitabın sonunda yaşananlardan sonra Pim’in Elder’a bir mektup yazması ve otelden ayrılmasını okumuştuk. (Pim’in yanına hiçbir şey almadan oteli terk etmesi saçmalıktı ama bu kısmı geçeceğim.) Pim’in yaşadığı aydınlanma çok ani geldi bana. Bir önceki kitapta Pim “Yalnız başıma bu dünyada ayakta kalamam” gibi bir motivasyonla Elder’ın yanında kalmaya kararlıyken bu kitapta Elder’a inanılmaz aşık olduğunu fark ediyor ve ona bu işkenceyi çektiremeyeceğini düşünerek gitmeye karar veriyor. Hangi ara bu kadar aşık oldun ?! Hadi onu da geçtim neyine aşık oldun ? Sana sürekli ültimatom veren, benim gemimde kalacaksan benim dediğimi yapacaksın modunda takılan, düşüncelerini sanki hakkıymış gibi talep eden, sana tecavüz etmiş bir adamın neyine, hangi ara bu kadar aşık oldun ? Yani bütün bu yaşananlar düşünüldüğünde Pim’in bu aşık halleri ve ben onu iyileştirebilirim tripleri bana inanılmaz saçma geldi. Önceki kitaplarda Pim’in gücüne, kararlılığa, ayakta kalma ve adapte olabilme yeteneğine ne kadar hayran kaldıysam bu kitaptaki birbirinden manasız düşüncelerine o kadar sinir oldum. Pim zeki bir kadındı. Bu kitapta ise inanılmaz aptalca kararları var.
Pim’le ilgili saçma bulduğum
Sabia ve Fikret Köy Enstitüsü' nde okuyan iki öğrencidir. Birbirlerini severler, ileride mutlu bir yuva kurmanın hayalini kurarak mezun olmayı beklerler.
Fakat hayat onları beklenmedik yaşantılara sürükler. Fikret' in okumasına ,öğretmen olmasına vesile olan ustasının yiğeni Leyla köy ağasının oğlu tarafından tecavüze uğrar ve hamile kalır. Fikret ustasına gönül borcunu ödemek için Leyla ile evlenir.
Leyla ile evliliğini bebek doğduğunda bitireceğini, Sabia' dan onu beklemesini ister.Sabia mezun oluncaya kadar onu bekler ancak Fikret geri dönmeyecektir.Sabia bir gün Fikret' in evine gider. Ondan onu sevdiğini, bebeğin ondan olmadığını duymak ister. Ancak Fikret kızının kendi kızı olduğunu söyler. Sabia yıkılır ve bir daha hiç karşılaşmazlar.
Fikret kızının adını Sabia' yı daima yanında hissetmek için Sabia koyar. Sabia' ya olan aşkının hiç bitmeyeceğini ve kendisini asla sevmediğinin farkına varan Leyla arkasında bir şiir bırakarak intihar eder.Fikret yıllarca öğretmenlik ve yazarlık yaparak kızını büyütür.
Sabia ise öğretmenlik yaparken kocasını terk eden, ailesi tarafından reddedilen bir kadın ( Aynur )ve oğlunu (Tarık)evine alır. Bir süre sonra Aynur ölür ve Sabia Tarık' ı okutur, büyütür, onun manevi annesi olur. Sabia hayatı boyunca sevgisini kalbine gömer ve hiç evlenmez. Dergilere yazılar gönderir ve isminin gizli kalması için adını Nedret olarak değiştirir.
Tarık annesini 80 öncesi karışık dönemden korumak için hastaneye yatırır. Nedret' in doktoru ise Fikret' in kızı Sabia' dır. Babasının kitap ayıracının aynısını Nedret' te gören Sabia şüphelenir. Derin bir araştırma ve itiraflar sonucu Nedret' in Sabia olduğunu, kendisinin tecavüz çocuğu olduğunu öğrenir.Bu arada hapishanede olan babasının yazdığı mektuplar eline geçer. Bu aşkta herkesin masum