Özellikle İstanbul'da işçi sınıfı hareketi içinde de, gençlik hareketinin önemli sayılabilecek ilişkileri vardı, Başta Deniz Gezmiş ve Cihan Alptekin olmak üzere, pek çok öğrenci lideri, Singer, Demirdöküm, Sungurlar, Horoz Çivi, gibi büyük grev ve fabrika işgallerinde işçilerin yanında yer almış, 15-16 Haziran 1970'de gerçekleşen büyük işçi eyleminde de etkili biçimde rol oynamışlardı. Yaygın bir yanlış görüşün aksine, bu gerçek, gençlik önderlerinin yalnızca öğrenci hareketinin bir ürünü ve ilgilerinin yalnızca üniversite ve gençlik sorunuyla sınırlı olmadığını da göstermektedir. Bu, THKO'nun sonraki gelişme evrelerinde kendisini hissettirecek bir başka Özellik olarak değerlendirilmelidir.
THKO'nun önder kadroları ve ilk gerilla hareketine katılanlar, öğrenci eylemlerinin yanısıra, işçi-köylü mitinglerinde, köylerde, fabrika semtlerinde yapılan toplantılarda da birbirlerini tanıdılar, ileriye dönük tasarılar geliştirdiler. Kırdaki her kıvılcımda, bozkırı tutuşturacak bir güç görerek heyecanlanan gençler, bulundukları her kırsal alanda, aynı zamanda "yakında ve bir gün mutlaka" başlatacakları gerilla savaşı için gözlemlerde de bulunuyorlardı.
16 Temmuz 1971’de başlayan 1. THKO davasının mahkeme başkanlığında Tuğgeneral Ali Elverdi, duruşma hakimliğinde Yarbay Ahmet Tetik, üye hakimliğinde Binbaşı Mehmet Turan, iddia makamında ise Binbaşı Keramettin Çelebi ve Yüzbaşı Baki Tuğ bulunuyordu.
Türkiye’deki gerilla mücadelesi yalnızca Fococu özellikler göstermez. Her ne kadar kırsal alanda Foco benzeri çeşitli örgütlenmelere girişildiyse de. Debray’ın Foco teorisini eleştiren Carlos Marighella'nın tezlerinin yaygınlığı Türkiye gerilla mücadelesinin monolitik bir yapı arzetmediğini gösterir. Marighella da Brezilya Komünist Partisini yasal ve barışçı bir muhalefet yürüttüğü için eleştiren bir devrimcidir. Gerilla mücadelesi, Marighella’ya göre, en az uzlaşma gerektiren ve en bürokratik olmayan mücadele yöntemidir.” Genel olarak gerilla stratejisini devrimci mücadelenin özü olarak kabul eden Marighella politika ile askerliğin, kentle kırın, gerilla ile klasik kitle çalışmasının bir uzlaşısını ortaya koymak, devrimci savaş içindeki birliğin teorisini yapmak amacındaydı (Kürkçü 1988b; 144?.). Marighella ya göre yapılacak olan gerek kırda gerekse şehirlerde son derece büyük bir gizliliğe ve hareketliliğe sahip bir gerilla örgütü yaratmaktı. Bundan sonra ise yapılması gereken özellikle şehirlerde silahlı propagandaya girişmek ve bu sayede bütün muhalif unsurları bu örgüt çevresinde toparlayarak bir halk ayaklanması başlatmaktı. Marighella Brezilya örneğinde bu propagandanın, birkaç yıllık gecikmeyle Türkiye’de de görüleceği üzere, silahlı banka soygunları, kışlalara ve askeri tesislere saldırılar ve özellikle Amerikalı uzmanlara ve politikacılara karşı düzenlenen kaçırma ve cinayetler yoluyla yapılmasını öneriyordu.
Türkiye’de gerilla mücadelesinin ilk nüvesi hapisten çıkan Deniz Gezmiş, Sinan Cemgil, Hüseyin inan ve Yusuf Arslan ekibinin, daha sonraları THKO olarak adlandırılacak örgütlenme çerçevesinde silahlı eğitim, dağa çıkma ve cephe savaşı verme fikirleri çerçevesinde pozisyon almalarıyla ortaya çıkmıştı. Bu grubun teorik önderi konumundaki Hüseyin İnan’ın