Madame Bovary yaptığı evlilikte ve hayatını birleştirdiği insanda aradığı büyüyü, hayalindeki yaşantıyı bulamayınca kendine yeni maceralar arayan, aşka aşık bir kadındır. Kendi kocasına aşık olmayı denemiş fakat bunu becerememiştir, sonuçta hiçbirimiz bile isteye, kendi irademizle aşık olmuyoruz. Daha sonra o da aşkı, evli olduğu halde başka erkeklerde arayacaktır. Kitapta da Madam Bovary’nin kendini korkusuzca içine attığı maceraları ve aslında birçok insan tarafından “etik bulunmayan” hikayesini okuyoruz. Kitabın başlarında pek etkilenmemiş ve aralıklarla okumuştum ancak sonradan beni içine öyle bir çekti ki olayın içinden çıkmam ve kitabı elimden bırakmam mümkün olmadı. Kitap öyle ki bir bölümden sonra yerinizden kımıldamanıza izin vermiyor ve sizi içine hapsediyor.
Okurken Madam Bovary’nin bütün duygularını onunla beraber yaşayacağınıza eminim; şayet ben onunla beraber aşık oldum, onunla beraber hatalarımdan pişmanlık duydum, onunla beraber yaptıklarım açığa çıkacak korkusunu, çaresizliği iliklerime kadar hissettim. Okurken birçok yerde kendimi öylesine Madam Bovary gibi hissettim ki, belki de etkilenmemin en büyük sebebi bu olmuştur.
Okunması gereken klasiklerden olduğunu düşünüyorum, ancak okurken sabırlı olmalısınız, zaten kitabın içine çekildiğinizi anladığınızda çoktan keyif alıyor durumda olacağınıza eminim.