Esra

Esra

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
14/30 kitap - %47 tamamlandı
14 kitap okudu
30 kitap
2.910 sayfa
4 inceleme
0 alıntı
13 günde 1 kitap okumalı.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·328 syf.··
2025 32. kitabı
Biricik karısını kaybedince yaşama amacını da kaybeden ve ölmek isteyen ama bu yolda önüne sürekli engeller çıkan, bir türlü ölemeyen, öfkeli, aksi, boomer* bir adam Ove. Site içinde araba sürülmesine kesinlikle karşıdır, beyaz gömlekli bürokratik insanlardan nefret eder, kedi ve köpeklerden, çocuklardan hoşlanmaz, küfürbazdır, değişimden ve değişmekten nefret eder, kurallarına sıkı sıkıya bağlıdır... Tam bi' çatlak, hatta sinir bozucu bir herif. Ama o çatlaklardan içeri hayatın sızacağını kitabın daha ilk cümlesinde anladım elbette. Onu bekledim, beklerken bazen sıkıldım, bazen hah işte geldi dedim, bazen göz devirdim bazen gözlerim doldu. Evet çok klişe, tahmin edilir, yer yer aşırı çiğ hissettiren ama bir yanıyla kesinlikle insana iyi gelen, insanın içini ısıtan, sade ve samimi diliyle seni sarıp sarmalayabilen bir kitaptı bence. Abartıldığını düşünüyorum ama neden abartıldığını da anlayabiliyorum. Yalnız Ove benim komşum olsaydı ben o kadar anlayışlı olmazdım ona karşı, bende o tahammül kalmadı Ama başta Pervaneh olmak üzere bütün o komşular ve tatlı kedicik iyi ki vardı. Bir de İskandinav Edebiyatı/Sineması dendiğinde benim aklıma genelde kasvetli, travmalı, varoluş sancılarıyla yüklü, ağır içerikler geliyor. Kafamdaki o algıyı yıkan bir kitaptı, bu yönüyle de keyifliydi.
Ove Diye BiriFredrik Backman · Kairos Kitap · 2025757 okunma

Esra

, bir kitap okudu
7/10
·328 syf.··
2025 32. kitabı
Fredrik Backman
8.9/10 · 757 okunma
9/10
·264 syf.··
2025 31. kitabı
"... İnson'a hikâyeyi filmleştirmeyi düşünüp düşünmediğini sorduğumda İnson'un neden hemen bu fikri reddettiğini anlıyorum. Kana bulanmış giysilerle birlikte çürüyen et kokusu, onlarca yıpranan kemiklerin parlaklığı ve daha neler neler sansürlenecekti. Film üzerinden aktarılamayacak bir sürü his hikâyenin içinde aynı o masum insanlar gibi kaybolacaktı. Bu işi yapmaya çalışırken hayatlarımıza kâbuslar sızacaktı. Sınırları aşan bu korkunç şiddetin etkileri ortadan kalkacaktı." (sayfa 233 Bu alıntıyla paylaşmak istedim çünkü bence yazarın 1948 Jeju katliamını anlatırken neden coğunlukla ona değil de onun izlerine, nesillere uzanmış travmatik etkisine baktığını anlamamı sağladı. Ve bu seçimini çok sevdim. Hani böyle insanda fiziksel etki uyandıran kitaplar vardır ya, Veda Etmiyorum da öyle bir etki yarattı bende. Buram buram üşüdüm yahu. Yazarın kullandığı bütün imgeler, temalar içime işledi. Özellikle kar, kuş, alev, ağaç ve tüm bunları katliamla ve uzantısıyla ilişkilendirme biçimi çok hoşuma gitti. Bir de aklıma hep "empati" sözcüğü geldi ama bu kelime İnson ve Gyongha'nın, hatta Hang Kang'ın hissinin yanında hafif kalıyor gibi de geliyor bana. Daha uygun bir kelime bulacağım bu hâle; bizzat yaşamadığı bir şeyin acısını yüreğinin ta içinde hisseden, o acıdan gidemeyen, o acıya veda etmeyen iki arkadaş beni etkiledi. Ve kitabın buna uygun olarak okuyucuya karakterlerle bu denli empati yaşatması, bunun için kullandığı tasvirli dil de epey başarılıydı. Hang Kang okuduğum dördüncü kitabıyla da beni etkiledi. 🩵
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,202 okunma

Esra

, bir kitap okudu
9/10
·264 syf.··
2025 31. kitabı
Han Kang
7.4/10 · 2.202 okunma