Sonra milletin beni bir mezara tıktıklarını filan düşündüm, mezar taşında adım filan yazılıydı. Çepeçevre ölmüş heriflerle sarılmış durumda. Vay canına, öldüğünüzde işinizi gerçekten bitik yani! Ah nerede o günler, gerçekten öldüğüm zaman, şöyle aklı başında biri çıkıp beni denize filan atıverse, ne iyi olurdu. Ne yaparlarsa yapsınlar da, beni lanet bir mezara tıkmasınlar. Pazar günleri millet gelip karnınızın üstüne bir sürü çiçek koyacak, daha bir sürü zırvalık. Öldükten sonra çiçeği kim ne yapsın? Yani...
Her yerde olup da hiçliğin ortasında kaybolan ruhlar gibiyim. Arkadaşlarıma karşı farklı, kendime karşı bambaşkayım. Neden beni bilmelerinden böylesine korkuyorum ki? Onları kaybetmek umurumda olmamalı, kaybettim de. Sadece kendime soruyorum. Benim gibi bir arkadaşım olsa ne yapardım diye. Ondan uzaklaşırdım.