TTT'ne Eleştirilere Yanıt
«Türk Tarih Tezi'ne yönelttiği eleştiriler, “Atatürk'ün tezine karşı çıkmak” şeklinde yorumlanınca Atatürk bir tarihçi değildi ki tezi olsun” diye karşılık verir. Aynı konudan kendisini sorguya çeken General Ali Rıza Artunkal'a da “Atatürk tarihçi değildi” diye cevap verir.»
Sayfa 101 - Dördüncü Bölüm - Türk Milliyetçilikleri: Türkçülük, Kemâlizm, Anadoluculuk·Kitabı okudu
Sunay Akından dinleyelim
Uruguaylı siyasi mahkumlar izin almadan konuşamaz, ıslık ça­lamaz, sırıtamaz, şarkı söyleyemez, hızlı yürüyemez ve başka bir mahkumu selamlayamazlar. Aynı şekilde, hamile kadınla­rın, çiftlerin, kelebeklerin, yıldızların ve kuşların resimlerini ne çizebilir ne de hapishaneye sokabilirler. İdeolojik fikirleri olduğu için işkence gören ve tutuklanan öğ­retmen Didasko Perez, bir pazar günü beş yaşındaki kızı Milay tarafından ziyaret edilir. Kızı ona üzerinde kuşların olduğu bir resim getirir. Sansürcüler hapishane girişinde onu yırtarlar. Ertesi pazar Milay ağaçların resmini getirir. Ağaçlar yasak değildir, resim geçer. Didasko resmi överken kızına ağaçların yaprakları ve dalları arasındaki rengarenk küçük yuvarlakların ne olduğunu sorar: "Bunlar portakal mı? Meyveler mi?" Küçük kız onu susturur: "Şşşi ttt." Ve kulağına sessizce fısıldar: "Şaşkın. Onların göz olduklarını göremiyor musun? Sana gizlice getirdiğim kuşların gözleri."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Öyleyse denilebilir ki TTT "dokunulmazlığı olan bir mitin etrafında" muhtelif grupları toplayabilmenin bir yolu olarak düşünülmüştür. Bu dönem boyunca okullarda vatanperverlik, birlik, dayanışma, düşmana karşı koyma temaları vurgulandıkça ve rejim Gökalp'ten mülhem Türkiye'de sınıf ayrıcalıklarının olmadığı propagandasına başvurdukça, milliyetçi bir dille de olsa, İslâm'ın ümmet hissiyatının seküler bir formda devam ettirilmesi sağlanır. Üstelik bunu itikat bağlamında da önce milletin yüceliğine inanç aşılayarak yapmaya çalışır 1930'lar boyunca. Türk çocuğuna verilen terbiye bile başkadır
Sayfa 215·Kitabı okudu
TTT (Türk Tarih Tezi) ile amaçlanan üç hususun izini takip edeceğiz 1) Islâm'ın ve onunla irtibatlı Osmanlı geçmişinin, "yeni Türk'ün tarihinden silinişi, 2) İslâm'a alternatif, mistifive edilmiş yeni bir büyük anlatının aktarımı, yani Türk'ün kurgulanışı ve yeni bir kutsal tarih içine yerleştirilişi, 3) Süreçte "gerçekler”in anlamsızlaşması, fantezinin bilinçli tasarlanışı.
Sayfa 203·Kitabı okudu
1930’larda Kemalizme dair kitapları okurken, zevk ve sefa düşkünü padişah imgesine iliştirilmiş bir söylem türü Osmanlılığın Türkü hakir gördüğüydü. Tanzimattan sonra birtakım çabalar gözükmekteydi, ancak bunlar kusurluydu; söz gelimi Osmanlılık gibi bir hayalin peşine koşulmuştu, olmayacak duaya amin denilmişti. Bu hülya üstelik sadece Türklerin inandığı bir hülyaydı, Bulgarlar, Sırplar, Araplar, Arnavutlar inanmamıştı. Bu açıktır ki İkinci Meşrutiyet dönemi Türk milliyetçiliğinden alıntılanmıştı. Onlardan biri olan Tekin Alp/Moiz Kohen, Kemalizm'inde Ziya Gökalp'e "Üstadım" diyerek saygısını gösterirken, onun Türkleşmek, İslamlaşmak; Muasırlaşmak düsturunda yer alan İslamlaşmak düsturunun şimdi artık miadını doldurduğunu söylüyordu. Kısaca denmek gerekirse, 1930'lar literatürü Cumhuriyet öncesi Osmanlı modernleşmesini gerekli ve fakat yetersiz, kusurlu bir girişimler manzumesi olarak görmekteydi. Türkiye Cumhuriyeti bu durumda bir 'happy and'i, tarihin sonunu nitelemekteydi. Ancak bu literatürü oluşturan kitaplar bir tarih çalışması değildir ve bu yüzden başlangıç olarak 1931 tarihli Türk Tarihinin Ana Hatları'nı hazırlayan heyetçe kaleme alınan tarih kitablarına bakmak gereklidir. Toplam 4 adet olan bu kitapların üçüncüsü 'Yeni ve Yakın Zamanlarda Osmanlı-Türk Tarihi' başlığını taşımaktadır. Tarih III, Tarih I ve Tarih II gibi, şu heyet tarafından hazırlanmıştır: M. Tevfik, Samih Rifat, Akçuraoğlu Yusuf, Dr. Reşit Galip, Hasan Cemil, Afet Hanım, Baki Bey, İsmail Hakkı, Reşit Saffet, Sadri Maksudi, Şemseddin, Şemsi ve Yusuf Ziya beyler. Bu isimlerden Genelkurmay Harp Tarihi İkinci Şube Müdürü Baki Bey ve Harita Umum Müdürlüğü Harita Şubesi Müdürü Miralay Şemsi Bey hariç diğerleri TTT Cemiyeti üyesidirler. İsmi geçen 13 üyeden 9'u o sırada aynı zamanda milletvekili
Sayfa 312·Kitabı okudu
Alıntı
Kemalizm İslâm'dan boşalan alanı "Türk"ü kutsayarak doldurmak nıyetindedir. Bunun için mitsel bir tarih ve önceki bölümlerde gördüğümüz iki kutsalını, yani bilimi ve Batı'yı/medeniyeti, bu mitolojinin sözde destekçileri kılar. Tüm büyük medeniyetlerin kaynağı Türklerdir. Avrupa'dan 5.000 yıl önce Yontma Taş devrinden çıkan Türkler, göçler neticesi Avrupa'ya ulaşmış ve “Avrupa'yı mağara hayatından kurtarmışlar ve fikri gelişme yoluna sokmuşlardır”. Avrupa'ya medeniyeti taşıyan Türkler olduğu gibi, Avrupa medeniyetine kaynaklık ettiği düşünülen Yunan ve Roma medeniyetleri de Türklerin eseridir. Türkler Truva, Girit, Lidya ve İyonya medeniyetlerini kurmakla kalmaz, Roma'yı da kurarlar. Bu kurgu sayesinde, Batı'nın/medeniyetin üzerindeki tüm o seküler kutsallık halesi, bir kurucu öğe olarak Türklüğe intikal ettirilmiş olmakta ve Ahmet Yıldız'ın dikkat çektiği gibi, “Batılılaşma çabaları 'öze dönüş' olarak” takdim edilebilir kılınmaktadır. Üstelik tezin oluştuğu yıllarda, dünyanın önemli bir kısmının sömürgeci Batılı güçlerin hakimiyeti altında oldukları ve Batılıların hâkimiyetlerini de “medeniyet taşıma” misyonları ile meşrulaştırdıkları hatırda tutulursa, TTT(Türk Tarih Tezi) ile yapılan bir anlamda, Batı'nın o mistik medeniyet taşıyıcı misyonunu Türk tarihine intikal ettirmektir. Nasıl ki şimdi tüm dünyaya Batı medeniyet taşımaktadır, Türkler de (bir anlamda tarihin Ur-Batılıları olarak) geçmişte aynı misyonu görmüşler; şimdi sahip olamadıkları sömürgelere icat ettikleri tarih vasıtasıyla sembolik biçimde sahip olmuşlardır. Yine bu kurgu, Kürtleri Türkleştirmek vasıtasıyla onları medenileştirmek iddiasını da meşru hale getirmektedir. Kısacası “Milliyetçilik ve medeniyetçilik Kemalizmin iki aslı öğesidir” ve birbirini cerh etmez, destekler. Medeniyetin yanı sıra yine
Sayfa 207·Kitabı okudu
Tarih