Pusula

Pusula
@theoverthinker
İflah Olmaz Bir ASOSYALİM : Yaşamak zorunda bırakıldığım bu son derce garip gerçek dışı dünya sanki hasta bir beynin ürünü kötü bir fantezi.
LİSE
İSTANBUL
İSTANBUL, 3 Aralık
1069 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Aynada süzülen yaşlara bakarak uyanmalı diye düşündü yeterince yaşamışlar; Son türküsünü bitirenlerin taşlarını dikmeye koyuldular. Papatya mı yoksa zambak dikmeli mezarlarına? Kokusu olmalı dedi birisi. Öyle bir şey dikmeliyiz ki kokusu bir daha çıkmamak üzere ölüm kokusunu sindirmeli. Servide karar kıldılar. Unutulmuş ruhların tırmanıp yıldızları görebileceği bir merdiven olsun diye.
Sayfa 19 - Vagon Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Babalar zamanı gelince giderler, çocuklar büyüsün diye. Akışı olmayan suları coşturmak için bazen akışın tersine yürürsün. Hiç kimse olmasa da kendi yüreğinin kahramanısındır. Yüreğinin bir parçasını bırakır gidersin ardın sıra, tek mirasın budur.
Sayfa 12 - Vagon Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Aziz! Kibir sadece saray, köşk, mücevher, türlü yemek ve süslü elbiselerle olmaz. Eski ve basit kıyafetler içinde de kibirli olunabilir. İnsan kibri bilmeli ki kendini ondan sakınsın. Nefs-i emmarenin kötü sıfatları çoktur. Azizler, nefs-i emmareyi çok denemiştir. Allah’ın kabul etmediği kötü sıfatların tümü bin çeşittir ve hepsi nefs-i emmarede vardır. Bu sıfatlar birbirinden beslenir ve doğar. Kitabın başında bahsedilen yedi kötü sıfat, bu bin sıfatın aslını oluşturur. Ki bu kötü sıfatların başında dünya sevgisi gelmektedir. Kalpte hep bulunan dünya düşüncesi. Evet, dünya sevgisi, kötü ve çirkin sıfatların başıdır. Bu başı kesmek gerekiyor. Baş kesilirse; el, ayak, göz ve kulak gibi organların hiçbir hükmü kalmaz, hepsi kurur.
Sayfa 103 - Sufi Kitap
Din
Süfyan-ı Sevrî isminde bir şeyh vardır. Yanında ölüme dair bir söz söylendiğinde ağlar ve birkaç gün baygın yatarmış. Biri kendisine bir şey sorduğunda, “Bilmiyorum” dermiş. Böyle davranmasının hikmeti neymiş bilir misin? Çünkü ölüme dair söz duyunca, olacakların hepsini hatırlar, ölümden sonra başına gelecekleri düşünürmüş. Bu yüzden kendinden geçip baygın yatarmış. İşte ölümü böyle düşünmek lazımdır. Ölüm böyle düşünülünce nefs-i emmarelik terk edilir, nefis ıslah olur. Ölüler şöyle dermiş: “Dünyaya dönüp iki rekât namaz kılmak veya bir kez la ilahe illallah demek için izin vermezler. Gel gör ki diriler, ömürlerini gafletle geçirir. Sonunda kabre düşüp bizim gibi pişman olacaklar. Geçen ömürlerine ah edip onun hasretini çekecekler.”
Sayfa 99 - Sufi Kitap
Din
Geçmiş zamanlarda gayet kudretli bir padişah varmış. Bu padişah, bir gün hasta düşer. Saray halkını huzuruna çağırıp şöyle nasihat eder, arkasından vasiyetini bildirir: “Ey dostlarım! Oğul, kız, hatun, cariye, köle ve vezirlerim. Bana iyi bakın, halimi görüp ibret alın. Şu yalan dünyanın beyliğine aldanıp fani lezzetlere gönül vermeyin. İbadet, taat ve ahiret amelleriyle meşgul olun. Bu fırsat bir daha ele geçmez, tez kaybolur. Hayata doyulmaz, sağlık insana devamlı yar olmaz. Yiğitlik, asker çokluğu, beylik, kuvvet ve güç sahipliğiyle mağrur olmayın. Ölüm ansızın gelir. Gelince de, insan bütün bildiklerini unutur. Sağlıklı ve diri olduğum günlerde kendime, ‘Yarın zulümden vazgeçer, âdil ve salih olmaya başlarım. Bir gün şu taç, taht ve bahtı bırakır, Mevla’nın dergâhına varıp yüz sürer, günahlarımın affını dilerim.’ derdim. Belki halka zulmettim lakin başta gençlik vardı. ‘Çocuklarım büyüyüp tahta geçecek olgunluğa gelsin de gözüm arkada kalmasın. O zaman dervişane bir şekilde dünyayı terk edip yaptıklarıma tövbe ederim.’ diye düşünüyordum. Bugün-yarın derken ömrüm geçmiş, fark etmedim. İşte şimdi, ölüm aslanı gelip beni pençesine aldı. Bende mecal bırakmadı, güçsüz ve zayıf düştüm. Öylece, dört yanıma çaresizce bakınıyorum. Sakın, benim gibi olmayın ki pişmanlığa düşmeyesiniz. Son pişmanlık fayda etmiyor. Tövbeyi elden bırakmayın, ertelemeyin, tövbede acele edin. Sakın ihmal etmeyin bunu.”
Sayfa 96 - Sufi Kitap
Din