Ahmet Tuncay Karpuzoğlu

Ahmet Tuncay Karpuzoğlu
@tuncaykarpuzoglu
Okumak, sakin bir limanda rüzgarın serinliğini huzurla hissetmek gibi kendimle başbaşa bırakıyor
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
9 Ekim 1993
20 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Mektup yazmanın o kötü büyüsü başlıyor ve zaten kendi başına mahvolan gecelerimi giderek daha da mahvediyor. Son vermeliyim, daha fazla yazamam. Ah, sizin uykusuzluğunuz benimkinden farklı. Lütfen artık yazmayın.
Sayfa 301 - İndigo Kitap·Kitabı okudu
Reklam
Geri Gelen Mektup Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi alevden; Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu…
Sayfa 76·Kitabı okudu
Artık yalnız Anadolu'yu ve İstanbul'u düşünüyorduk. İmparatorluğa, onun bütün rüyalarına ve hayallerine, allahaısmarladık! Zeytindağı'nın çamları arasından, güneşi hiç sönmeyecek, hiç akşam gölgesi görmeyecek gibi bakan Lut çukuru, şimdi bütün imparatorluğu, içine çeken bir mezar gibi, genişleyip derinleşiyor. Eşyamı ve kâğıtlarımı bavuluma yerleştiriyorum.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Zavallı küçük Nemecsek için artık bu kadarı fazlaydı. Sırılsıklam kıyafetleriyle orada duruyor ve hayretten açılmış gözleriyle uzakta ışığın etrafında toplanan Kızıl Gömlekliler'i ve aralarındaki haini seyrediyordu. Acı çekiyor, yüreği sızlıyordu! O kadar ki, Geréb "Tamam" diye yanıtlayınca, ki bu onun Arsa'ya ihanet ettiği anlamına geliyordu, ağlamaya başladı.
Sayfa 69·Kitabı okudu
İçeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.
Sayfa 144·Kitabı okudu
Reklam