İnciten insanların üçüncü grubu ise, sürekli savaş halindeki kişilerdir. Kendilerini de, karşılarındaki insanı da kontrollü gerilim halinde tutarlar. Bu insanlar genellikle çatışmaya eğilimli, öfke ve nefret duygularını fazla yaşayan, kronik muhalif tiplerdir. Rekabetçi özellikleri fazla olduğundan yarışmacı olurlar. "Bu tabak neden böyle değil de şöyle duruyor?" konusunu bile çatışmaya dönüştürürler. Her sorunda üstün taraf olma kaygıları vardır. Böyle insanlar karşısında kişi, kendini hatalı, eksik ve aşağılanmış hisseder; çünkü onların tarzları budur. Bu davranışla hedefledikleri, karşı tarafın kontrolünü ellerinde tutmaktır. Bu kişiler, "Güç bende!" savaşı verirler ve kaybetmeye dayanamazlar. Her istediklerini almaya yemin etmiş gibidirler. Her zaman bu ön kabulle hareket eder ve alçak gönüllülüğü kişiliklerinden taviz vermek gibi algılarlar. Tuttuklarını koparan cinsten oldukları için çok iyi avukat olabilirler, ama asla iyi bir eş olamazlar. Bu kişilik yapısındaki kimseler, aile hayatı için çok tehlikelidir. Böyle biriyle evli olan kişi, eşine nasıl davranacağını mutlaka bilmelidir.
Aslında karşılarındaki kimseyi inciten bu insanlar, kırılmaktan korktukları için bu derece hassastırlar. Saldırganlığı, incitilmeye karşı kalkan olarak kullanırlar. Fakat bu kişilerin etrafındakiler, incitilmekten korkar hale gelir. Zihinlerini sürekli, "Şimdi nasıl davranacak, ne diyecek?" soruları meşgul eder.
İnciten insanlarla yaşayanlar, kendilerini karşı tarafın isteklerini yerine getirmeye ve fedakârlıkta bulunmaya mecbur hisseder, yaka silkerek de olsa kurallara uyarlar. Inciten insanlar, geçinilmesi zor kişilerdir, kolaylıkla kin tutabilir, gerektiğinde misillemeye başvururlar, kötülük yapmaya yatkındırlar. Çünkü öçlerini almazlarsa kendilerini kötü hissederler. Bu