Miraç Buğra Tokaç

Miraç Buğra Tokaç
Tıbb-ı Nebevi Vahiy Değildir
Günümüzde, umranın (medeniyetin) zayıflaması ve çökmesi sebebiyle tıp, müslüman şehirlerinde düşüşe geçmiş gibi görünüyor. Zaten tıp, daha önce de belirttiğimiz gibi (bkz. beşinci bölüm, 28. başlık), sadece şehir umranının ve refahının gerektirdiği sanatlardan biridir. Kırsal umrana mensup insanlarınsa, genellikle birkaç kişinin sınırlı tecrübesine dayanan tedavi yöntemleri vardır. Bu yöntem kabilenin yaşlı erkek ve kadınları tarafından yeni kuşaklara aktarılır. Bunların bir kısmı bazen doğru olabilir. Fakat (bu tür bir tedavi) herhangi bir tabiî temele veya insan mizacının yapısına uygun bir esasa dayanmaz. Eski Araplar bu tür tıbbı çok uygularlardı ve Hâris ibn Kelede ve diğerleri gibi ünlü hekimleri vardı. Peygamberimiz aleyhisselâmdan nakledilen tıpla ilgili (tıbb-ı nebevî) hadisler de bu kabildendir. Vahiyle hiçbir ilgisi yoktur. Bu tedavi yöntemleri, Araplar arasında alışılmış bir şeydi ve şeriatın emrettiği bir uygulama olarak değil de, o dönemin gelenek ve göreneklerinin bir parçası olarak Hz. Peygamber'in yapıp ettikleri arasında sayılıp anıldı. Hem zaten Peygamberimiz bize tıp veya diğer pratik bilgileri değil de, şeriatın kanunlarını öğretmek için gönderilmiştir. Nitekim hurmaların aşılanması konusunda yaptığı tavsiyenin sonunda kendisi şu itirafta bulunmuştur: "Sizler dünya işlerini benden daha iyi bilirsiniz. 190" (Müslim).[190 Peygamberimiz aleyhisselâm, Medine'ye hicretinin ilk yıllarında bir gün birilerinin hurmaları aşıladığını görmüş ve onlara "Siz bunu yapmasanız daha iyi olur!" demiş, onlar da aşılamayı bırakmışlar. Aşılamayı bıraktıkları haberi gelince şöyle buyurmuş: "Bu, onlara bir fayda temin ediyorsa, bunu yapsınlar. Ben sadece bir zannımı (kanaatimi) ifade ettim, beni zannımdan dolayı tenkit etmeyin! Ancak size Allah adına konuştuğumda onu
Sayfa 756·Kitabı okudu
Din İslam
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ampirik Kurallar İnsan Davranışı için Geçersizdir
Doğa bilimlerinde nedensellik ilişkisi esastır. Örneğin kimyada A'yı B'ye eklerseniz ampirik olarak sonucun C olacağını bilirsiniz. Ne var ki ampirik kurallar insan davranışı için geçerli değildir. Aynı koşullarda gerçekleşen aynı olaylar her zaman aynı sonucu vermezler. Onun için terörizmin kesin "nedenler"inden bahsedilemez çünkü bazı nedenler bir kişiyi terör saldırısı düzenlemeye sevk ederken bir başkasını sevk etmeyebilir. Dolayısıyla "terörizmin nedenleri"ni bir yana bırakıp daha iyi bir tanımlama bulmak zorundayız. Örneğin "terörizme zemin hazırlayan faktörler" diyebiliriz.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Düşünce
Terörizme Zemin Hazırlayan Faktörler ve Diktatörlük
Fransız bilgelerinden Gustave Le Bon, 1492'de İspanya'da Mağrip yönetiminin sonunu getiren Granada'nın düşüşünün ardından Müslümanlar ve Yahudilerin yaşadıklarını şöyle anlatır: Ferdinand, Araplarla anlaşıp onlara kendi dinlerinde ibadet ve anadilde konuşma hakkı tanımıştı, ancak 1499'da Arapların ülkeden kovulmasıyla sonuçlanan bir eziyet devri başladı. Araplar önce zorla vaftiz edildi, sonra da Hıristiyan olmayı kabul ettikleri halde Engizisyon tarafından yargılanan birçok Arap yakıldı. Milyonlarca insanı yakmanın zorluğundan ötürü Engizisyon'un faaliyetleri yavaşlarken ülkeyi yabancı unsurlardan temizlemenin en iyi yolunun ne olduğu tartışıldı. Sofu bir din adamı olarak bilinen büyük engizisyoncu Toledo başpiskoposu, Hıristiyan olmayanların topluca -kadın ve çocuklar dahil-kılıçtan geçirilmesini õnermişti. Dominik papazı Jaime Bleda'nın önerisi ise daha radikaldi. Din değiştirenlerin hepsinin Hıristiyanlığı samimiyetle kabul edip etmediği anlaşılamayacağı ve yüce Tanrının öbür dünyada cehenneme layık olanları ayırt edebileceği için tüm Arapların boğazı kesilmeliydi. Bu öneri Ispanyol din adamlarından büyük destek görmesine rağmen devlet kurbanların öyle kolay boyun eğmeyeceğini düşündüğünden 1610'da tüm Arapların ülkeden kovulmasına karar verildi. Birçok Arap ülkeden ayrılırken yollarda öldürüldü. Yukarıda bahsettiğim meşhur papaz Bleda, Arapların dörtte üçünden fazlasının bu şekilde katledildiğini büyük bir memnuniyetle açıklamıştır. 140 bin kişinin Kuzey Afrika'ya göç ettiği bir seferde 100 bin Arap öldürülmüştür. Le Bon, Haçlı ordularının korkunç suçlarından örnekler vermeye devam eder. Haçlıların bir katliamı Papaz Robert adlı bir tanığın gözünden şöyle anlatılır: "Haçlılar adeta yavrusu elinden alındığı için çılgına dönmüş bir dişi aslan gibi saldırıyordu.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Tarih
Komplo teorisi
Modern çağda dikta rejimlerinin tümü komplo teorilerine yaslanmıştır. Komplo teorilerine göre olaylar doğallıkla ya da kendiliğinden gerçekleşmektense gizlice tasarlanmış bir komplonun sonuçlarıdır. Bu düşünce tarzı diktatörlere uygundur zira diktatörler kendilerini yalnız devlet başkanı ya da başbakan olarak değil, aynı zamanda milleti temsil eden, halkın umutları ve hayallerini hayata geçiren büyük liderler olarak da görürler. Diktatör, tanrı tarafından seçilmiş güçlü adamdır ve milletini yok olmaktan kurtarıp yeniden ayağa kaldırabilecek, zaferden zafere koşturabilecek tek kişidir. Megalomani hastalığına yakalanan diktatör herhangi bir konuda yanlış yapabileceğini düşünmez. Eleştiriyi asla kabul etmediği gibi hiç kimsenin onayına da ihtiyaç duymaz. Muhaliflerinin belirli bir mantık ya da niyetle hareket ettiğini kabul etmez; ona muhalif olmak tamamen akıl dışı bir şeydir. Muhalifler, diktatörün gözünde yabancı istihbarat örgütlerinin devleti devirmek ya da sabote etmek için desteklediği bir grup vatan haini ve ajandan ibarettir.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Düşünce

Miraç Buğra Tokaç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·735 syf.·
61 günde okudu
·
2024 15. kitabı
Bediüzzaman Said Nursî
9.6/10 · 219 okunma