"...ağlayacakmış gibi oldum ama yine ağlayamadım. İçime bir şey tıkanmıştı, bunun ne olduğunu anlatamıyorum, karanlıktan başka söz gelmiyor aklıma. Bir karanlık tıkanmıştı, boğazıma kadar beton dökülmüş gibi kaskatıydım."
-Onu kaybettik
+Belki de, artık bizim bildiğimizden farklı olsa da onu olduğu gibi kabul etmemiz gerekiyordur.
-Hiç anlayamıyorum. O bizim oğlumuz. On altı yıldır yanımızda. Yine de onu hiç tanımıyormuş gibi hissediyorum.
+Belki de daha az anlamaya ve daha çok kabul etmeye çalışmalıyız.
Dünyada yaşarsan önünde sonunda olacağı bu. Gerçekliği elinde tutuyorsun, sonra elin yanıyor ve tabak yere düşüyor.
Evet, artık her şeyi net bir şekilde görebiliyordum. İnsan olmak, insanı delirtiyordu.