Güç ve varlıkla tıka basa dolup patlayacak hale geldiniz ve başarı sarhoşusunuz;
Petekteki balların etrafına kümelenen erkek arıların, saltanatlarını bitirmek için üzerlerine çullanan işçi arılar karşısında ne kadar kurtulma umutları varsa, sizin de bizim karşımızda o kadar umudunuz olabilir.
“ ... Yaşayan birçok insana denk geldim, ama kokuşmuş ve yoz bir yaşam sürüyorlardı. Canavarca bir bencillik ve merhametsizlik, çirkin, açgözlü, iş bitirici bir maddiyatçılıktan başka bir şey değildi karşıma çıkanlar. “
“ Bu da ne ? Canım sevgilimin avucunda bir şişe!
Demek ki, zehirden sevgilinin bu vakitsiz ölümü.
Cimri! Hepsini içmiş; bir damla bile
Bırakmadın demek kavuşabilmem için sana?
Öyleyse dudaklarından öperim,
Orada bir parça zehir kalmıştır belki;
‘Bir zamanlar hayat veren dudakların
Bu kez son versin hayatıma.‘
Her bir dize de zihninizin içinde olayların yaşamasına ne demeli? William Shakespeare’den yine muazzam, yine canlı bir eser !
Hâlâ mı korkuyorsun ölmekten?
Açlık yer etmiş yanaklarında,
Gözlerin ihtiyaç ve sıkıntını ele veriyor,
Nefret ve yoksulluk çökmüş omuzlarına:
Ne dünya senin dostun , ne de yasalar;
Seni zengin etmek için hiçbir yasa koymuyor dünya….