Kadınlar yirmili yaşlarına gelmeden önce bin kez ölmüşlerdir. Şu ya da bu yöne gitmişler ve engellenmişlerdir. Engellenmiş, umutları ve düşleri de vardır. Aksini söyleyen biri hala uykudadır. Hepsi descansos değirmeninde öğütülmüştür.
Çocukların farklı ihtiyaçları, farklı “deri kalınlıkları, acıyı algılamada farklı kapasiteleri” vardır. Deyim yerindeyse, en az “alıcıları” olan çocuk istismarı bilinçli olarak en az hissedecektir. En çok duyargaları olan çocuksa, her şeyi bilinçli olarak hissedecek, belki başkalarının yaralarını da duyumsayacaktır. Bu gerçek olma ya da gerçek olmama meselesi değil, etraftaki iletileri alma yeteneğine sahip olma meselesidir.
…çünkü ister anne isterse de öğrenci, sanatçı ya da eylemci olsunlar, kadınlardan oluşan halka, dinlenmeye çekilenlerin yerini doldurmak için saflarını sıkılaştırır.