îslami kaynaklarda Ömer’le ilgili özetle şunlar anlatılıyor: Kendisi sıkça Muhammed’e başvurup içki hakkında yasaklayıcı ayet ister. Bu arada ilkin Bakara suresindeki, “Şarap ve kumar hakkında senden sorarlar. De ki, her ikisinde insanlar için hem büyük günah, hem de yararlar vardır; ancak bunlardaki günah yararlarından büyüktür” ayeti iner ve Hz. Muhammed hemen durumu Ömer’e bildirir, onu sevindirmek ister. Gel gelelim Ömer bunu yeterli bulmaz ve “Ya rab, bize içki hakkında doyurucu ayet gönder” isteğini tekrarlar. Bu aşamadan sonra Nisa suresinden “Sarhoş iken namaza yaklaşmayın” ayeti iner ve Muhammed bunun da haberini Ömer’e bildirir. Elbette ki bu sadece namazla alakalı olduğu için Ömer yine tatmin olmaz ve “Ya rab, içki konusunda bize tatminkâr ayet gönder” sözünü bir daha tekrarlar. Bu sefer Maide suresindeki “Şarap, kumar, tapılmak için dikilen taşlar, fal okları şeytan işi birer pisliktik...” ayeti iner ve önceki ayetler gibi Hz. Muhammed bunu da Ömer’e bildirir. Bu kez Ömer, “Yeter Allah’ım; artık vazgeçtik. ..” diyerek memnuniyetini dile getirir. Ömer’in bu memnuniyetinden sonra içki ayetleri sona erer.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu gençlik eserimi karıştırırken, bugünün 20 yaşındakilerini düşünüyorum. Biz, nasıl idealler, heyecanlar, vatan ve yurt aşkı ile kendimizi yoğurarak yetişmişiz. Bugünküler de nasıl afaki hevesler peşinde koşuyorlar.
Cumhurbaşkanlığı forsunun tanımı ilk olarak 1925'te çıkarılan Sancak Talimatnâmesi’nde yapılmış, şekli ve biçimi belirlenmiştir. Buna göre ay yıldızlı bayrağın sol üst köşesinde ortada on altı ışınlı güneş ve etrafında on altı yıldız bulunur.
Bu çizimin kaynağı bilinmiyor fakat Mustafa Kemal Paşa’nın 1922'de İzmir’e girerken otomobiline asılan flamanın ilham kaynağı olması imkân dâhilinde görünüyor. Bugünkü forsa çok benzeyen bu flama, hâlen Anıtkabir müzesinde sergileniyor.
Fors, şimdiki biçimini 1925'te çıkarılan talimatnamenin devamı olarak 1936 ve 1985'te çıkarılan kanunlarla almıştır.
Forstaki güneşin sonsuzlugu ve dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni, onu çevreleyen on altı yıldızın ise on altı büyük Türk devletini sembolize ettiği yolundaki yorumlar ilk defa 1969 yılında gündeme gelmiştir. Tekin Erer, bir makalesinde on altı büyük Türk devletinden bahsetmiş, Akip Özbek de Türkiye Cumhurbaşkanlığı Forsu ve Taşıdığı Anlam adıyla kitap yayınlamıştır.
Kaynağı belli olmayan ve tamamen yazarın hayal ürünü olarak ortaya atılan bu izahlara, o tarihlerde ilk itiraz da merhum Nihal Atsız’dan gelmiştir. Atsız, 1969 yılının Mayıs ayında yayınlanan Ötüken dergisinde bunu bir masal olarak nitelendirmiş ve bu tür izahların Türk tarihinin yanlış yorumlanmasına sebep olacağını söylemiştir.
Nasıl bir yanlışlık?
Atsız’ın savunduğu temel görüş, Türk tarihini kesintisiz yorumlamak gerektiğidir. "Türkiye Cumhuriyeti gökten zembille inmemiştir, Osmanlı Devletinin bir devamıdır." Osmanlılar da Anadolu Selçuklularının ve böyle devam edip gider. Hatta on altı devlet içine alınmayan Karakoyunlu, Akkoyunlu, Memlukler gibi Türkler tarafından kurulan ve yaşatılan pek çok devletin sanıldığından daha büyük olduğunu savunur. Dahası o, Türk devletlerini sayı vererek ögretmenin toplumsal
"Sana satranç taşları hakkında ne söylediğimi hatırlıyor musun? Senin hangi taş olduğunu bilmediğimi söylediğim zamanı?"
"Evet."
Gözlerini onunkilere dikmek için başını çevirdi. "Sen o tahtadaki kraliçesin, Amara. Sen benim en güçlü taşımsın fakat aynı zamanda en savunmasız olansın. Eğer seni alırlarsa, sonunda beni de elde ederler ve oyun sona erer..."