İncelememe başlamadan önce yazımda spoiler olmadığını eğer bu kitabı okumadıysanız gönül rahatlığıyla yazımı okuyabileceğinizi belirtmek isterim. Kitapta yazarın yaşamından izler bulmak fazlasıyla mümkün yazar bir Afganistan'lı ve kitapta Afganistan tarihinden, işgalinden, kültürel değerlerinden, yeme içme kültüründen, halk arasındaki hiyararşi düzenine kadar bu ülkeyi merak edenler için harika bir roman. Kitapta Emir ve Hasan'nın dostluğundan birbirlerine olan sadakatlerini bazen acı bir tebessümle bazense gülümseyerek okuyorsunuz. Bu kitabın bendeki yeri bambaşka diyebilirim herkesin mutlaka okuması gerektiğine inandığım bir kitap. Çünkü, günümüzde kaybettiğimiz o pek çok değeri yazar öyle bir yüzümüze vuruyor ki bu değerlerden nasıl uzaklaştığımızı dahi fark edemeyen bizlerin gözlerinde güzel bir susuluk oluşturuyor. Ayrıca kitapta toplumun içerisinde farklı ırk, etnik köken veya mezhepten insanların bulunuşu, toplumdaki insanların onlara karşı olan davranışları ve tutumları 'azınlık' kavramı gibi pek çok şey üzerinde düşünmemize sebep oluyor. Bu kitap hakkında yazmak, söylemek istediğim o kadar çok şey var ki fakat spoiler verebilirim korkusuyla burada sınırlı tutuyorum son olarak şunları eklemek isterim, yazarın ilk kitabı olmasına rağmen dünyada çok fazla ilgi görmüş ( olması gerektiği gibi ) ve hem 2006'da hem 2007 'de Penguın/Orange Readers's Group Ödülünü kazanmıştır. Beyaz perdeye de taşınan kitabın filmi mevcuttur. Son olarak benim iki gecede bitirdiğim bu kitap için şunları ekliyorum, sevgili uçurtma avcısı sen kalbimin bir uçurtma macerasından diğer uçurtma macerasına kadar giden kuvvetli bir bağımsın. Umarım okur ve en az benim kadar seversiniz...