İran Yahudilerinin konumu 1925'te yönetime gelen Rıza Şah zamanında daha da iyileşti. Rıza Şah pek çok medeni kanun çıkarmış ve medeni kanuna dayanan modern mahkemeler kurmuştu. İran Yahudileri bu çağdaş düzenlemeler çerçevesinde haklarını istediler. Yahudilerin etkinliklerinin Rıza Şah zamanda giderek arttığını söyleyebiliriz. Zira bu dönemde İran'da yaşayan herkese dinsel ve etnik kimliğine göre daha önce yalnızca Müslümanlara tanınan bir takım yasal haklar verildi. Bu haklara göre Yahudiler başbakan ve yargıç olamıyor, senatoya da giremiyorlardı. Ayrıca fert olarak parlamentoya seçilemiyorlardı ancak Yahudi topluluğu adına mecliste bir sandalye sahibi idiler. Yahudilerin İran'daki durumlarını daha da belirginleştiren dönem 1900-1907 yılları arasında yaşanan olaylardır. İran tarihinde ilk defa bir halk parlamentosunun kurulduğu bu dönemde Yahudiler bilimsel çalışma yapma, orduya girme gibi kendilerine yasaklanmış hakları elde etmeye çalıştılar. Öte yandan Yahudilerin Müslüman komşularından daha yüksek evler yapmaları da yasaktı. Bir Yahudi bu kuralı Şiraz'da çiğnedi ve Müslümanların saldırısına uğradı. Eğer bilge kişiler olayı çözmeseydi neredeyse katliam çıkacaktı.