Hepinize Es Selam Aleyküm
Bindim atın sırtına daldım ormana. Kattım dağı, vadiyi toza dumana. Direndim, acımasız geçen zamana. Gündüzde gecede seni aradım. Ahmet Ahmet ·5 No'lu Şiir Deki ilahımız tek bir ilahtır onu inkâr edenler ayetler okunduğu zaman şaşırır ve tuhaf bulurlar Cenabı Hakka iman edenler ise ormanlarda vadilerde onu ararlar ve  onun için at sürer cihat ederler El-Muahhir İstediğini geri koyan, arkaya bırakan demektir. Allah Teâlâ, hikmeti gereği geri bırakılması gerekenleri geri bırakır. Kalpsiz Hanım Kalpsiz Hanım Ey Allahım hikmetine iman ederim Teksin birsin sen terketmezsin bizi Senden güzel bir nasip ile hikmet isterim Sen arzu edip sabredenleri çevirme geri Her çiçeğin açacağı bir mevsim vardır. Allah seni nereye diktiyse, orada yeşerecek ve çiçekleneceksin.” Bay hiçkimse Bay hiçkimse Hiç bir çiçek vaktinden önce çiçek açmaz çiçeğin açıp yetişmesi Cenabı Hakkın istemesi dilemesi mutlak hidayeti iledir Merve ͜͜͡͡✯
1000Kitap
EBÛBEKİR SİFİL İLE MÜLÂKAT
(Herkesin okuması gereken, ilim ve hikmet dolu bir mülâkat, Ebûbekir Sifil farkı ile) “Muhafaza edilmesi gereken şey öncelikle Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat itikadıdır” Hocam, umumi mânâda Ehl-i Sünnet’i nasıl tanımlayabiliriz? Veya Ehl-i Sünnet kimdir? Ebubekir Sifil: Bismillâhirrahmânirrahîm. Ehl-i Sünnet’i teşhis etmenin birkaç yolu var. Bunlardan birincisi geçmişte Ehl-i Bid’at fırkalarla münakaşa edilmiş meselelere bakmak. Gerek usûl-i dinde gerek usûl-i fıkıhta Ehl-i Sünnet ile Ehl-i Bid’at fırkaları arasında yaklaşım farklılıkları var. Bu kaynak anlayışından, epistemolojiden neş'et eden bir şey. Buna bakarak bir istikâmet tâyini yapabiliriz. Kim Ehl-i Sünnet’tir, kim Ehl-i Bid’at’tır, bunu tâyin edebiliriz. İkincisi bugün tartışılan meselelere Ehl-i Sünnet’in ilkeleri çerçevesinde bakarak kim Ehl-i Sünnet’in yanındadır, kim karşısındadır, bunu tesbit edebiliriz. **İmam el-Eş’arî Makâlâtu’l-İslâmiyyîn’de “Ehlü’s-Sünne ve’l-Eser” dediği bir kesimden, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in hadis ağırlıklı kolundan bahsediyor, onların görüşlerini, mümeyyiz vasıflarını zikrediyor. Bunlar arasında o dönemde mevcut Ehl-i Bid’at fırkalarla Ehl-i Sünnet’i birbirinden ayıran temel hususlar var. Nedir onlar? Sahabeye saygı. Haber-i vâhid’in delil olarak alınması, mütevâtir rivayetleri geçtik haber-i vâhid’in delil olarak alınması, meşhûr ve mütevâtir hadislerle sabit olmuş amelî ve itikâdî hükümler, Sahabe'ye hürmet, havz-ı Kevser, şefaat, kabir azabı, sırat, mîzân ve buna benzer hususlarda Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat diğer fırkalardan ayrı duruyor. Biz buna bugün İslâm’ın modern yorumlarını dikkatte tutarak da yeni bir boyut katabiliriz. İslâm’ın modern yorumları derken sadece modernizmi kastetmiyoruz. Modern çağa mahsus İslâmî her türlü yorumu kastediyoruz. Bunun içinde
Ehli Sünnet Akaidi
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Osmanlı uyuyarak kazanmadı zaferlerini Lala Mustafa paşa komutasındaki osmanlı donanması kıbrısın limasol limanına ulaştığında tarihler 2 temmuz 1570 i gösteriyordu ordular adanın fethini tamamlamıştı lefkoşa girne fethedilmişti Derin tarih sayı 124 temmuz 2022 Gece köpek havladı kediler miyavladı Suna teyzem ak saçlı ninem uyanmadı Hor hor horlarsın suna teyze Uyuyan insandan ne kalır geride Suna Ninem etme vaktini zayi İnsan bilmez iki şeyin kıymetini Biri sağlık biride vakit ikiside inci gibi Resulullahın hadislerini servet bilelim Suna ninem kalkki ülkeler fethedelim Uyumak ve horlamakla geçermi yıllar Saça ak dolunca pişmanlıklar başlar Suna teyzem ibretle dinle kıbrısın fethini Osmanlılar senelerini uyuyarak geçirmedi Tarih 2 Temmuz 1570 i gösteriyordu Kıbrıs işte bu tarihlerde fetholundu Donanmalar kurduk adalar fethettik Kedileri sevip köpekleri besledik Suna Nene uyan kalk bir köpeğe su içir Köpeğe su verenin hikâyesi ibrettir Osmanlı-Venedik Savaşı Kıbrıs Seferi Açtık sancağı şerifi okuduk yasinleri 1570-73 yılları arasında çıktık sefere Papalık maşrapalık döktük denize Venedik ispanya üzerimize gelirken
Şiir
bir sokağın sonunda diğer sokağın başındayım rençberlere yol yordam sormak gibi o hal üzre. Üzünçleri kaygan sevgileri muğlak deruni bir aşktan da bi-haber ne muttasıl ne de mâruf. bilmeyecek idrak etmeyecek hasılı kelam zor zanaat düşünceyi düşünceye işlemek teşbihe gerek dersen tıpkı ilmek gibi niyeti kabil makul bir ihlasa vasıl bu idraktan bahis açmak zorunlu kaçınılmaz. kibre yorgun yürekleri hazımsamak gönül denen deryayı tarumar etmekle birebir vaziyet, tarih, fikir insana lazım ne kadar terim İşte onlardan gelen zikir cenahını açmış bekliyorken seni malayani şeyler avutmaz seni gel ve gir bu derun bu muhabbet ömre, refik büyük, alâ
Sessiz Yanık
Bazı insanlar yaşadıklarını taşıyamaz; yazı buradan başlar. İnsan her gün bir şeylerin içinden geçer, fakat her geçen şey insanda iz bırakmaz. Kimi olanın üstünden yürür gider, kimi olanın altında kalır. Yazı, altında kalanın nefes aralığıdır. İçte biriken, dile gelmediğinde ağırlaşan o tortu, kelimeye dönmeden durmaz. Ateşte unutulmuş sütün taşarken bıraktığı koku gibi: geç kalınmış, yanık, ama inkâr edilemez. Yazmak bir seçim değildir. İnsan yazıyı istemez, yazı insanı bulur. Kalem ele alınmaz, ele geçirilir. Zira bazı hakikatler sesle taşınamaz. Yüksek ses mânâyı seyrekleştirir. Gürültü, incelmesi gerekeni kalınlaştırır. Bu yüzden kelimeler çoğu zaman karanlıktan gelir. Işığın her şeyi görünür kıldığı yerde insan kendini saklamayı öğrenir. Gölgede ise saklanacak yer kalmaz. Yazı, gölgenin konuşmasıdır. Açıklamaz, sezdirmekle yetinir. Söylenemeyeni teşbihe bırakır, utancı mecazla örter. İnsan konuşarak kendini savunur, yazarak kendini çözer. Fakat bu çözülme bir dağılma değildir. Yazı sırları ifşa etmez, onlara yer açar. Her hakikat açığa çıkmak istemez, bazıları korunmak ister. İşte bundandır, iyi metinlerin bağırmaması. Kuyu dibinden gelen bir atardamar gibi sessizdir, lâkin hayati bir sıcaklıkla akar. Yazanın içinde sessizce inşa edilmiş bir saray vardır. Dışarıdan bakıldığında fark edilmez, kapıları gösterişli değildir. Duvarları suskunluktan örülmüştür, odalarında yankı yoktur. Bu sarayda hüküm sürülmez, nöbet tutulur. Yazar orada kendini büyütmez, kendisinden geriye kalanı bekler. Çünkü yazmak, varlığını ilan etmek değil, hesaba açık kalmaktır. Kalemden beklenen zarafet değildir, önce itaattir. Kalem haddini bilsin istenir. Kelime öne çıkmasın, mânâ geri çekilmesin diye. Çünkü kelime kibirlendi mi, mânâ evi terk eder. Yazı süslenerek değil, arınarak
Wesiyeta Qazî Mihemed Wesiyet Bi navê Xwedêyê mezin û dilovan. Ey gelê kurd û birayên min ên hêja! Birayên min î qehrxwarî û gelê min î zorlêkirî! Va ye ez di gavên herî dawîn ên jiyana xwe de me, ji bo xatirê Xwedê êdî dijminayiya hev nekin û pişta xwe bidin hev. Li hember dijminê zordest û zalim derkevin, xwe belaş nefiroşin dijminan. Dijmin her û her dixwaze ku tenê karê xwe bi we pêk bîne û qed bi we re merhemetê naket; di her firsendekê de qed li we nabihure. Dijminê gelê Kurd pir in, zordest û bê şêfqet in. Sembola serkeftina her gel û netewekê hevgirtin û yekbûn e, piştgiriya gel a gişî ye. Her gelê ku yekîtî û tebayiya wî nebe; ewê hertim di bin destê dijmin de be. Tu tiştê we, gelê Kurd, ji gelên li ser rûyê vê erdê ne kêmtir e. Belkî hûn, bi mêranî, egîdî û hêjatiya xwe, ji gelên ku rizgar bûne li pêştir in jî. Gelên ku ji destê dijminên xwe yên zordest rizgar bûne; mîna we ne. Lêbelê yekîtiya yên ku xwe rizgar kirine hebûye, bila hûn jî mîna hemû gelên li ser rûyê erdê îdî bindest nebin. Bi yekîtî, nekirina hesûdiya hev û xwenefirotina dijminan hûn dikarin rizgar bibin. Birayên min! Îdî bi dijminan neyên xapandin, dijminên Kurdan ji kîjan reng, destek û neteweyê dibin bila bibin, her dijmin in. Bê Birayên min! Îdî bi dijminan neyên xapandin, dijminên Kurdan ji kîjan reng, destek û neteweyê dibin bila bibin, her dijmin in. Bê merhemet in, bê wijdan in û rehmê bi we nakin. Dê we bi hev bidin kuştin, dê we li hemberî hev hev çavsor bikin û bi derew û xapandinê we bînin beramberî hev. Ji tevî dijminên Kurdan, dijminê herî zalimtir, mel'ûn, Xwedênena û bêmerhemet Ecem in. Destê xwe ji tu sûcên li dijî gelê Kurd venakşîne. Di dirêjiya dîrokê de bi gelê Kurd re xerez û kîna vî gelî ya kevnar hebûye û heye jî. Temaşa bikin, binêrin gelek zilamên we yên