Kulun Yaradan'a Arz-ı Hâli...
Puan vermedi·96 syf.·
2026 29. kitabı
Bu kitapla yollarımızın kesişmesine ne kadar şükretsem az... Uzun zamandır bir kitaba inceleme yazmamıştım, ama bu kitap... incelemesiz bırakamazdım:) Sadece 94 sayfacık bir eserin insanın kalbinde bu kadar geniş bir yer açabileceğini tahmin etmezdim. Hâce Abdullah Herevî’nin o duru ve samimi yakarışlarını okurken, bitsin istemediğim için adeta bir kaplumbağa edasıyla, kelimeleri erite erite okudum. Edebî zevkle manevi derinliğin bu denli zarifçe harmanlandığı çok az eser vardır. Kelimelerin aceleye getirilmediği, ruhun durup soluklandığı bir sığınak arayan herkes bu samimi münâcâta kalbini açmalı. Ben kendi adıma söyleyeyim okurken inanılmaz bir lezzet aldım ve sizin için de öyle olmasını temenni ediyorum:) Benim tavsiyem sizin için ne ifade eder bilmiyorum ama :)) gerçekten bu kıymetli eserin mutlaka okunması lazım diye düşünüyorum. Keyifli okumalarınız olsun...
1000Kitap
MünâcâtnâmeHace Abdullah-ı Ensari · Sufi Kitap · 202548 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:10
Asıl adı Hatice Saadet Derviş ve Nazım Hikmet'in çocukluk arkadaşı olan Suat Derviş, döneminin siyasi ve toplumsal mücadelesini tüm mağduriyetine rağmen bırakmayan gazetecilerdendir. Buna ek olarak Devrimci Kadınlar Birliği'nin Kurucusu olmuş ve kadın hakarıyla ilgili çalışmalarıyla iz bırakmıştır. Paylaşmakta olduğum bu kitapta iki roman bulunmaktadır. Kitaba adını veren "Onu Bekliyorum" ilk kez Cumhuriyet gazetisinde, ikinci roman olan "Büyük Ateş" de Son Posta gazetesinde tefrika edilmiştir. Daha önce paylaştığım Hiçbiri romanında olduğu gibi, bu iki hikayede de aşkla sınanan kadınların dünyasını anlatır. Her iki romanın da ortak noktası evliyken başka bir adama aşık olan ya da olduğunu zanneden kadınların duygusal çalkantılarıdır. Zira Hiçbiri de benzer bir konuya sahiptir. Özellikle "Onu Beklerken" bölümünü okurken ekstra gerildiğimi hissettim. Kocasına duyduğu aşk yüzünden yeteneğinin köreldiğine inan kadının buhranı bana "aklını başına topla be kadın" dedirtti durdu. Kadınlara olan duyarlılığına, yaşam hikayesindeki mücadeleye büyük saygı duymakla birlikte sürekli kadınların sadakatle sınamasını konu edinmesiyle, açıkçası Suat Derviş'in donanımının altında kaldığını düşünüyorum. Kadının toplumdaki yerini, haklarını, varlığını vurgulayan daha dikkat çekici hikayeler oluştursaydı, dönemin toplumsal ve siyasi yapısını dahil ederek tarihsel bir boyut kazandırsaydı gazetecilik kimliğiyle daha uyumlu olacaktı görüşündeyim. Her ne kadar hikayeleri kadının özgür seçim hakkına değinse de, sanıyorum ki daha güçlü içerikler okumak beni daha fazla etkilerdi. Suat Derviş romanlarını, kalemi temenni ettiğim keskinlikte olmasa da, akıcı anlatımıyla dinlenmek için okunabilecek keyifli romanlar olarak görüyorum. Siz de küçük bir mola vermek isterseniz
Onu BekliyorumSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2020125 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Sevgiyi hiç görmemiş bir insan, gerçekten sevebilir mi?”
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
HİÇBİRİ SUAT DERVİŞ Cavide… Annesi ve babası tarafından terk edilmiş, halasının evinde büyümüş, kuzeni Neriman ile anlaşamayan, hiç sevilmediği için sevmeyi bilmeyen; hoyrat, hırçın, yalnız, sevgisiz, zalim Cavide. Annesi mutsuz evliliği yüzünden geçmişte tanıştığı unutamadığı Danyal ile kaçar; evini, kızını, eşini terk eder… Gururu zedelenen Ali, minicik kızını bırakarak Avrupa’ya gider. Çocuğunu ablasına emanet eder, iyi bir aile terbiyesi alması için… Suzan içinse Cavide, o ahlaksız kadının kızıdır. Kuzeni Neriman ise ona karşı derin bir kıskançlık içindedir. Zaman akar, Cavide zarif bir genç hanım olur. Çocukluğunda görmediği sevgi, hissetmediği güven ve yaşadığı yalnızlık onun karakterini şekillendirir. Cavide zalim, hırçın ve soğuk görünür; fakat bu sertliğin altında aslında yıllarca bastırılmış bir sevgi ihtiyacı vardır. Sevilmeyen bir çocuk büyüdüğünde, sevgiyi aramak yerine kendini korumayı seçer.İnsanlara yaklaşmak yerine duvarlar örmeyi tercih eder. Tüm benliği kendisiyle dolu olan Cavide’ye hayat bir gün aşkı hissettirir. O zaman tüm terk edilişlerini, tüm yalnızlığını affeder… Lakin karşılıklı olan bu sevgiye yine zalim hayat mani olacaktır. Cavide’nin yaşadığı aşk da onun için yalnızca bir aşk değildir; yıllarca alamadığı sevgiyi ilk kez tatma, kendini değerli hissetme arzusudur. Ama Suat Derviş burada romantik bir hikayeden çok, hayatın ve toplumun insanın karşısına çıkardığı engelleri anlatır. İçime işleyen, beni derinden üzen, harika bir eser.Suat Derviş eseri 20’li yaşlarının başında yazmış.Bilhassa kadın karakterleri ele alış biçimi, psikolojik derinliği ve toplum eleştirisiyle Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. O dönemde ses getiren yazar, ilerleyen yıllarda siyasi duruşu sebebiyle (sosyalist) ihmal edilir, görmezden gelinir, haksızlığa
Edebiyat
HiçbiriSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021219 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 06:31
__Özkan Öze'nin okuduğum ilk kitabı değildi Büyük Karanlığın Sırrı. Fakat uzunca olmuştu çocuk kitabı okumayalı, özlemişim. Bu özlemi çocuğumuz için aldığımız bu seriyi öncesinde kendim okusam fikri ile dindirmiş oldum. Kitap öyle dolu doluydu ki bir çocuk kitabından bu kadar çok bilgi edinilebileceğini tahmin edemiyor bile insan. Gece gök neden karanlık? Güneş tam olarak nedir? Ay'ın üstündeki o oval çukurlar nasıl oluşmuş? Dünya'nın üstündeki koruyucu katmanlar ne işe yarar? Ozon tabakası delindi mi? Renkler nasıl meydana geldi? Neden diğer gezegenler değil de Dünya'dayız? Piknik yapmak için en uygun gezegen hangisi? Bulutlar pamuk mudur? Yağmur damlaları nasıl oluşur? Bu döngünün dengesi nereden peki? Rüzgarın da güzellikleri var, fark ettiniz mi? Evet, tüm bu sorulara yazar akıcı bir dille cevap verirken size epey bir şey de katıyor. Bu sorulara izahat vermeden önce konuyla ilgili bir ayete yer veriyor ve Kur'an'ın yüzyıllar önce bizlere anlattığı mucizevi gerçekleri çook uzun yıllar sonra insanoğlunun keşfettiğini(!) anlatıyor. Kur'an'ı Kerim'den ayetlerin bu şekilde izah edilmesi derin bir tefekkür duygusu da oluşturuyor. Kalemi daim olsun diye temenni de bulunuyoruz. Siz yazın çocuklarımız okusun biz okuyalım. Yeni nesil için büyük bir şanssınız Sevgili Özkan Öze #y:3774__
1000Kitap
Büyük Karanlığın SırrıÖzkan Öze · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2017353 okunma
"İkircikli sevdaya dalmış deniz gibi!"
10/10
·212 syf.·
2026 18. kitabı
İyi akşamlar 1K! ‎Çok sevdiğim ve değer verdiğim, bir yazar arkadaşımın, merak ettiğim kitabını okudum. Yazarımız kitabında; özellikle insanın ruh hâlini ve psikanaliz sürecini, derinlemesine anlatarak, okuyucuyu hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. ‎ ‎Kitabın konusu hakkında, fazla spoiler vermek istemiyorum. Okuma merakınıza gölge düşmemesi açısından, daha çok karakterlerden ve bende bıraktığı etkilerden bahsedeceğim. ‎ ‎Karakterler: ‎ ‎Baş karakter Ercan: Ayvalık doğumlu, yirmi yedi yaşında, Eskişehir'de üniversite eğitimini tamamlamış bir karakterdir. Yardımsever, merhametli ve vicdanlıdır. Ruh dünyası, oldukça hareketli, hayal gücü geniş, sessiz ama derin bir yapıya sahiptir. ‎ ‎Beren: Ercan'ın lise yıllarında âşık olduğu kadındır. İyi niyetli, samimi ve karakterli bir yapısı vardır. Onun da ruh dünyası, en az Ercan kadar kalabalık ve karmaşıktır. ‎ ‎Adara: Kalbi ile aklı arasında sıkışıp kalan, iyi niyetli bir kadın karakterdir. ‎ ‎Sezer: Ercanlar'ın aile dostlarının çocuğudur. ‎ ‎Gökhan: Adara'nın eski erkek arkadaşıdır. ‎ ‎Karakterleri tanıttıktan sonra, kitapla ilgili detay vermeden, bende bıraktığı etkilerden söz etmek istiyorum. ‎ ‎Bu romanda; birçok okurun kendi hayatından izler bulacağını düşünüyorum. Özellikle; lise ve üniversite yıllarından sonra, başlayan yetişkinlik dönemine dair, güçlü yansımalar mevcut. ‎ ‎Ercan'ın ikircikli sevgileri, kararsızlıkları ve iç çatışmaları, romanın merkezinde yer alıyor. Ne aklını ne de kalbini, tam anlamıyla dinleyebilen bir adamın hikâyesi bu. Vazgeçişleri, susuşları, korkuları, inatçılığı ve sürekli ikilemde kalışıyla, kitabın adına yakışır biçimde, sürekli arafta yaşayan bir karakter. ‎ ‎Kitap boyunca, şu sorular zihninizde yankılanıyor: ‎ ‎~ "Çok sevmek mi, çok sevilmek mi insanı ayakta tutar?" ‎ ‎~ "İnsana verilen
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202632 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 39. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:42
İlk kitabı Güzel Kadınlar Çabuk Tükenir ile kalemiyle tanıştığım Zeynep Baki’nin ikinci öykü kitabı Hiç Olmamış Gibi, yine yaşanmışlıklardan esinlenilen etkileyici hikâyeleri bir araya getiriyor. Her öyküde farklı insanların hayatlarına kısa bir yolculuk yaparken onların sevinçlerine, kırgınlıklarına ve içlerinde taşıdıkları yüklerine tanıklık ediyoruz. Kitabın en sevdiğim yanı, karakterlerin ve duyguların oldukça gerçek hissettirmesiydi. Akıcı anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerlerken bazı hikâyeler bitse de zihnimde yaşamaya devam etti. Geçmişin insan üzerinde bıraktığı izleri, unutulduğu sanılan anıların nasıl bir anda gün yüzüne çıkabildiğini düşündüren, duygusal yönü güçlü bir okuma oldu benim için. Kalemini ve betimlemelerini oldukça güçlü bulduğum sevgili yazarın, bundan sonraki yazarlık hayatında da nice güzel eserlere imza atmasını temenni ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Hiç Olmamış GibiZeynep Baki · Paris Yayınları · 202618 okunma