7/10
·528 syf.··
2026 4. kitabı
Afili cümleler, yoğun edebiyat bekliyorsanız bu kitapta aramayın. Nispeten sade bir anlatım , yer yer kopukluk, sonlara doğru bir acele... Ama konu muhteşem. Defaeten kitabi kapatıp düşündüğüm oldu. Bu kitapta kurgunun ötesinde şeyler var. Kurtlar Vadisi'ni çağrıştırdı. Yahudi Ajan, Türk Polis , Japon Komiser, Mit , Haham, Mossad , Kardinal , CIA, Papaz , Ilahiyat hocası dahası Hz Ibrahim, Nemrut, Mimar Sin Ammar, yıldızlar, gezegenler... Sıradan bir kurguda bir araya gelmeyecek karakterler tek bir sofrada. Astronomi , din , siyaset ve tarih harmanlanmış. Bütün bunların bir arada oluşuna 10 üzerinden 10 derdim ama anlatım konusuna takıldım. Final bölümü özelikle çocukken okuduğum Tom Sowyer , Hucleberyfinn Maceralarını anımsattı. Puanlamada biraz cimri davranacağim ama okumak isteyenler için bu kitaptan öğrenilecek çok sey var derim. Meraklısına...
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma
İnceleme
Puan vermedi·220 syf.··
2026 7. kitabı
Zarifoğlu, eser boyunca modern insanın yalnızlığını, yabancılaşmasını ve varoluşsal sorgulamalarını kendi içsel dünyası üzerinden okuyucuya aktarır. Günlüklerin merkezinde; çocukluk özlemi, aile bağları, ölüm bilinci ve tasavvufi bir arayış yer alır. Anlatımında şiirsel, kesik ve kapalı bir dil kullanan şair, anlık duygu durumlarını ve gözlemlerini adeta birer şiir imgesi gibi kelimelere döker. Müslüman bir entelektüelin Batı modernitesi karşısındaki duruşunu, acılarını ve inancına sığınma çabasını da açık yüreklilikle ortaya koyar.Eser, okuyucuya dış dünyadaki olayların kronolojik bir dökümünü sunmaz. Aksine, o olayların yazarın ruhunda bıraktığı derin izleri, kırılmaları ve felsefi hesaplaşmaları gösterir. Bu yönüyle Yaşamak, hem Cahit Zarifoğlu’nun gizemli ve soyut şiir dünyasını çözmek için benzersiz bir anahtar hem de modern Türk edebiyatının en derinlikli, ufuk açıcı otobiyografik metinlerinden biridir.
YaşamakCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 202011,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mazide Kalan Okumalardan
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
FAHİM BEY VE BİZ ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR Abdülhak Şinasi Hisar'ın ilk romanı "Fahim Bey ve Biz", 26 Mayıs - 11 Temmuz 1941 tarihleri arasında Ulus Gazetesi'nde yayımlanmıştır. Muazzam bir eser... Edebi yönü yüksek bir Türk klasiği. Okumadıysanız naçizane tavsiye ederim. Fahim Bey, bende muhabbet hisleri uyandırdı. Ömrüm boyunca unutamayacağım roman karakterleri arasına girdi. Eser, yazarımızın babasının arkadaşı olan Fahim Bey'in ölüm haberi ile başlıyor. Daha sonra yazarın ve Fahim Bey'i tanıyan pek çok insanın onun hakkındaki hislerini ve fikirlerini okuyoruz. Görgülü, bilgili, mütevazı, iyi kalpli Fahim Bey, mali sıkıntılar içinde eşiyle küçük evinde saadet, hülya ve para hayalleri kurar. Abdülhak Şinasi Hisar, hayalleriyle yaşayan, nezaketini hiçbir şartta kaybetmeyen bir insanın dünyasını anlatır. Romanın belirgin bir olay örgüsü yoktur. Fahim Bey'i tek bir kişinin gözünden değil, onu tanıyan insanların hatıraları ve anlatıları aracılığıyla tanırız. Böylece okur, "Gerçek Fahim Bey kim?" sorusunun kesin bir yanıta ulaşamaz. Her insanın hafızasında başka bir Fahim Bey vardır. Bu da romana çok farklı bir derinlik kazandırmış. Ayrıca romanı okurken Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde kaybolan bir İstanbul hayatını ve insan tipini de tanımış oluruz. Fahim Bey, hayallerinin peşinden gitmiş; olması pek de mümkün olmayan isteklerinin sonunda hayata veda etmiştir. (Yazarı çok severim çok sayıda eserini okudum onları da paylaşabilmek temennisiyle) ESERDEN ALINTILAR: ✓ İnsanlar, birbirlerinden uzun mesafelerle ayrılmış yıldızlar gibi, kendi hususi boşlukları içinde dönen, hepsi yalnız, hepsi mahrem ve başkalarına kapalı birer dünyadır. ✓ "Öyle bir adamdır ki ömürdür, Fahim Bey!" diyordu. Emsali dünyada bulunmaz! ✓ Yoksa kütüphanelerine yalnız sahifelerini kestikleri
Fahim Bey ve BizAbdülhak Şinasi Hisar · Everest Yayınları · 20222,440 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 41. kitabı
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün 'okullarda mutlaka okutulmalı' dediği bir eser. Milli birliğin, üretimin, çalışmanın bir ülkeyi yeni baştan yarattığını en harikulade şekilde anlatan bir kitap. Hâlâ okumayan varsa, kesinlikle ilk fırsatta okumalısınız.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Mavi Çatı Yayınları · 2019124,9bin okunma
Puan vermedi·
Kapitalizmin və ölkədəki monopoliyanın ucbatından bərbad bir pdf oxudum. Türk dilində bildiklərim də yadımdan çıxdı. Mənasız şəxsi inkişaf kitablarını çap etdirmək əvəzində normal romanları tərcümə edib keyfiyyətli şəkildə çap etsələr pula tüpürüb ala bilərik. Belə lazımsız pdf'ə də məruz qalmarıq. Nəysə şikayətimdən keçim kitaba. Ursula xanımın qələminə tanış deyildim. Gender-critical Rowling bacıya ara vermək və Ursuladan nəyi necə kopyaladığını öyrənmək üçün başladım. Davam edəcəm(keyfiyyətli pdf tapsam). Daha çox müqayisə edəcəm rəyimdə. Rowlingin əsərlərinin fəlsəfəsi daha az və səthi idi. Macəra və axıcılıq isə kitaba kilidlənmək üçün kifayət edirdi. Ursulada isə biraz fərqlidir. Mütləq şər və ya xeyir yoxdur əsərində. Sehrbazlıq məktəbi, sehrlər demək olar eyni işlənib. Rowling bacı burdan ilham aldığını etiraf etməlidi. Ən azından George Martin qədər olmalısan bacişka ^-^ Nəysə, Yerdəniz Sehrbazı kitabında mütləq şər və xeyir əvəzinə insanın öz daxili, kini, kibri və eqosunun nələr yarada biləcəyi göstərilir. Ged'ə qıcıq oldum. Özünü sübut etsin deyə əməlli zibilə salıb. Əslində o kölgə bir canavar deyil elə Gedin daxili dünyası idi. Gizli nifrəti(ya da açıq) Həqiqi adlar fəlsəfəsini də sevdim. Nəyinsə gerçək adını bilməklə ona sahib olmurdular, mahiyyətini anlamaq kifayət edirdi. Bu arada Ursulanın dünyasını daha çox sevdim axıcı olmasa da. Qaranlıq və dərin idi. Poetik dili isə sıradan macəra romanından fərqləndirirdi . Sehrin güc və qürur mənbəyi yox, tarazlığı qorumaq üçün bir vasitə olduğu göstərilirdi. Bir şeyi yaxşısı ilə pisi ilə qəbul etmək lazımdır. Həmçinin insanları da)
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 12:32
Etrüks adını ilk duyduğumda Türk kelimesiyle olan benzerliği dikkatimi çekmişti. Daha sonra Etrüks alfabesini gördüğümde de Göktürk alfabesi ile olan benzerliği beni şaşırtmıştı. Türklerle bir akrabalıkları olabileceğini düşünmüş ancak çok da üzerine durmamıştım. Etrüksler bugünkü İtalya topraklarına tarih öncesi zamanlarda yerleşen, oranın yerleşik ilkel insanlarına tarım, kültür, sanat, ticaret ve benzeri medeniyet unsurlarını öğreten, İtalyanların ataları sayılan uygar bir halk. Yazarımız, Turanlılar ile Sakaların (İskit) Orta Asya’dan bugün İtalya denilen topraklara farklı zamanlarda giderek orada karışıp kaynaştıklarını ve Tursakalar’ı (Etrüksler’i) meydana getirdiklerini, Etrükslerin Türklerin ön ataları olduğunu, Etrüksler ile eski Orta Asya Türklerinin dil, gelenek görenek, din, yaşam tarzı ve benzeri birçok konuda benzerlik taşıdığını çeşitli kanıtlarla desteklemektedir. Beni en çok şaşırtan şey ise Etrüksçe ve Göktürkçe’de B, D, G gibi harflerin olmaması oldu. Türkiye Türkçesinde biz “dil” derken Orta Asya Türkleri “til” demekte, biz “gök” derken Orta Asya Türkleri “kök” demekte, biz “pak” değil “bak” diyoruz. Türkiye Türkçesinde bu harfler yumuşamış ancak birçok öz Türkçe kelime Anadolu’da bugün hâlâ Orta Asya Türklerinin söyleyiş tarzında söylenmeye/konuşulmaya devam etmektedir. Tüm binlerce yıllık göçebeliğimize, çeşitli kültürlerle karışmamıza, son binyılda maruz kaldığımız Arap emperyalizmine rağmen dilimizi ve kültürümüzü bu denli korumayı başarabilmemiz bana çok büyüleyici geliyor. Bugüne kadar okuduğum kitaplar arasında beni çok etkileyenlerden biri oldu.
Etrüskler (Tursakalar) Türk idilerAdile Ayda · Boyut Yayıncılık · 20208 okunma