"Onun sevgisi ışık gibiydi... benim ışığım."
Herkese selamlar Seriye sonunda baslayabildim ve ilk kitap olan #uçaktakiyabancı nin yorumu ile geldim. Peşinen uyarıyorum aşırı toksik bir hikayeydi. Karakterlerin, özellikle de erkek karakterin gelgit halleri bir yerden sonra surekli gözlerimi devirmemi sagladi. Ustelik ben toksik karakter okumayı da sevmem. Ama... işte geliyoooorr...
Bu toksik hikayeyi sevdim
Normalde bu tarz bir hikaye genc yaştaki karakterlere daha uygun olurdu sanki fakat burada fiziken olgun olan ama zihnen 17 yaşında davranan ikilimiz maşallah surekli kavga ve sex halindelerdi. Halbuki olgunluklari gereği oturup konussalardi ortak bir karara varacaklardı. Ama yok, kim kulağı tersten tutup herseye en zor yoldan ulaşmak istemez ki
Jameson, Miles Medya'nin patronu ve aşırı derecede sinir olunası bir tip. Fakat bu şeytan tüylü adam nasıl olduysa beni bile kendine alıştırdı. Ama ben her zaman kız tarafı olduğum icin Emily'i daha cok sevdim. En azindan tavrını, yaklaşımını daha çok begendim. Hic olmazsa gazeteci olan kızımiz ne istediğini biliyordu. Jameson gibi olgunlaşmamış avokado değildi. Adam sadece işiyle evliydi, hayatında ilişki istemiyordu. Neymis? Çünkü CEO'mus, en büyükmüş, sorumluluk hep ondaymis Stres yüklü olmanı anlayabiliyorum ama baş edemiyorsan terapi görürsün kardesim. Ne diye önüne gelene bağırıyorsun ki? Ayy bu adam beni cok yordu Ama bana bile, arada bir yapabiliyorken konuştuğu sirada tatlı adammış aslinda dedirtti.
Kitapta çocuk kavgaları harici biraz gizem de vardı ki bu kısmı sevdim. Emily'nin tüm engellemelere rağmen işine sıkı sıkıya bağlı kalıp çalışmaya devam etmesini takdir etsem de çok yıprattı kendini bu adam yüzünden. Kızın bile sirazesi kaydı sayesinde
Ayy neyse, keyifli ama yeter be adam dedirten, genel olarak