1930’larda Kemalizme dair kitapları okurken, zevk ve sefa düşkünü padişah imgesine iliştirilmiş bir söylem türü Osmanlılığın Türkü hakir gördüğüydü. Tanzimattan sonra birtakım çabalar gözükmekteydi, ancak bunlar kusurluydu; söz gelimi Osmanlılık gibi bir hayalin peşine koşulmuştu, olmayacak duaya amin denilmişti. Bu hülya üstelik sadece Türklerin inandığı bir hülyaydı, Bulgarlar, Sırplar, Araplar, Arnavutlar inanmamıştı. Bu açıktır ki İkinci Meşrutiyet dönemi Türk milliyetçiliğinden alıntılanmıştı. Onlardan biri olan Tekin Alp/Moiz Kohen, Kemalizm'inde Ziya Gökalp'e "Üstadım" diyerek saygısını gösterirken, onun Türkleşmek, İslamlaşmak; Muasırlaşmak düsturunda yer alan İslamlaşmak düsturunun şimdi artık miadını doldurduğunu söylüyordu. Kısaca denmek gerekirse, 1930'lar literatürü Cumhuriyet öncesi Osmanlı modernleşmesini gerekli ve fakat yetersiz, kusurlu bir girişimler manzumesi olarak görmekteydi. Türkiye Cumhuriyeti bu durumda bir 'happy and'i, tarihin sonunu nitelemekteydi. Ancak bu literatürü oluşturan kitaplar bir tarih çalışması değildir ve bu yüzden başlangıç olarak 1931 tarihli Türk Tarihinin Ana Hatları'nı hazırlayan heyetçe kaleme alınan tarih kitablarına bakmak gereklidir. Toplam 4 adet olan bu kitapların üçüncüsü 'Yeni ve Yakın Zamanlarda Osmanlı-Türk Tarihi' başlığını taşımaktadır. Tarih III, Tarih I ve Tarih II gibi, şu heyet tarafından hazırlanmıştır: M. Tevfik, Samih Rifat, Akçuraoğlu Yusuf, Dr. Reşit Galip, Hasan Cemil, Afet Hanım, Baki Bey, İsmail Hakkı, Reşit Saffet, Sadri Maksudi, Şemseddin, Şemsi ve Yusuf Ziya beyler. Bu isimlerden Genelkurmay Harp Tarihi İkinci Şube Müdürü Baki Bey ve Harita Umum Müdürlüğü Harita Şubesi Müdürü Miralay Şemsi Bey hariç diğerleri TTT Cemiyeti üyesidirler. İsmi geçen 13 üyeden 9'u o sırada aynı zamanda milletvekili