Fakat olduğu yere asla kök salmamıştı.Kendini değil,arkadaşlarını ve yakın çevresini tatmin etmeye yetecek kadar uyum sağlamıştı.Sürekli bir huzursuzluk hissetmiş,her zaman ötelerden bir yerden bir şeylerin çağrısını duymuş ve yaşamı boyunca dolanıp durarak kitaplara,sanata ve aşka ulaşana kadar bu çağrının peşine düşmüştü.
..."öyle adamlar gördüm ki,"dedi,"savaş karşıtı tutumlarıyla Barış Elçisi tanımını hak ettiler ama iş kendi fabrikalarına gelince grevci işçileri vursunlar diye Pinkertonlar'ın eline tüfek verdiler...."
Yarın yine aynı olacak.Mutluluk asla gelmeyecek.Bunu biliyorum.Ama bir gün mutlaka gelecek,yarın sabah gelecek diye inanarak uyumak daha iyi değil mi?....Mutluluk bir gün geriden gelir.