Nora masaya, Bayan Elm'in karşısına oturdu.
Satranç tahtasına şöyle bir bakıp piyonlardan birini iki kare ilerletti.
Bayan Elm de kendi piyonuyla aynı hamleyi yaptı.
"Oynaması gayet basit," dedi Nora'ya. "Ama ustalaşmak zor. Yaptığın her hamlede olasılıklarla dolu yepyeni bir dünyanın kapılarını açıyorsun."
Nora atlarından birini ilerletti. Bir süre böyle devam ettiler.
Bayan Elm kendi yorumunu kattı. "Oyunun başında, hiç varyasyon yoktur. Taşları yerleştirmenin tek bir yolu vardır.
İlk altı hamlenin ardından dokuz milyon varyasyon ortaya çıkar.
Sekiz hamleden sonra 288 milyar farklı seçenek belirir.
Olasılıklar gitgide artar.
Satranç oynamanın evrendeki gözlemlenebilir atom sayısından daha çok yolu vardır.
Yani işler bayağı bir karışır.
Oynamanın tek bir doğru yolu yoktur, birçok yolu vardır.
Satrançta olduğu gibi, hayatta da her şeyin temelinde olasılık yatar. Bütün umutların, bütün hayallerin, pişmanlıkların, yaşadığımız her bir ânın."