Yunus Emre gibi gönle dokunan bir şairin varlığından haberdar olmak, şiirlerine ulaşabilmek ne büyük nimet. Her bir kelamının nasıl da içtenlikle söylendiği âşikar.
Zaman zaman uyumadan evvel sesli kitap dinlediğimde uykuya daldığım an kitabın sesiyle uyanıyorum. Sonrasında geriye sarıp dinlemeye devam ediyorum derken böyle iki-üç döngüyle kitabı her bir gün tekrarlı olarak uykumda hatmetmiş oluyorum :") Yine de böyle akşamlar daha bi' huzurlu oluyor, böyle kapanan gözler daha dinlenmiş uyanıyor.
Tutmaya güç yettireceği zannında, gafletinde bulunması denebilir. İstiyorum ve yapabilirim inancı muhakkak olmalı ancak bir o kadar da acziyetimizi de hatırda tutmak gerekir. Kader inancı zayıf olunca son raddeye kadar gitmek zorunda hissediyor insan kendisini. Yapamazsam, olmazsa benim kabahatim demek ve böyle diyecek olanların varlığından haberdar olmak insanı beyhude bir çabaya itekliyor. Halbuki olanda da olmayanda da bir hikmet muhakkak vardır diyerek hırs yapmadan, yalnız azim ve niyetle Allah rızası için yol alınırsa canı pahasına tutunmak gibi bir zorunlulukta kalmayacaktır.
İnsan bazen her şeyi kendi omuzlarında taşımak zorundaymış gibi hissediyor. Oysa her şeyin bizim kontrolümüzde olmadığını kabul etmek de bir teslimiyet ve huzur aslında. Elinden geleni yaptıktan sonra sonucu hikmete bırakabilmek, insanın kendine yüklediği o ağır yükü hafifletiyor.