10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 22:46
(Ders niteliğinde bir kitap. En çok da ebebeyinler için öneririm. Çocukların kıymetini bilip o gizli seslerini duyup, görelim...) Kitabın ana konusu çocuk istismarları kızı erkeği yok bu durumun kitabın içinden bunu anlıyorsun. Olmuş olanlar ve olmuş olanların sonuçlarını anlatıyor. Bilgilenme ve tedbir almak iyidir. Bu kitabı tavsiye eden çocuk psikiyatri arkadaşım "dikkat edilmediğinde hastane koridorlarının böyle mağdurlarla yüzleştiğini,ne kadar görmezden gelinse, inanılmasa da, bunlar gerçek ve biz hastanede bunlarla yüzleşiyoruz. hiç birşey yapamıyorsanız farkındalığınız olsun,okuyun öğrenin böyle gerçeklerde var "demişti Sessiz Çığlıklar Ali Kuzu (Gazeteci)
Duygu ve Düşünce
Sessiz ÇığlıklarAli Kuzu (Gazeteci) · Eftalya Yayınları · 201832 okunma
8/10
·288 syf.·
2026 36. kitabı
Öncellikle söyleyeyim korku, gerilim tarzında kitapları nadiren okuyorum, çünki çok korkuyorum, katil ya da suçluyu öğrendiğimde gözlerim yaşla doluyor, ama bu kitap hiç korkulu değildi. Hatta şöyle söyleyeyim suçluyu tahmin etmek kolaydı, ya da ben artık bu tarz polisiye, gerilim kitaplarında bazı ipucular yakalamağı öğrenmişim. Ama kitabı gerçekten heyecanlı bir şekilde okuyorsun, zaten sayfa sayısı az olduğu için çok hızlı okunuyor, 1 günde bitiyor. Beni rahatsız eden kısım yazarın "İş arkadaşı" kitabının sonunda da öyle olmuştu, hani en büyük suçlu cezasını çekiyor, diger daha hafif suçlu ise "iyi" bir karakter gibi gösteriliyor ve bundan sonra mutlu bir hayat yaşıyor, yani ceza almıyor, bir gerekli tedbir görülmüyor, tek barışmadığım kısım o. Kitapta karakterler arasında düşüncelerim şöyle. İlk önce anne yani Erika'nın evlatları arasında ayrıcalık yapmasını, Liam'ı Hannah'dan daha çok sevmesini okurken biraz ebeveynliğini eleştirdim. Ama Erika'nın oğlunun hoşlandığı kızların başına bir şey gelmesin diye kızları uyarmasını, oğlunun ne kadar tehlükeli olduğunu bildiği için kızları korumasını okumak çok iyi hissetdirdi. Diğer karakterler hakkında bence birşey söylemem gerekiyor, spoi vermiş olurum, kitap polisiye tarzında olduğu için bunu kendiniz okurken daha iyi bulursunuz. Bu kitapta resmen "sosyopat" ve "psikopat" arasındakı farkı öğrendim, yeni bir tecrübe edindim diye bilirim hshshjdjd. Ve dahası bu kitapta genlerin çocuk gelişiminde ne kadar kuvvetli bir sebep olucağını öğreniyoruz. Birde yazarın henüz ikinci kitabını okumağıma rağmen artık şu neticeyi çıkarıyorum. İlk başta herşey bariz görünüyor gibi oluyor, şöyle düşünüyorsun e biz bulduk zaten suçluyu, henüz 140 sayfa var, daha ne okuyacağız acaba ama kitap seni kandırıyor, başka hikayeler
1000Kitap
Kusursuz ÇocukFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 2026777 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·254 syf.··
2026 38. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 15:44
“Görünmeyen, bilinmeyen biriyle baş etmem imkânsızdı.İnsan bilmediği bir tehdide nasıl karşı koyar? Ne yapıp hazırlanır, tedbir alır? Bütün büyük felaketler hep bilinmeyen, beklenmeyen başa gelince ortaya çıkmaz mı?” Ve işte serinin beşinci kitabı. Bence serinin en büyük sürprizi katilin kim olduğu falan değilmiş… baş karakterimizin adını öğrenmekmiş. Gerçekten dört kitaptır bunu merak ediyordum ve sonunda beşinci kitapta öğreniyoruz: Burçak Veral. İncelemenin devamında ismi kullanacağım o yüzden bunu bilerek okuyun lütfen çünkü ben ilk gördüğümde inanılmaz mutlu oldum. Daha kitabın ilk sayfalarında görünce “nihayet!” diye tepki verdim resmen. Açık ara seride en sevdiğim kitap bu oldu. Okurken o kadar çok güldüm ki… artık bu seri benim gözümde tam sitcom tadında queer bir polisiye serisine dönüştü. Karakterlerin diyalogları, birbirleriyle olan enerjileri, o absürt ama sıcak atmosfer gerçekten insanın içini ısıtıyor. Özellikle Gönül, PonPon, Hüseyin, Hasan ve kulüpteki diğer kızlar… onları okurken karakter değil de uzun zamandır tanıyormuşsun gibi hissediyorsun. Yazarın en sevdiğim yanı tam da bu sanırım; okuru o grubun bir parçası gibi hissettirebilmesi. Bu kitapta olaylar Burçak’ın bir televizyon programına katılmasıyla başlıyor. Program sırasında homofobik bir izleyicinin nefret ve tehdit söylemleriyle karşılaşıyor ve ardından cinayetler işlenmeye başlanıyor. Katil, queer bireylerin toplumun huzurunu ve ahlakını bozduğunu düşündüğü için kitabın adı da “Huzur Cinayetleri” olmuş. Bu defa saplantılı bir takipçiyle karşı karşıyayız ve o gerilim hissi diğer kitaplara göre daha kişiseldi bence. Artık yazarın diline alıştığım için katili tahmin etmek benim için çok zor olmadı. Kitabın ortalarına bile gelmeden kim olduğunu az çok çözebildim ama bu durum okuma keyfimi hiç
Huzur CinayetleriMehmet Murat Somer · Dedalus Kitap · 2022122 okunma
Önce tedbir, sonra tevekküldür.
Puan vermedi·224 syf.··
2026 36. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 23:27
" Elmaslar sultanlar içindir. Peki ya elmaslar sultanlardan başkasının olursa? " İskender Pala' dan okuduğum ilk kitap Soygun oldu ve dürüst olmam gerekirse beklediğimden çok daha sürükleyiciydi. Kitap Sultan Mahmut döneminde Kaşıkçı Elması’nın çalınması etrafında dönüyor ama sadece bir soygun hikaye değil; içine aşk, ihanet, korku ve o dönemin bütün karışıklığı yedirilmiş. Özellikle eski İstanbul anlatımları çok hoşuma gitti, okurken her sahne gözümde canlandı. Beni en çok etkileyen ve içimi burkan şey, o dönemde Türk mezarlarına yapılanlardı.Mezarlardan çıkarılıp kemiklerinin yakılması gerçekten korkunç bir detay... O kısımları okuyunca dönemin ne kadar acımasız olduğunu daha iyi hissettim. Sadece savaş veya siyaset değil, insanların yaşadığı o saf korku ve nefret de çok iyi yansıtılmış. Porsuk (Zahid) ve Tavşan (Rila Hatun) hikayesi de kitabın en etkileyici taraflarından biriydi. Aralarındaki bağ çok güzel işlenmişti ama hikayelerinin o şekilde bitmesine gerçekten üzüldüm. Özellikle Filik-i Eteryan’ın onlar üzerindeki etkisi... Genel olarak kitabı okurken sıkılmadım, sürekli "sonra ne olacak?" diye merak edip durdum. Çok beğendim, Kesinlikle tavsiye ederim ... Şimdi sıra diğer İskender Pala kitaplarında :)
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,202 okunma
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
10/10
·71 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 04:24
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu ilk sayfalarından itibaren beni düşüncenin içine çekti. Basit görünen cümlelerin altında koca bir hayat, koca bir dünya vardı. Okurken altını çizdiğim her satır sanki ayrı bir kapı açtı. “Çin, bir ülkeden çok bir gizdir.” cümlesiyle başlayan bu yolculuk aslında sadece bir coğrafyayı değil, insanın iç dünyasını da anlatıyor. Çünkü kitap boyunca şunu hissettim: İnsan da en az dünya kadar çözülemeyen bir giz. “Yaratılış olarak hepimiz kardeş doğarız ve eğitimle farklılaşırız” derken, insanın aslında ne kadar benzer başladığını ama zamanla nasıl ayrıştığını çok sade bir şekilde anlatıyor. Bu sadelik kitabın en güçlü yanı. Bir yandan da sürekli bir denge arayışı var: Hakikat mi, huzur mu? İçtenlik mi, tedbir mi? “Hakikat yaralar… bu yüzden bazen susmalı” düşüncesi beni en çok düşündüren yerlerden biri oldu. Çünkü doğruyu bilmek her zaman iyi hissettirmiyor. Bazen insanı ayakta tutan şeyin bile bir “yalan” olabileceği fikri oldukça çarpıcıydı. Kitapta geçen şu düşünce de uzun süre aklımda kaldı: “Önemli bir görevi yerine getirmek, önemli biri olmaktan yeğdir.” Günümüzde herkes “önemli biri” olmaya çalışırken, aslında asıl değerin yaptıklarımızda saklı olduğunu hatırlatıyor. Oyuncak fabrikası sahnesi ise bambaşka bir derinlik taşıyordu. Birbirinin aynısı olan nesnelerin, sevgiyle ve hayal gücüyle nasıl farklılaştığını anlatırken aslında şunu söylüyordu: İnsanı insan yapan şey, yaşadığı hikâyeler. “İmgelem olmasaydı birbirimize fazlasıyla benzer olurduk” cümlesi, kitabın özeti gibi. Çünkü gerçekten de bizi farklı kılan; kurduğumuz bağlar, hissettiklerimiz ve anlam yüklediklerimiz. Bayan Ming’in sözleri ise birer nasihat gibi değil, daha çok hayatın içinden süzülmüş gerçekler gibi: “Sen kibar davran ama minnettarlık bekleme” “Her gün ilerlemeyen insan
İnceleme
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma