Güzel sonuçlar doğuran hadiselerde "Bu işi ben yaptım!" diye üzerine alıp kötü sonuç doğuran hadiselerde ise, "Ben kader mahkûmuyum!" diyen insan kaderin değil bizzat kendi nefsinin mahkûmudur.
Bizler, Allah yazdı diye birini kendimize eş olarak seçmeyiz. Bilakis Allah, bizim kimi eş olarak seçeceğimizi geçmişi, şimdiki zamanı ve geleceği aynı anda kuşatan ezelî ilmi ile bildiğinden dolayı o kişiyi kader defterinde bize eş olarak yazar.
Bakıyorum da, insanları kazanmak için en iyi çare onların sevdiklerini sever görünmek, doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek, her yaptıklarını alkışlamak.
Biliyorsun. Hala birine aşık olabilirim. Sana hiç benzemeyen çocuklarım olur. Adının hiç anılmadığı bir hayat kurarım. Hayalimdeki yüzünü eskitir zaman.
Biliyorsun. Herkes bir yolunu bulup tamamlanır aslında... Babanın cüzdanından yürüttüğün paralar gibidir bazı şeyler, belli oluncaya kadar devam edilir.
Biliyorsun. Unutabilirim. Zaten ben kimleri unuttum. Onlardan biri olur, hayatımın en kullanılmayan yerine kaldırılır suretin. Tozlanırsın. Üzerin örtülür.
Biliyorsun. Seni sevdim. Bir gün kör olsaydın da severdim. Ellerin olmasaydı mesela. Ellerin olmasaydı sen bile kendini sevmezdin oysa.
Biliyorsun. Kimsenin tek bir seçeneği yok bu hayatta. Hala seni bana unutturacak insanlar tanıyabilirim. Başka bir ses kazınır kulaklarıma.
Biliyorsun. Herkesin kendini kurtaracak bir bahanesi var aslında. Oysa ölene kadar sevebilirdim seni eğer biraz yardım etseydin bana.