Öncellikle söyleyeyim korku, gerilim tarzında kitapları nadiren okuyorum, çünki çok korkuyorum, katil ya da suçluyu öğrendiğimde gözlerim yaşla doluyor, ama bu kitap hiç korkulu değildi. Hatta şöyle söyleyeyim suçluyu tahmin etmek kolaydı, ya da ben artık bu tarz polisiye, gerilim kitaplarında bazı ipucular yakalamağı öğrenmişim.
Ama kitabı gerçekten heyecanlı bir şekilde okuyorsun, zaten sayfa sayısı az olduğu için çok hızlı okunuyor, 1 günde bitiyor. Beni rahatsız eden kısım yazarın "İş arkadaşı" kitabının sonunda da öyle olmuştu, hani en büyük suçlu cezasını çekiyor, diger daha hafif suçlu ise "iyi" bir karakter gibi gösteriliyor ve bundan sonra mutlu bir hayat yaşıyor, yani ceza almıyor, bir gerekli tedbir görülmüyor, tek barışmadığım kısım o.
Kitapta karakterler arasında düşüncelerim şöyle.
İlk önce anne yani Erika'nın evlatları arasında ayrıcalık yapmasını, Liam'ı Hannah'dan daha çok sevmesini okurken biraz ebeveynliğini eleştirdim. Ama Erika'nın oğlunun hoşlandığı kızların başına bir şey gelmesin diye kızları uyarmasını, oğlunun ne kadar tehlükeli olduğunu bildiği için kızları korumasını okumak çok iyi hissetdirdi. Diğer karakterler hakkında bence birşey söylemem gerekiyor, spoi vermiş olurum, kitap polisiye tarzında olduğu için bunu kendiniz okurken daha iyi bulursunuz. Bu kitapta resmen "sosyopat" ve "psikopat" arasındakı farkı öğrendim, yeni bir tecrübe edindim diye bilirim hshshjdjd. Ve dahası bu kitapta genlerin çocuk gelişiminde ne kadar kuvvetli bir sebep olucağını öğreniyoruz.
Birde yazarın henüz ikinci kitabını okumağıma rağmen artık şu neticeyi çıkarıyorum. İlk başta herşey bariz görünüyor gibi oluyor, şöyle düşünüyorsun e biz bulduk zaten suçluyu, henüz 140 sayfa var, daha ne okuyacağız acaba ama kitap seni kandırıyor, başka hikayeler