Atatürk'ün Son Sözüyle Bitirelim Kitabı
"Arkadaşlar gidip Toros dağlarına bakınız, eğer orada bir tek yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiç bir güç ve kuvvet asla bizi yenemez." Mustafa Kemal ATATÜRK.
Sayfa 300
Olduğumuz yerde sefil köylere rastlamak çok zordu. Askerin yanında olan kaçakçıya bayağı göz yumuluyor. Turfanda sebze meyve kaçakçılığı duydunuz mu? Katır sırtında patlıcan, domates kaçırıyorlar. Kuzey Irak'tan 80 bin lira yevmiye ile katırı ile birlikte işçi tutuluyordu. Adam Türkçe bilmiyor, her geçişinde bana el sallıyordu, ben de ona. Sonuçta her şey paradan kaynaklanıyor. Karnı tok sırtı pek adamın silahla işi olmaz. Korucu oldukları için maaş alıyorlar, hepsinde Toros vardı. Ortaköy'ün korucu başı eski PKK'lı Cemil Berk'in Mersedes'i, Toyota'sı, Toros'u vardı. Dağlıktı, ama ummadığın anda çölde vaha ile karşılaşmışsın gibi elma ağaçları falan, küçük bodur ağaçlar, soğuk sular..
Sayfa 108 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Anı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Yaz geldi çattı. Ekinler biçiliyor. Sıcaklar veryansın ediyor. Çukurovanın sıcağına sarı sıcak derler. Toros eteklerinin sıcağına da ak sıcak diyorlar. Ak sıcaklar çöktü.
Edebiyat & Roman
Ertuğrul da biziz, Osman Gazi de biziz, Fatih Sultan Mehmet’ te biziz. “Gidip Toros Dağlarına bir bakınız. Orada bir YÖRÜK ÇADIRI görürseniz ve o çadırda duman tütüyorsa şunu çok iyi biliniz ki bu Dünya’da hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez” diyen Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK te biziz.
Sayfa 6
Toros eteğinde beyaz karın var Güllerden güllere uçan arın var Bülbüllere karşı ahu zarın var Bürünmüş yeşile güzel ÇAMARDI.
Sayfa 230
Nehirlerin kişilikleri vardı. Bazıları yaşlandıkça sakinleşir, bereketli ovalar ve çayırlar boyunca ağır ağır kıvrılır; diğerleri daha sinirli olur, öfkeyle kabararak, dik geçitlerden hışımla akar; kimisi de sonuna kadar huzursuz ve kafası karışık kalırdı. Birbirinin aynı olan iki nehir yoktu. Dicle, her zaman "deli dolu olan", "Hızlı akan" olagelmişti. Daha yumuşak bir yaradılışa sahip olan, daha yavaş tempoda akan, hiç acele etmeyen, çevresine bakına bakına giden ikizi Fırat'a hiç benzemezdi. Bu iki kudretli akarsu -her ikisi de Toros Dağları'nın rahminden kaynaklansa ve Basra Körfez"nde birlikte yok olana kadar ki uzun yolculuklarının çoğunda birbirlerine paralel aksa da- birbirlerinden çarpıcı biçimde farklıydı -tıpkı aynı ebeveyni paylaşan iki kardeşin bambaşka iki insan olabilmesi gibi.
Sayfa 218 - Doğan Kitap·Kitabı okuyor