Ses diyorum, kelime diyemem, çünkü konuşmalar asıl olarak seslerden ibaretti. Sıfat veya zarflarla değişebilecek sabit değerleri yoktu. Bunlar henüz keşfedilmemiş konuşma araçlarıydı.
Neyse, günler birbirini kovaladı, bahar gitti kış geldi, güz gitti yaz geldi derken parça parça lokma lokma bu acı da akıp gitti. Gitti dedimse lafın gelişi yoksa insanın içinde ne de olsa bir şeyler kalır.