10/10
·128 syf.··
2026 25. kitabı
Merhaba Gönül Heybemizin kaşif dostları! Bugün bizimle heyecan dolu bir maceraya çıkmaya var mısınız? Sena'nın öğretmen olan annesi, öğrencileriyle şehir dışına bir geziye gitmek zorunda kalır. Sena'ya göz kulak olması için teyzesi Aylin'i çağırır. Ancak Aylin Teyze, diğer teyzeler gibi sıradan biri değildir. O, icat yapmayı çok seven meraklı bir makine mühendisidir. Üstelik ekmek kızartma makinesini bile tost makinesine çevirmiştir! Bir sabah kahvaltı sırasında Doruk ve Ayaz, makineden gelen garip sesleri duyar. Tam o sırada masanın üzerindeki tabletten de "Zıııt! Zıııt!" diye bir uyarı sesi yükselir. Ekranda şu yazmaktadır: "Zaman dengesi bozuldu. Acil müdahale gerekiyor." Görevleri ise hiç de kolay değildir: Geçmiş hafızası silinmekte olan İstanbul'u kurtarmak! Peki sizce İstanbul'un geçmiş hafızasını kurtarabildiler mi? Gizem, macera ve bilim kurgunun bir araya geldiği bu kitap, okurlarını zamanın içinde unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Kitaptan sevdiğim alıntılar: ✦ "Geçmişi unutmayanlar geleceği aydınlatır." ✦ "Cesaret ışık olur, ışık zamanı korur." ✦ "Bir şeyi hatırlamak, onu yaşatmak demektir. Unutmadığınız şeyler hep sizinle kalır." ✦ "Geçmişini koruyan bir millet, geleceğini hep aydınlık tutar."
Zaman Dedektifleri / Sarnıcın SırrıFunda Yalçınkaya · Gülbey Yayınları · 20267 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 17. kitabı
/ ZAMAN DEDEKTİFLERİ / SARNICIN SIRRI Selam Sizlere bugün çocuk kitabı olarak önereceğim bu güzel eser tam bir macera içeriyor. Sena, annesi öğrencileri ile gittiği bir kaç gün sürecek olan gezide yalnız kalmaması için Aylin teyzesi geliyor. Aylin teyze, makine mühendisi ve icat yapmayı çok seviyor. Hatta ekmek kızartma makinesini de tost makinesine çeviriyor. Kahvaltı hazırlarken arkadaşları Doruk ve Ayaz geliyor. Masanın üstündeki tabletten gelen mesaj ve ses ile ne olduğunu anlayamıyorlar ve mavi bir ışık çıkıyor. Bu ışık 2425 yılından geldiğini söylüyor ve bir görev veriyor. Görevleri geçmişi silinmekte olan İstanbul'u kurtarmak... Macera böylece başlıyor. Çocuklarin okurken heyecanlanacağı bir kitap. Bende çok keyif aldım ne yalan söyleyim
Zaman Dedektifleri / Sarnıcın SırrıFunda Yalçınkaya · Gülbey Yayınları · 20267 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Meçhul Delikanlı
10/10
·368 syf.··
2026 42. kitabı
Meçhul Delikanlı ferda Ferda Udül Kayci Her mutluluk biraz acı, her acı biraz mutluluk barındırır . ⚘️" Biz çayimiza şeker yerine şükür kattık, Yokluk bize ne gam!" ⚘️"Abi bu sipariş benim değil. Ben tost İstemedim. Belli belirsiz gülümsedi adam . "Tüm simidini hayvanciğa verdin . Onun rızkıymış demek ki . Şimdi senin rızkın bu tost . Haydi afiyet olsun . ⚘️ Şiirlerimi saklamış...Defterinin arasına koymuş. Değer vermiş onlara . Ben onun kupesini saklarken o da benim şiirlerim saklamış. Ah Nazlı...O şiirlerin hepsi sana yazıldı. Bir bilsen... ⚘️Rabbım sana şükürler olsun. Ne büyüksün Ya Rabbi ! Olmazları olduran Rabbim . ⚘️⚘️⚘️"Nazlı...O şiirlerin, o sözlerin baştan sona tamamı senin için yazıldı." Dedi bir çırpıda. ⚘️⚘️⚘️Bundan sonraki tüm şiirlerin de sana yazılacağı yada hiç kimseye yazilmayacağı gibi..." kısacık bir not düşmek isterim alıntı yapılacak çok şey var kitabı okurken kendinizi 90'lı yıllarda bulacaksınız. Çok içten çok bizden yaşanmışlık kokan bir kitap . Mert dürüst haramdan uzak çalışkan 3 delinkanlı hayat onlari bir şekilde bir araya getirmiş. Nazlıya aşık , sevdasını aşkını şiir ve küçük notlara yazan sokakta kagit toplayan Osman yani meçhul Delikanlı . Çok güzel bir kitap okuduk kesinlikle tavsiye ediyorum benim ikinci okuyuşum benle berber okuyan arkadaşlarım teşekkür ederim iyiki varsınız #çiçekkızlarokuyor
1000Kitap
Meçhul DelikanlıFerda Udül Kayci · Parola Yayınları · 201846 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 155. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 18:50
Bir biyografi kitabıyla geldim bugun. Küçük bir çay ocağında , hayatı ordan ibaret sana bir çocuğun nasıl dünya devi oldugunu okudum . Büyük bir çaba, cesaret ve yenilmezlik hikayesi bu .. Yemek sektöründe bir ailenin üçüncü kuşak ferdi .Yemek dediysek çay ocağı ve tost yapıyorlar. Dedesi ve babasını kendine örnek alıyor .Ama o yetinmemiş ,okumuş ve eğitim hayatını tamamlamış. O sırada büyük de bir hata yapmış. Güvenmek. .Özellikle ticaret hayatinda kimseye güvenmemek lazım. Pes etmeden tekrar çalışıp didinerek dünya çapında tanınacak noktaya gelmiş .Düştüğünde kalkmayı bilmek ,düşmemekten daha önemli. Düştükten sonra ayağa kalktıysa ve bir daha aynı hatayı yapmazsan zaten kazandın demektir. Kitapta bu yaşadıklarını anlatıyor. Özelikle ailesine verdiği önemi belirtmesi ailenin ne kadar önem taşıdığını gözler önüne seriyor .Çocuklarının da büyüyüp işe katılım sağlaması ve eşinin hep arkasında olması en büyük avantajı olmuş. Özellikle kendi işini kurmak.isteyen gençler,girişimciler okumalı, örnek alınacak çok şey var.Bir yerlere gelmek kolay degil ama o seviyede kalmak eminim daha zor .. Kitapla kalın dostlar ... Hüseyin Bozdağ Yunus Arıkan
Hüseyin BozdağYunus Arıkan · Az Kitap · 20249 okunma
10/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Woody zürafa reisi olarak bilinen yaşlı ve huysuz bir adamın peşine takılır on binlerce kilometrelik bu yolda zürafalar taşıyan kamyonun peşinden giden bu genç kadın fotoğrafçıda gruba katılır yolculuk boyunca ekip sel felaketleri ırkçılık tost sıkmaları hırsızlar ve hayvanları ilk kez gören şaşkın kasaba halkıyla karşılaşır okudukça çok keyiflendiğim bir kitap olduğu herkese tavsiye ederim mutlaka okuyun derim
Zürafalarla Batıya DoğruLynda Rutledge · The Kitap · 202685 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Kitabın ismi ilginç geliyor ilk başta. "Olduğu Kadar Güzeldik." Ne demek şimdi bu? Ama okudukça anlaşılıyor. Hayat işte böyle, olduğu kadar güzel. Fazla romantik değil, fazla karanlık da değil. Ortada bir yerde. Hikâyeler Çanakkale, Bandırma, Ezine taraflarında geçiyor. Ege'nin o küçük kasaba havası var her sayfada. Zeytin ağaçları, deniz, gazoz, salçalı tost. Yazar oralı olduğu için belli ki, bildiği yerleri yazmış. Ama turist rehberi gibi değil, orada yaşayan birinin gözünden. Karakterler tanıdık. "Bi gevezeleşip bi susanlar" var mesela. Konuşuyorlar, konuşuyorlar, sonra aniden susuyorlar. Herkesin etrafında böyle biri vardır. "İyi olalım be ne olur" diyenler var. Hayatta iyi olmaya çalışan ama beceremeyen tipler. Helallik isteyenler var, geçmişle barışmaya çalışanlar. Dil çok samimi. Akademik değil, ama sokak dili de değil. Tam ortada bir yerde. Rahat okunuyor, akıyor. Bazen güldürüyor, bazen buruk bir şeyler bırakıyor içte. Ama abartı yok. Ne çok neşeli ne çok hüzünlü. Olduğu gibi. Bazı hikâyeler kısa kalıyor gibi hissettim. Bitince "bitti mi?" dediğim oldu. Belki daha fazlasını istedim, belki yazar bilerek kesti. Karar veremedim. Birkaç karakter de birbirine benziyordu, arada kim kiminle konuşuyor karıştırdım. Sonuçta bu kitap büyük olayların hikâyesi değil. Devrim yok, büyük aşk yok, cinayet yok. Sadece insanlar var. Gazoz içen, çocuklaşan, gevezeleşip susan, hayatın içinden insanlar. Ödülü hak etmiş mi? Bence evet. Sait Faik'in ruhuna uygun, sıradan insanların sıradışı anlatımı. Ama herkesin seveceği bir kitap değil. Aynaya bakmak gibi bir şey. Hoşuna giderse güzel, gitmezse sıkıcı. Ben bir günde bitirdim, sonra bir gün daha düşündüm. Şimdi arada elime alıp tekrar okuyorum. Belki de mesele tam olarak buydu. Hayatı büyütmeden, küçümsemeden anlatmak. Ne
Olduğu Kadar GüzeldikMahir Ünsal Eriş · İletişim Yayınevi · 20133,769 okunma