onaa yapın! julia'ya yapın! bana değil, julia'ya. ona ne yaparsanız yapın! umurumda değil! yüzünü yırtın, etlerini parçalayın. bana değil! julia'ya! bana değil!
"insanlar ölmekte olduğunuzu sanırlarsa, bütün dikkatlerini size veriyorlardı.
bu gün sizi son kez görüyor olma ihtimalleri varsa, sizi gerçekten görüyorlardı. çek defterleriyle ve radyo şarkılarıyla ve dağılmış saçlarıyla ilgili her şey pencereden uçup gidiyordu.
bütün dikkatleri sizde oluyordu.
insanlar kendi konuşma sıralarını beklemek yerine sizi dinliyorlardı."
hemşiresine sevdalanmış hastaya bu aşkın imkansız olduğunu anlatmaya çalışan kitap kahramanlarından birine feridun zaimoğlu şu sözleri söyletir:
sen bir hastasın ve bunun sonucu olarak da yataysın, çünkü tanıma göre sen yatanlara dahilsin. bir hemşire ise dikeydir, o senin yatağını yapar, yemeğini yatağına getirir ve serumunu değiştirir ya da sana bir iğne vurur. o, ayaktadır, sen yatıyorsundur, yatay olanlar dikey olanlarla kolay ilişki kuramazlar...