"Yirmi beş yaşındasın. Bırak da yarım asır yaşamış insanlar senden önce geberip gitsin." Benim temennim onların ölümünü görmemek değildi, benim ölümümü görmeleriydi. Cevap vermedim. Ne o beni anlayabilirdi ne ben onu. "Ölenin arkasından, ölenin ölmesine değecek kadar ağlanmaz Firuze. Annen evlat acısı çekse bile, senin istediğin kadar.Hiçbir acı senin ölmenden daha büyük olmayacak."
Nefsiyle yüzleşip onu așabilen, hakikati özünde bulabilen kişi, aslında ölümsüzlüğe erişmiştir, İlahi aşkla dolan bir insanın ise korkacağı hiçbir şey yoktur. Bu bana, yaşamın gerçek anlamının korkularımı aşmamda, kendimi tanımamda ve ruhumun derinliklerinde yanan o ışığı bulmamda yattığını anlatıyor. Bu ışığı bulabilir miyiz? Bulmak için kesinlikle çok çaba sarf etmemiz gerekiyor. Tek temennim hepimiz o ışığı bulanlardan olalım..