8/10
·328 syf.·
2026 7. kitabı
Baslari biraz sıkıcı olsa da -kitabi 3. kez tekrar baslayisimda bitirdim- ortalari ve sonu guzeldi cok fazla teori kurdum okurken. en sevdigim seydir. ama yine tutmadi bazi seylerin ama yazarin suphelenelim diye koymus oldugunu analyabiliyorum kimlerden suphelenmeyecegimi genelde anliyorum ama supheliyi ya da olaylarin nasil oldugunu anlayamaiyorum maalesef.. neyse yine cok guzel keyifli bir mcfadden kitabiydi.
İş ArkadaşıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,840 okunma
ÖZETLENMİŞ İNCELEME
Puan vermedi·128 syf.·
2026 15. kitabı
ÖZETLENMİŞ İNCELEME Vitruvius’un Gölgesinde Kalan Kadın: Ralph Fox’un “Roman ve Halk”ında Eril Evrensellik ve Edebiyatta Kadının Yokluğu Özet Ralph Fox’un “Roman ve Halk” (1937) eseri, Marksist edebiyat eleştirisi içinde, kapitalist yabancılaşmaya karşı “Bütünlüklü İnsan” (The Whole Man) idealini öne çıkaran temel bir metindir. Ancak, Fox’un bu ideali inşa ederken temel referansı olan Rönesans hümanizmi ve onun simgesi “Vitruvius Adamı”, görünüşte evrensel, özünde ise derin bir şekilde eril (masculine) bir özne tasarımıdır. Bu makale, Fox’un “epik kahraman” ve “Bütünlüklü İnsan” arayışını, Vitruviusçu bir erkeklik kurgusu olarak feminist bir perspektiften eleştirmeyi amaçlamaktadır. Argümanımız, Fox’un evrensel olduğunu varsaydığı “İnsan” kategorisinin, aslında Batılı, erkek ve burjuva bir özneyi merkeze alarak, kadını bu evrensellik anlatısının dışına ittiği veya onu ikincil, tamamlayıcı bir konuma hapsettiği üzerine kuruludur. Makale, öncelikle Vitruvius Adamı imgesinin tarihsel ve cinsiyetçi doğasını ortaya koyacak; ardından Fox’un bu imgeyi edebiyat teorisine nasıl aktardığını ve bunun “kahraman”, “yaratıcı deha” ve “tarihin öznesi” gibi kavramları nasıl eril bir şekilde kodladığını analiz edecektir. Son olarak, bu eril evrensellik iddiasının, edebiyat tarihi ve eleştirisinde kadın yazarların, karakterlerin ve deneyimlerinin sistematik olarak “yok sayılması”, marjinalleştirilmesi veya çarpıtılarak temsil edilmesiyle nasıl doğrudan bir ilişkisi olduğu, Virginia Woolf, Simone de Beauvoir ve Elaine Showalter gibi feminist teorisyenlerin çalışmalarına atıfla gösterilecektir. Fox’un kapitalizm eleştirisi değerli olmakla birlikte, önerdiği estetik ideal, ataerkil tahayyüllerle iç içe geçmiş olduğu için, kadının edebi ve tarihsel varlığına dair kapsayıcı ve
Roman ve HalkRalph Fox · Ayrıntı Yayınları · 201915 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
Selam. Normalde kitap yorumlarımı bu üslupla hazırlamam. Ama Petrikor bende öyle bir iz bıraktı ki, bu kez okurken zihnimden geçenleri sanki bir dış ses anlatıyormuş gibi yazmak istedim. #kitapyorumu Okur, kitabı en güvenli alanında; evinde, sakinliği bulduğu ilk fırsatta, köpüklü orta şekerli kahvesi eşliğinde okumaya başladı. İlk işi kitabın adı olan Petrikor’un anlamına bakmak oldu. Sonra kendisinin de bir pluviyofil olduğunu öğrendi ve sayfaların arasına daldı. Metaforlar, iç monologlar ve adamla kadını sembolize eden gezegen paradoksu arasında kayboldu. Sanki her cümlenin altında başka bir cümle, her paragrafın içinde keşfedilmeyi bekleyen yeni bir anlam saklıydı. Neden yazar mahlas kullanmıştı? Okurun kafasında sayısız teori oluştu. Ayrıca kitaptaki adam ve kadın karakterlerin bu obsesif tavırları gerçekten nevrotik bir zihin yapısından mı kaynaklanıyordu, yoksa bunun altında bambaşka bir sebep mi vardı? Okurun zihni sürekli Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi’ne gidiyordu. Oradaki, sevdiği kadının dokunduğu her nesneye anlam yükleyen, aşkı giderek bir takıntıya dönüştüren karakteri hatırladı. Bu kitaptaki adamda da aynı durum mu söz konusuydu? Bu yüzden kitabı sık sık elinden bıraktı. Düşündü, analiz etti, hissettiklerini kendi içinde tarttı. Kitap okuru yoruyordu ama okur Başak burcuydu; detayları, ince ipuçlarını ve satır aralarına gizlenen anlamları seviyordu. Okur, okuduklarının yaşanmış hislerin izlerini taşıdığını daha ilk sayfadan itibaren sezmişti. Bu yüzden zihni hiç susmadı. Sayfalar ilerledikçe gerçekler tüm çıplaklığıyla karşısına çıktığında, kitaba bambaşka bir yerden bakmaya başladı; daha çok hissederek, daha çok empati kurarak, daha çok insan olmanın kırılganlığını düşünerek… Finali ise taş basamakların üzerinde, şehre kuşbakışı bakan masmavi
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
9/10
·208 syf.··
2026 40. kitabı
Bir adam, ailesi için yeni almak istediği bir evin planında bir tuhaflık sezmesiyle, Okült ile ilgili olaylarla ilgilenen yazara başvurmasıyla başlıyor kitap. Başta evin planına baktığımda bir farklılık ben göremedim açıkçası ama kitap kitaptaki insanlar o kadar zeki ki gerçekten okudukça ve onların tuhaf bulduğu yerleri gözlemledikçe siz de ‘aaaa!’ oluyorsunuz. Bu evin planı ile ilgili bir iç mimara başvuran yazar o mimarla birlikte öyle bir teori oluşturur ki, sonunda hepsinin gerçek çıkması ve de bütün evlerin birbiriyle bağlantılı olup, ortaya çıkartmasınna sebep olur. Okurken o kadar hızlı okudum ki gerçekten her bir sayfasını fena çevirdim. Biraz daha kolay okunan bir kitap çünkü içerisinde evvel çok plan var o yüzden başta hızlı ilerliyor. Ama sonunda son bölümünde yani asıl hikayeyi orada öğreniyorsunuz. Hikayeyi öğrendiğimde bir ritüelden ibaret olduğunu duyunca açıkçası gizemini yitirdi. Ama bu kitabın çok zekice yazılmasına engel değil. Bir kere soluksuz okutan harika bir kitaptı. Tuhaf resimleri okumuş bir insan olarak ben bu kitabını daha kolay okunur ve daha güzel buldum. Keşke bu yazar daha fazla yazsa biz de okusak. Gerçekten böyle kitaplarla tanıştığım için çok memnunum yeni bir soluk geldi. 
Tuhaf EvUketsu · Nox Yayınları · 2026903 okunma
Puan vermedi·301 syf.··
2026 2. kitabı
Yakın zamanlarda feminist teori ile ilgilendiğimi gören bir hocamın tavsiyesi üzerine bu kitabı okudum. Bu konuya yönelik okuduğum ilk kitap oldu. Uluslararası sistemde kolayca gözardı edilen konulara yazarın eğildiğini görüyoruz. Kitaba ismini veren muzların nerden geldiğini, sistemin kadın ve erkek kavramları üzerinde algıları nasıl yönettiğini çok farklı açılardan görmemiz için yazar bize ışık tutuyor. Sonuç kısmı özellikle çok vurucuydu. "Özel olan uluslararasıdır." Cümlesini tersten de okuyup "uluslararası olan özeldir" Şeklinde de yorumlamamız gerektiğinin üzerinde durarak konuyu özetledi. Uluslararası siyasetten ve sistemden uzakta tutulmaya çalışılan gündemler, arka planda görmezden gelinen birçok kadının emeği ve hakkı var. Özel olan uluslararasıdır, askeri üslede yaşam, toplumun dışına itilen fahişeler, Hakları korunmayan azınlık olan ve zor şartlarda düşük ücretlerle çalışmak zorunda bırakılan herkes uluslararası sistemin konusu olmalıdır, uluslararası olan özeldir.
Muzlar, Plajlar ve Askeri ÜslerCynthia Enloe · Çitlembik Yayınları · 201320 okunma
Spoiler icerebilir
8/10
·144 syf.··
2026 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 04:13
asiri iyiydi bi gecede bitirdim zaten kısacıkti film izler gibi okudum. ve buna benzer bi film de izlemistim. ayrica bikac teorim var. bi yerde, olumden donen insanlarin aslinda o zaman olduklerini sadece zihinlerinde yaşıyor olabilecegini okumustum. bence bu adamda o trafik kazasinda öldü ve sanki ölmemiş gibi hayatina devam ettiğini hayal etti. diger teorim ise yine o trafik kazasindan, daha basit bi teori, adam trafik kazasindan sonra ağır beyin hasari aldi ve kecileri kacirdi. ya tabi teori mi denir baska bir sey mi bilemedim. ama gercekten guzeldi. instagramda 4-5 defa gorunce okiyim dedim popüler kültür diyince de ben
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,2bin okunma