Soframızda oturan züppe, bizi yavaş yavaş gevşetir, yumuşatır. Zengin komşu, aşırı isteklerimizi kamçılar; kötü kişi, arkadaşı ne kadar saf, yalın olsa da pasını ona geçirir. Ya bütün halkın saldırdığı ahlak ne hale gelir o durumda, söyler misin? İster istemez ya onları örnek alırsın ya da onlardan nefret edersin. Her iki halden de kaçınmak gerek: Ne sayıları kabarık diye kötülere benze ne de sana benzemiyor diye birçoklarına düşman ol.
"Senin düşüncene göre, insan en çok neden sakınmalı?" diye soruyorsun bana: Kaba güruhtan sakınmalı. Sen ona kendini kazasız belasız teslim edemezsin henüz. Şimdi kesinlikle zayıf bir yanımı açıklayacağım sana: Kaba güruha karıştım mı, götürdüğüm iyi huylarımla geri dönemem artık. Derleyip toparladığım bir yanım altüst oluverir, kaçındığım kimi kusurlarım geri dönerler. Uzun süren bir dermansızlık yüzünden, bir yerden bir yere zarar görmeden götürülemeyen hastaların başına gelen, bizim de başımıza gelmiştir; bizim ruhlarımız da uzun bir hastalıktan sonra nekahet dönemindedir. Birçok insanın arasına karışmak zararlıdır bizim için.