Puan vermedi·168 syf.·
2026 88. kitabı
#OkudumBitrdim Kürk Mantolu Madonna/Sabahattin Ali Yazarla tanışma kitabım oldu. Başka dillerdeki romanları okuduktan sonra kendi edebiyatımıza geçince, uluslararası güçte eserler yazdığımızı geç fark ediyor olmam da benim eksikliğim olsa gerek. Orhan Kemal okuduğum zamanda bunu hissetmiştim. Yazarın hiç durak koymadığı kitapta, 40. Sayfadan sonra yokuş aşağı koşar gibi okudum. ​Teşbihte hata olmasın, bir Stefan Zweig romanı okumuş gibi hissettim. Belki önce Sabahattin Ali romanları okuyup sonra Stefan Zweig’la tanışsaydım benzetme yönüm farklı olabilirdi. Kürk Mantolu Madonna, aşkı, yalnızlığı ve insanın iç dünyasını anlatan, sadece bir aşk romanı değil, insanın iç dünyasını en sade ve en etkileyici haliyle anlatan unutulmaz bir eser. Raif Efendi’nin sessiz, içine kapanık ve kırılgan dünyasıyla Maria Puder’in özgür ruhu arasında kurulan bağ; aşkı, yalnızlığı, anlaşılmamayı ve insanın içinde sakladığı duyguları öylesine etkileyici anlatıyor ki, roman boyunca karakterlerin içsel çığlıklarını hissettim. Raif Efendi’nin genç yaşta gittiği Almanya’da bir sergide gördüğü kadın portresi,"Kürk Mantolu Madonna " onun hayatını tamamen değiştiriyor. Portredeki Maria Puder ile tanışınca, alışık olmadığı bir sevgi ve yakınlık hissediyor. Ama hayat, onların hikâyesine bekledikleri gibi izin vermiyor. Kitap sürpriz ve şaşırtıcı ve beni derinden etkileyen sarsıcı bir sonla bitiyor. Bir tabloya bakarak hayatınızın tamamen değişeceğine inanır mıydınız? Raif Efendi neden yıllar boyunca duygularını içine gömmeyi seçti? Maria Puder gerçekten Raif Efendi’nin hayatındaki tek gerçek aşk mıydı? İnsan bazen en büyük yalnızlığını kalabalıkların içinde mi yaşar? Sevdiği kişiyi kaybetmek mi daha acıdır, yoksa ona hiç ulaşamamak mı? Bütün bu soruların cevabı kitabımızda. Tavsiyemdir Kitabı
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,6bin okunma
Puan vermedi·303 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 11:09
Vebayı okurken yakın zamanda ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyanın karşı karşıya kaldığı; çaresizlik, acı, korku, endişe, özlem, ümit gibi duyguları aylarca, her gün her saat yaşadığımız pandemi belası aklına geliyor insanın. Normalde kitaplardaki hayal ürünü olarak tanımlayabileceğimiz kurgularla gerçekte bizzat yüzleştiğimiz, çoğu kişinin en yakınlarını bu elim hadiseye kurban verdiği, aynı evde kendi çocuklarımızla bile zaman zaman uzak durmak mecburiyetinde kaldığımız , duygusal bir millet olarak Avrupa'ya nazaran bizlerin daha yoğun yaşadığı sarılmak, müsafaha etmek, büyüklerimizin ellerinden öpmek, eş dost akraba ziyaretlerinde bulunmak gibi insani ve vicdani değerlerimize uzun bir süre ara verdiğimiz süreci kitabın her sayfasını okurken tekrar yaşıyor insan. Teşbihte mübalağa sayılabilir belki ama mahşer gününün basit bir provası mesabesinde olan, hal'i pür melâlimizi inancımız sayesinde daha hafif atlatmış olmamıza rağmen her birerimizde derin izler bırakan bu ve benzeri süreci Rabbim bir daha yaşatmasın kimseye. Normalde 'keyifli okumalar' diyerek yazıyı sonlandırmak isterdim fakat; ibret alarak, sahip olduğumuz değerlere daha sıkı bağlanarak, belki erinerek ötelediğimiz fiilleri geç olmadan faaliyete geçirerek, daha çok şükür ve daha çok dua temennisi ile bitirmenin şüphesiz daha doğru olacağını düşünüyorum..
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2025 86. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2025 21:14
2 ay öncesine kadar kitabın ismini bile duymamıştım. Fikirleri benim için çok değerli bir okur ve yazarın X paylaşımında yayınladığı en iyi yerli romanlar listesinin ilk iki sırasında Yalnızız ve Matmazel Noraliya'nın Koltuğu olduğunu görünce kitap ilgimi çekti. Buradan takip ettiğim okurların alıntı ve incelemelerini inceledikten sonra okumaya cesaret edebildim. Peyami Safa gibi bir yazı ustasını bugüne kadar kendimce keşfedememiş olmaktan dolayı üzgünüm.Meşhur yabancı yazarların tercüme eserlerinde görmeye alıştığımız insan zihninin karanlıklarının muğlak, ketum hallerinin bize ait kelimelerle yazılması ve bu ifadeleri okumak büyük bir talih bana göre.. Kitap felsefe, psikoloji ve metafizik konulara ilgi duyan okurlar için bir ziyafet sofrası gibi... Psikojik iç savaş hali... zaaflar, arzular,tutkular.. iç çekişmeler, gel-gitler,kararsızlıklar... gibi konular çok üst düzey bir edebiyat vasıtasıyla servis ediliyor . Benim tesbit edebildiğim kadarıyla edebi açıdan: -Gercekten olağanstu betimlemeler... -Noktadan sonra tekrar başa dönüp en başından tekrar okunarak anlam derinliğine inilebilen uzun cümleler. -Yer yer kısa, vurucu, şok etkisi yapan cümleler .. ile dolu psikoloji ve edebiyat ziyafetiokurları bekliyor...
Matmazel Noraliya'nın KoltuğuPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 200410bin okunma
Puan vermedi·177 syf.··
2025 37. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 01:02
-spoiler- Bu kitabı neçə il əvvəl səhv etmirəmsə anksiyete haqqında kitablara baxarkən axtarmışdım, amma o zaman pdf-ni tapa bilməmişdim. Dünən yenidən qabağıma çıxdı və axtaranda artıq elektronlaşdırıldığını gördüm. İlk niyəsə sevməyəcəyimi düşündüm. Baş obrazı İnside out filmindəki baş obraza oxşatdım. Alma adında bir baş obrazımız var. Bir gün qaranlıqda beynindəki canavarlar bir-bir ortaya çıxmağa başlayır. Bunlar anksiyete, ertemelek, depresyon, diqqət dağınıqlığı, basdırdığı duyğuları və.sdi. #281029880 Gün keçdikcə hərdən biri ortaya çıxır və onu içinə çəkirlər. Alma ilk vaxtlar dərslərindən, sonra dostlarından sonda isə ailəsindən yavaş-yavaş uzaqlaşır. Hər şey ona çox mənasız gəlməyə başlayır. Çünki 5-ci canavar onu ələ keçirirdi. Hər şeyin mənasız olduğunu düşünməyə başladığı üçün heç nə etmir. İmtahandan zəif qiymət alır, əylənmir, artıq hisslərini yavaş-yavaş gizlətməyə başlayır. Niyə belə qəribəsən? Niyə artıq gülmürsən? Suallarına cavab verə bilmir. Tək istədiyi o canavarlarla tək qalmaq olur, çünki artıq onları haqlı görməyə başlayır. Ta ki, bir gün əsəb duyğusu, basdırdığı duyğular ortaya çıxana qədər... #281030316 Anası üstünə gəlməyə başlayır, o da artıq partlayır və stəkanı falan yerə çırpır, bu anda 7-ci canavar yox olur və 6 ortaya çıxır. Ağlayır. Anası da əvvəldən etməli olduğu şeyi sonra etməyə başlayır. Bilmirəm. Bəlkə də doğru an o olur. (Həyatında bir şeylərini qorxmadan paylaşa biləcəyin birilərinin olması çox qəşəng bir şeydi.Əslində bəzən bir şeyləri ağlamadan etmək olmur. Yəni yolunu bilirsən, amma ayağa qalxmaq üçün o hissi yaşamalısan. Amma basdırdığın duyğular da istəmədiyin vaxtda səni tuta bilir. Hər şeyə pis edir və düşdükcə düşürsən. Və o an gəlir. "İnsan kendini bir
Alma ve Yedi CanavarIria G. Parente · Genç Timaş Yayınları · 20251,765 okunma
Şairleri Yarıştırmak Değil, Dava İçin Okumak
Puan vermedi·136 syf.··
2025 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2025 22:36
Selamün aleyküm arkadaşlar, Yazarımız Nurettin Topçu, klasik bir inceleme gibi yazarımızın eğitim hayatını sizlere satır satır sıralamak isterdim ama yazımızda anlamlandırmada işimize yarayan bilgileri bulacaksınız. Nurettin Topçu Paris’te felsefe eğitimi aldı, ülkeye ilk adımını attıktan sonra Abdulaziz Bekkine ile tanışmış ve iletişimini sürdürmüştür. Zira bu tanışma, Nurettin Topçu’nun büyük yazarlar arasına adını yazmasının en büyük nedenlerinden biridir. Yazarımızın yazılarında bu tanışmanın izlerini göreceğiz (aşağıdaki atıflarda da görebilirsiniz). Hatta ve hatta yazarımızın dönemin şairlerine ve düşünürlerine getirdiği açıklamadan, Necip Fazıl Kısakürek ile Nazım Hikmet arasında, Necip Fazıl’ın çizgisine daha yakın olduğunu yazılarına derin bir açıklama getirecek kadar da hayran olduğunu anlıyoruz. Edebiyat Yazıları 2; eserin okumada yaşanan zorluğu, yazarın dili ve eleştirilen/açıklama getirilen konunun mühimliğinden dolayı olduğunu düşünüyorum. Zira edebiyat üzerine yorum getirmek her dönemde zordur. Ama büyük bir karmaşa içerisinde yapmacıklıkla bocalayan ve geleneği sürdürmeye çalışan bir tahtaravalli sahasındaki yazar ve yazılan eserleri şahsında eriterek kıyas hükmüyle ele almak, hem bir cesaret timsali hem de davaya —ülkenin var oluş davasına— büyük bir katkı sunma çabasının örneğidir. Zira atıflarla anlamlandırmaya çalışmaz isek, bu yıkık dökük sistemin kölesi olmuş zat-ı alimiz safsatalardan ileri geçemez. Yazarımızın Necip Fazıl Kısakürek’e daha yakın bir çizgide seyrettiğini söylememizi kitabın 113. sayfası, son paragrafın başı ile şöyle özetleyelim: “Merkez Necip Fazıl’ın şiiri olarak alınmadığı için Cumhuriyet sonrası şiirimizin gerçek yorumu yapılamamıştır. Oysa Nazım Hikmet, içerden çıkan değil dışardan gelen, arûzu boyuna soyunup heceyi
Edebiyat
Edebiyat Yazıları 2Sezai Karakoç · Diriliş · 2007245 okunma
10/10
·160 syf.·
2025 4. kitabı
Aşka İnanmak Ya da İnanmamak: Kürk Mantolu Madonna Üzerine Bazı kitaplar vardır, bittiğinde insan boşluğa düşer. Bir süre başka hiçbir şey okuyamazsın, çünkü neye dokunsan eksik kalır gibi hissedersin. Kürk Mantolu Madonna işte tam da öyle bir kitap. Okurken içimi daraltan, ama bir yandan da gözümü gerçeğe açan bir hikâyeydi. "Dünyada tek bir insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı." İnanmak... Ne ağır bir kelime. İnsan birine tüm kalbiyle inanırsa, ona sadece sevgisini değil, kendini de teslim etmiş olur. Peki ya sonra? Ya o inanç yerle bir olursa? İşte asıl mesele burada başlıyor. Raif Efendi’nin yaşadığı şey tam olarak buydu ve belki de bu yüzden bu kadar derinden etkiledi beni. Çünkü herkesin hayatında bir kere de olsa yaşadığı bir şey var bu satırların içinde. Birine inanırsın, tüm ruhunla, tüm saflığınla… Ve bir gün, o inanç çöker. O zaman geriye ne kalır? Boşluk, şüphe, belki de hiçbir şeye eskisi gibi bakamamak. Bu kitabı okuduktan sonra aşka dair sorular kafamda yankılanıp duruyor. İnsan gerçekten bir kez aldanınca bir daha sevebilir mi? Yoksa her şey bir süre sonra bir oyuna mı dönüşür? Samimi duygular yerini tedbire, temkinli adımlara mı bırakır? Kürk Mantolu Madonna bir aşk hikâyesi mi? Evet, ama sadece aşk değil. Kaybolmuşluk, çaresizlik, geç kalmışlık… Ve en çok da, bir kez yıkılan bir inancın bir daha asla eskisi gibi olmaması.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,6bin okunma