Bir de bakmışsın ki ben gelmişim...
Böyle dilim susar da elim Elim dokunmaz olursa eğer Bil ki varmışım yani Yüreğim sakınır, gözüm seğirir Olur da, olur da susmuşsam yani Giyindiğin çiçeklerinin ardı teninse Ve en karasındaysa gün Bil ki kavuşmuşum yani O mağrur gözlerinden öperim, sarılırım İki gözümün çiçeği Gözünü seveyim, iyi bak kendine Hasretle selam ederim...
Şiir
Deva bize sevişler...
Teninse cehennemim; düşünmem koşarak gelirim.. 🎶🎶
Müzik
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Teninse cehennemim düşünmem, koşarak gelirim.
Haftasonuna yaraşır
Nefisss bir kahvaltı hazırladım. 😋🍳☕
1000Kitap
Wergera Kurdî (Ji Tirkî).
Wek kundek lûsandî li kavilên cîhanê Em li temaşeya însanên zemanê runiştîne Li wê qesra şînê, warê axînê Bi hêvîya beyhûde, bela sebeb rûniştîne Me nîne xema payizan, şênahiya biharê We striyek li deştê em bi aramî runiştîne Me hebe jî hêza menzîla çûyînê Em veketine, ne ku runiştîne Ji bo ku em li benda xwe nesekinînin mirinê Bi hevsenga xwe re amade, em runiştîne Me demek nîne rehetî ji pêlên hedîseyan Wek beravek, em li tenişta behrê runiştîne Me nedî di umr de ji xeynî axînê Me çavê hêvîyê li sibê girtî, em runiştîne Giyanê me de agir, lêvên me bi ken, li sifra cîhanê Şibhê mûmek nîv mirî, em çi hêja runiştîne Gula min! Li awaza me ya xembar mêze, me bibexşîne Ji alemê cihê, em tik û tenha rûniştîne Da ku tu wek mahîtabê tê ser banî Wek siya hundirê tariya şevê em runiştîne
Kurdî

O FORTUNA

@_Umwelt
·
FERÎDÛN-İ MUŞÎRÎ
Baykuş gibi dünya viranesine tünemişiz Zamane insanını seyretmeye koyulmuşuz Şu matem sarayında, ıstırap diyarında Boş yere umutlanmış, yersiz oturmuşuz Bizde yok hazan gamı, bahar sevinci Diken gibi huzurla sahrada oturmuşuz Olsa da gideceğimiz yere ulaşacak gücümüz Oturmuş değiliz, yere serilmişiz Ölümü bekletmemek için biz Dengimizi hazırlayıp oturmuşuz Bir an bile rahatımız yok hadiseler dalgasından Sahil gibiyiz, deniz kenarında oturmuşuz Ömrümüzde hüzünden başka görmedik birşey Umut gözünü yarına kapayıp oturmuşuz Canımızda ateş, dudaklarımızda gülümseme, dünya sofrasında Yarı ölgün, mum gibi ne güzel oturmuşuz Gülüm! Gamlı ezgilerimize bak, bağışla bizi Bir alemden kopmuş, yalnız oturmuşuz Mehtap gibi kasrımızın damına gelene dek Gölge gibi gecenin içinde oturmuşuz
Şiir
Yanlış Kapı, Yanlış Anahtar
Kadınlar kulaklarıyla Erkekler gözleriyle sever Öyle derler. Bu söz ilk duyulduğunda Yerini kolayca bulan bir anahtar gibi durur Oysa çoğu zaman Kilidi yanlış kapıya takar Çünkü sevginin yolu Ne kulaktan geçer ne gözden başlar Oysa insanın kuyusu derin Bir bakışın yükü tek başına kalbi taşımaya yetmez. Göz, sadece bir eşiktir İçeri sızan her ışık yangına dönmez Çoğu görüntü ruhun dehlizlerinde ölür Ama bazen bir yüz, içeride başka bir dile çevrilir Dante’nin gördüğü Beatrice değildir artık Kendi içine tırmandığı bir merdivendir Çünkü hiçbir fani bakış Birini cennetin en üst katına taşıyacak kadar ağır değildir Fuzuli’nin ikliminde sevmek Eksilerek çoğalmaktır Mecnun kavuşamadıkça büyür Çünkü o, bir kadına değil O kadının açtığı sonsuzluk kapısına mühürlüdür Suret çözülür, mana kalır