Puslu Zamanlar
7/10
·264 syf.··
2026 300. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 18:51
1990’lı yıllarda her şeyin birbirine karıştığı,ölenin de öldürenin de nedeni bilmediği cinayetlerin işlendiği karanlık günleri kurmaca şeklinde anlatan kitap.Murathan Mungan gibi çok yönlü bir sanatçının,yazım süreci 30 yıl sürmüş romanından beklentiler haliyle yüksek oluyor.Başlangıçta gerilim dozu ve karakter analizleri beklentileri karşılasa da devamında uzun ve tekrara düşen zorlama cümleler odak kaymasına neden oluyor.Bir süre sonra,özellikle ikinci bölümde neden romana dahil edildikleri belirsiz karakterlerin doluşması okumayı daha da zorlaştırıyor. Romanın baş karakteri isimsiz tetikçi,işlediği gazeteci Saim Baran(Musa Anter) cinayetinden sonra Diyarbakır’dan Alanya’ya gidiyor.Romanın adı da iki şehir arasındaki uzaklıktan geliyor. Tetikçinin ruh hali ve karakteri muazzam işlenmiş.Tüm karakterler gerçekte var olan kişiler yani aslında gerçekle kurgu iç içe geçmiş.Bazı klişe laflar ve zamansız şiirsellik, romanın gerilim havasını bozup metnin okunmasını zorlaştırıyor.Romanın ortalarından itibaren,bildiğimiz şeyleri tekrar okuyormuşuz hissi oluşuyor.Nihayetinde çetrefilli konusu itibariyle merak uyandırsa da bunu karşılayabilen bir roman olamıyor maalesef.
995 kmMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20231,526 okunma
Çarkların dişleri arasında bir yaşamla nasıl mücadele edilir?
7/10
·328 syf.·
2026 13. kitabı
Rachel Kushner, 1968 doğumlu Amerikalı bir yazar. California Üniversitesi’nde Siyasal İktisat okuduktan sonra Columbia Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi almış. Genellikle siyasi gelişmeleri, toplumsal sorunları ve farklı alt kültürleri eserlerinde ele almayı tercih ediyor. İlk romanı "Küba’dan Teleks (2008)" ile dikkat çeken yazar, 70'lerin sanat ve siyaset dünyasını işlediği "Alev Püskürtenler (2013)" ve ABD hapishane sistemini anlattığı "Salon Mars (2018)" kitaplarıyla tanınıyor. Son olarak "Creation Lake (2024)" adlı romanı yayımlanan yazar, kariyeri boyunca Booker, Ulusal Kitap Ödülü, Fransa'nın saygın Prix Médicis gibi prestijli edebiyat ödüllerinde finale kalmış. Gerçekçi gözlemleri ve toplumsal konulara yaklaşımıyla günümüz edebiyatının dikkat çeken isimleri arasında yerini bulmuş. Ayrıca, Kushner’ın yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda çok güçlü bir deneme yazarı olduğunu da belirtmek isterim. Yazarın "The Hard Crowd: Essays 2000–2020 (2021)" adlı yirmi yıllık siyaset, sanat, müzik, adalet sistemi ve kişisel anılarını içeren ödüllü deneme derlemesi ve "The Strange Case of Rachel K (2015)" adında yayımlanmış bir kısa öykü derlemesi de bulunuyor. Kushner ile ilgili bir diğer önemli ve dikkatimi çeken detay ise kitap yazarken adeta bir gazeteci gibi derin araştırmalar yapması oldu. Çünkü "Salon Mars" romanını yazabilmek için yıllarca Kaliforniya'daki kadın hapishanelerini ziyaret etmiş, mahkumlarla ve gardiyanlarla görüşmeler yapmış. Yeni romanı "Creation Lake" için ise Fransa'nın kırsalındaki aktivist komünleri ve mağara tarihini yerinde incelemiş. Bu bakımdan araştırmacı yönünü takdir ettim. "Salon Mars", Amerika’daki kadın cezaevi sistemini, yoksulluğu ve hukuk sisteminin açıklarını birçok karakterin kesişen hayatları üzerinden anlatmaya çalışan bir
Edebiyat
Salon MarsRachel Kushner · Siren Yayınları · 2024193 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Büyümeyi Reddeden Çocuk
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 111. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 01:27
Çocuklar her daim hayaller kurar ve gerçek hayatta göremeyeceğimiz mucizelerin varlığına inanırlar; bu, onlar için nefes almak kadar kolay ve gerekli bir eylemdir. İşte Hiçbiryer de bu şekilde doğmuştur; çocukların sonsuz hayal güçlerinin yaratıcı tezahüründen. Ve yalnızca küçükken rüyalarımızda ziyaret edebildiğimiz bu büyülü adada hiç büyümeyen bir çocuk yaşamaktadır. Peter Pan bir gün yetişkin olacağı kaderini reddeder ve henüz daha bir bebekken odasının penceresinden uçup gider. Hiçbiryer'de yaşayan Peter, başka çocukları da adasına getirerek orada onlara sonsuz bir macera ve oyun vaat eder. Tıpkı o malum gecede Wendy ve kardeşlerine yaptığı gibi. Bu masal, pek çok farklı film ve tiyatro uyarlaması ve sayısız retelling'i ile aslında ortaya çıktığı andan itibaren hepimizin çocukluğunun da bir parçası hâline gelmiştir. Nitekim ben de Peter Pan'ın büyülü hikâyesiyle birlikte büyüdüm. Bazıları daima çocuk olarak kalan bu oğlanı ve onun öyküsünü özgürlükle ilişkilendirirken, diğerleri sonsuz gençlik ya da çocukluğun masumiyeti olarak görüyor. Fakat bana kalırsa bu masal en çok çocukların aşırılığı, iyiyi ve kötüyü tam olarak kavrayamayışı ve bencilliğini vurguluyordu. Mesela Peter'i örnek olarak alalım; bu haylaz oğlan hikâye boyunca bize yanlış gelen pek çok eylemde bulundu. Yine de eğer ona "Bunu neden yaptın?" diye soracak olsaydık, herhangi bir art niyet taşımadığını görürdük. O, eylemlerinin sonuçlarını düşünmeden harekete geçiyor. Yaptığı herhangi bir şeyin kötü olduğunun bilincinde değil ve belki de en kötüsü, kendi duyguları dışında diğer herkesin hislerine kör olması. Bu da ister istemez onu korkutucu bir figür hâline getiriyor. Fark ettiğiniz üzere Peter, hikâye boyunca daimi bir unutkanlık hâlinde. Çevresindeki her şey ve herkes onun için geçiciyken,
1000Kitap
Peter PanJ. M. Barrie · Bilgi Toplumu Yayınları · 20169,3bin okunma
Puan vermedi
Milena'ya Mektuplar, Franz Kafka'nın Milena Jesenská'ya yazdığı mektuplardan oluşan, aşkı, özlemi, yalnızlığı ve insanın iç dünyasını derin bir şekilde ele alan etkileyici bir eserdir. Klasik bir roman kurgusundan farklı olarak gerçek mektuplardan oluşan kitap, Kafka'nın duygu ve düşüncelerini tüm samimiyetiyle yansıtır. Sade ancak anlam yüklü anlatımı sayesinde okuyucu, yazarın yaşadığı iç çatışmalara ve hayata bakışına tanıklık eder. Psikolojik çözümlemeleri, güçlü edebi dili ve evrensel temalarıyla dikkat çeken eser, özellikle duygu yoğunluğu yüksek klasik edebiyat kitaplarını sevenler için oldukça değerli bir okuma deneyimi sunmaktadır.
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Can Yayınları · 202365,8bin okunma
Büyümek mi zor, yoksa büyüdüğünü fark etmek mi?
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 00:00
Şermin Yaşar'ın yetişkinler için çıkardığı kitapları ayrı çocuklar için çıkardığı kitapları ayrı severim. Ki ben çocuklar için yazıldığı düşünülen tüm kitapların yetişkinler tarafından okunması taraftarıyım. Her kitapta kendinizi sorguladığınız bir an oluyor. Hah işte Büyüdüm Ben! kitabı da aynı şekilde yetişkinler özellikle çocuk sahibi olanlar tarafından okunmalı. ve bu kitapta sorguladığımız o bir an var (benim vardı) herkesin sorguladığı kendine. Kitap; Çocukların gözünden hayatın ne kadar farklı, ne kadar samimi ve ne kadar gerçek olduğunu hatırlatıyor. Basit görünen olayların ardındaki duyguları öyle güzel yakalıyor ki, sayfalar ilerledikçe “Aslında büyümek böyle bir şey miydi?” diye sorup cevap veriyorsun. Sıcacık, samimi ve yüzünüzde küçük bir tebessüm bırakan bir kitap. Kitabı okurken sadece bir çocuğun büyümesine değil, kendi içimizde hâlâ yaşayan çocuğa da bakıyoruz. Bazı kitaplar büyütmez; içimizde unuttuğumuz çocuğu hatırlatır.
Büyüdüm Ben!Şermin Yaşar · Kronik Kitap · 2026173 okunma
Konu: serinin okunulabilirliği hk.
4/10
·416 syf.··
2026 9. kitabı
Merhabalar, Tüm 1000kitap halkına sorumdur? 20 yaşından büyüksem seriye devam etmeli miyim? Gittikçe düzeliypr mu? Bu kadar sevilen bir seriye şans vereyim dedim ama ilk kitap kötüydü geri kalanı iyi mi? Yardımcı olursanız sevinirim. İyi çalışmalar,
Cam ŞatoSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20244,966 okunma