Barış Ünlü, "Türklük Sözleşmesi" adlı kitabının 1. bölümünde “Beyazlık Üzerine Düşünmek” başlığı ile konuyu iki farklı alt başlıkta “Siyahlık ve Beyazlık” ile “Irksal Sözleşme ve Beyazlık Çalışmaları” başlığında bizi, konuyu farklı açılardan düşünmeye, bakmaya ve anlamaya yönlendiriyor. Bunu yaparken bazı düşünür ve yazarların ortaya çıkardığı görüş ve kavramlar üzerinden detaylıca açıklıyor.
Ünlü, bu bölümde Siyahlık ve Beyazlık kavramlarını Simone de Beauvoir’ın İkinci Cins kitabından alıntılar yaparak konuyu erkeklik/kadınlık ilişkiselliğinde ele alabileceğimizi vurguluyor. Konuyu daha pekiştirmek adına Monique Witting’in Siyahlık ve Beyazlık kavramlarının erkek/kadın ilişkiselliğinde sosyolojik ilişkisine dikkat çekerek Beyazların görme/görmeme, düşünme/düşünmeme ve duygulanma/duygulanmama biçimleri ve beden dillerinin Siyahlarla olan tarihsel ilişkileri içerisinde geliştiğini vurguluyor. Beyazlığın ve erkekliğin getirdiği güçler, imtiyazlar ve avantajların Siyahlığın ve kadınlığın getirdiği güçsüzlükler, imtiyazsızlıklar ve dezavantajlar sayesinde var olduğunu, birilerinin güçsüz ve dezavantajlı bırakıldığı için diğerlerinin güçlü olduğunu ifade ediyor.
Ünlü, bölümün devamında imtiyazın ve imtiyazsılığın ne demek olduğunu kadın/erkek ilişkiselliği üzerine derinlemesine incelemiş olan Feminizm üzerinden de düşünmemizi sağlıyor. Bu bağlamda Beyazlık Çalışmalarının öncüsü olan Peggy McIntosh ve Ruth Frankenber’in katkılarından da bahsediyor. McIntosh’un 1980’lerde kendi gözlem ve içgörülerine dayanarak yazdığı kişisel bir denemesinde, kendi Beyazlığını ve Beyazlık imtiyazlarını, üniversite çevresinde yaptığı gözlemler aracılığıyla ifade ediyor. McIntosh, bu imtiyazların görülemediğini, erkeklerde ve Beyazların çocukluktan itibaren imtiyazlı olduklarını bilerek